Ulaşım sektöründe yaşanan bu elektrikli araç devrimi hangi ülkelerde karşılık buluyor? Bu sefer karbon emisyonlarını azaltma ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı bitirme yolunda küresel bir yarışa katılan o ülkelere göz atacağız!
Elektrikli araç denince akla gelen ilk ülke kesinlikle Norveç! Öyle ki Norveç adeta bir ütopya yaşıyor. Ülkede satılan yeni otomobiller arasında elektrikli araçların payı %90'ın üzerinde. Norveç hükümetinin sunduğu yüksek vergi muafiyetleri, ücretsiz otopark ve otobüs şeritlerini kullanma gibi ayrıcalıklar, ülkede içten yanmalı motorlu araç satın almayı mantıksız hale getirdi. Ülke, 2025 yılı itibarıyla yeni benzinli ve dizel araç satışını tamamen yasaklama hedefine de neredeyse ulaştı.
Norveç'i yakından takip eden bir diğer ülke de İzlanda! Öyle ki İzlanda'da yeni araç satışlarında elektriklilerin payı %50'yi aşmış durumda. Doğal jeotermal ve hidroelektrik kaynakları sayesinde enerjisinin neredeyse tamamını yenilenebilir yollardan üreten ülke için elektrikli araçlar hem çevresel hem de ekonomik olarak mükemmel bir uyum yakalıyor.
Volvo gibi küresel bir otomotiv devinin evi olan İsveç, yeşil dönüşümün bayrak taşıyıcılarından biri olarak konumlanıyor. Yeni araç tescillerinde elektrikli ve kablolu hibrit araçların payı %60 civarında seyrediyor. İsveç, karbon nötr bir ülke olma hedefi doğrultusunda hem kurumsal filoları hem de bireysel kullanıcıları ağır vergiler ve karbon cezalarıyla elektrikliye yönlendiriyor.
Hollanda, yüz ölçümüne göre dünyadaki en yoğun şarj istasyonu ağına sahip ülke. Sokak başı şarj üniteleri sayesinde Hollandalılar için şarj kaygısı gerçekten uzun süre önce bir sorun olmaktan çıktı. Yeni otomobil satışlarında %35'i geçen elektrikli payı, ülkenin bisiklet kültüründen sonra temiz ulaşımda ulaştığı ikinci büyük başarı olarak görülüyor.
Oransal olarak İskandinav ülkelerinin gerisinde görünse de hacimsel olarak Çin dünyanın en büyük elektrikli araç pazarı ve üreticisi konumunda yer alıyor. Özellikle BYD ve NIO gibi yerli devlerin agresif fiyat politikaları ve hükümetin devasa sübvansiyonları sayesinde Çin'de satılan her 3-4 araçtan biri artık elektrikli. Şehirlerde plaka çıkarma kolaylığı gibi teşvikler, megakentlerdeki dönüşümü çılgın bir hıza ulaştırdı.
Rüzgar enerjisinde dünya devi olan Danimarka, bu temiz enerjiyi yollara da aktarıyor. Fosil yakıtlı araçlara uygulanan yüksek tescil vergileri ve elektrikli araç sahiplerine sağlanan vergi indirimleri sayesinde Danimarka'da yeni araç pazarının %40'ından fazlasını elektrikli modeller oluşturuyor, gerçekten hiç de fena değil!
Volkswagen, BMW ve Mercedes gibi geleneksel otomotiv devlerinin ana vatanı olan Almanya, dönüşüme biraz geç başlasa da arayı hızla kapattı. Avrupa'nın en büyük otomotiv pazarında yeni satılan araçların %25'inden fazlası elektrikli veya hibrit modellerden oluşuyor. Otobanlardaki yüksek hızlı şarj istasyonu yatırımları da bu büyümenin en büyük etkeni!
Elektrikli araçlar soğuk havada çalışmaz mitini hatırlayanlar vardır. İşte o miti yıkan Finlandiya, çetin kış şartlarına rağmen elektrikli araç kullanım oranını hızla artıran ülkelerden biri. Yeni araç satışlarında elektriklilerin payı %30'u aşmış durumda. Ülke, gelişmiş batarya ısıtma teknolojileri ve yaygın ısıtmalı otopark ve şarj altyapısı sayesinde bu dönüşümü başarıyla göğüslüyor.