Bugün enflasyon, fiyatların genel olarak yükselmesini ifade eden bir ekonomik terim olarak kullanılıyor. Kelimenin kökeni ise Latince "inflatio", yani "şişme" anlamına geliyor. Nasıl bir balon şiştikçe büyüyorsa, fiyatların giderek artması da bu benzetmeyle açıklanmış ve terim zamanla ekonomi literatürüne yerleşmiş.
Resesyon, ekonomik büyümenin yavaşladığı ve üretimin daraldığı dönemleri ifade ediyor. Kelime, Latince "recedere", yani "geri çekilmek" fiilinden türemiş. Ekonomik faaliyetlerin eski hızından uzaklaşmasını anlattığı için bu isim tercih edilmiş ve günümüzde tüm dünyada aynı anlamda kullanılıyor.
Deflasyon, fiyatların genel seviyesinin düşmesini ifade ediyor. Kelimenin kökeni de "şişirmek" anlamının tam tersini çağrıştıran "hava indirmek"ten geliyor. İlk zamanlarda para arzındaki daralmayı anlatmak için kullanılan bu terim, bugün daha çok sürekli fiyat düşüşlerini ifade ediyor.
İnsanlar binlerce yıl önce birbirlerine borç vermeye başladığında, belirli bir süre sonunda fazlasıyla geri ödeme yapılması da yaygınlaştı. Bu uygulama zaman içinde "faiz" kavramını ortaya çıkardı. Farklı dönemlerde tartışmalara konu olsa da faiz, bugün modern finans sisteminin temel yapı taşlarından biri olmaya devam ediyor.
"Kredi" kelimesi, Latince "credere", yani "inanmak" ve "güvenmek" anlamına gelen fiilden geliyor. Geçmişte bir kişiye borç para vermek tamamen güven ilişkisine dayanıyordu. Bugün kredi notları ve finansal analizler kullanılıyor olsa da kavramın özünde hala güven bulunuyor.
"Borsa" kelimesinin kökeninin, Belçika'nın Brugge kentinde yaşayan Van der Beurse adlı tüccar ailesine dayandığı kabul ediliyor. Tüccarlar, bu ailenin işlettiği handa bir araya gelerek ticaret yapıyordu. Zamanla bu buluşma noktası ticaretin simgesi haline geldi ve "borsa" kelimesi birçok dile yayıldı.
İngilizcedeki "bankrupt" kelimesinin kökeni, İtalyanca "banca rotta", yani "kırık tezgah" ifadesine dayanıyor. Orta Çağ'da para işleriyle uğraşan tüccarlar ticaretlerini ahşap tezgahlar üzerinde yürütüyordu. Borçlarını ödeyemeyenlerin tezgahı kırılıyor ve artık ticaret yapamayacakları ilan ediliyordu. Bu olayın zamanla "iflas" kavramının ortaya çıkmasına ilham verdiği kabul ediliyor.
Likidite, bir varlığın ne kadar hızlı nakde çevrilebildiğini ifade ediyor. Kelimenin kökeni Latince "liquidus", yani "akışkan, sıvı" anlamına geliyor. Nakit paranın kolay hareket etmesi, suyun akışkanlığına benzetildiği için bu terim finans dünyasında kullanılmaya başlandı.
"Devalüasyon" kelimesi, Fransızca kökenli "dévaluation" sözcüğünden geliyor ve "değerin düşürülmesi" anlamını taşıyor. Özellikle sabit kur sistemlerinde devletin ulusal paranın değerini yabancı para birimleri karşısında resmi olarak düşürmesini ifade etmek için kullanılmaya başlandı. Günümüzde ekonomi haberlerinde en sık duyulan kavramlardan biri olmayı sürdürüyor.
Bugün portföy denince akla hisse senetleri, fonlar ya da farklı yatırım araçları geliyor. Oysa kelimenin kökeni Fransızca "portefeuille", yani "evrak taşıyan çanta" anlamına geliyor. Zamanla bir kişinin elindeki tüm yatırım araçlarını ifade etmek için kullanılmaya başlandı. Günümüzde yatırımcıların sahip olduğu varlıkların tamamı "yatırım portföyü" olarak adlandırılıyor.