Havayolları Neden Satabileceğinden Fazla Koltuk Satar?

Son Güncelleme:

Bir uçakta 180 koltuk varsa neden 180 kişiden fazla yolcuya bilet satılır diye düşünmek gayet mantıklı. Fakat havayolu şirketlerinin hesabı biraz farklı çalışıyor. Çünkü her bilet alan yolcunun uçağa bineceği garanti değil ve şirketler yılların verilerini kullanarak bu ihtimali önceden hesaplıyor.

Nedenlerine birlikte bakalım! 👇

Havayolları uçağa gelmeyecek yolcuları önceden tahmin ediyor.

Bir uçuş için bilet alan herkesin gerçekten uçağa bineceğinin garantisi bulunmuyor. Son dakika plan değişiklikleri, iptaller, aktarma sorunları veya yolcunun havalimanına yetişememesi gibi nedenlerle bazı koltuklar boş kalabiliyor. Havayolu şirketleri de geçmiş uçuşlardan elde ettikleri verilere bakarak kaç kişinin uçuşa gelmeyebileceğini tahmin ediyor. Tahminler sayesinde ise uçakta boş kalması beklenen koltuklar için de bilet satılıyor. Esasında şirketler koltuk sayısını yanlış hesaplamıyor, yolcuların davranışlarını hesaplamaya çalışıyor.

Reklam
Reklam

Boş kalan bir koltuk havayolu için gelir kaybı anlamına geliyor.

Havayolu şirketleri için boş koltuk sadece boş bir koltuk anlamına gelmiyor. Bunun yanında boş koltuklar kaçırılmış bir gelir olarak görülüyor. Çünkü uçak ister tamamen dolu olsun ister birkaç koltuk boş kalsın, yakıt, mürettebat, bakım ve havalimanı gibi birçok temel masraf zaten yapılıyor. Uçak havalandıktan sonra boş kalan koltuğu sonradan başka bir yolcuya satmak da mümkün değil. Bundan sebeple şirketler uçuşlarını mümkün olduğunca yüksek doluluk oranıyla gerçekleştirmek istiyor.

Fazla bilet sayısı geçmiş uçuşlardan elde edilen verilere göre belirleniyor.

Havayolları hangi uçuşta ne kadar fazla bilet satabileceklerini belirlerken ciddi miktarda veriden yararlanıyor. Geçmişte aynı hatta kaç kişinin bilet aldığı halde uçuşa gelmediği, hangi dönemlerde iptallerin arttığı ve yolcuların rezervasyon davranışları gibi bilgiler analiz ediliyor. Böylece şirketler her uçuş için farklı bir tahmin oluşturabiliyor. Mesela iş seyahatlerinin yoğun olduğu bir hatta yolcuların davranışları ile tatil uçuşlarındaki davranışlar aynı olmuyor.

Tahminler doğru çıkarsa fazla bilet satılması sorun yaratmıyor.

Diyelim ki uçakta 180 koltuk var ve havayolu şirketi bazı yolcuların gelmeyeceğini öngörerek 185 bilet sattı. Eğer beş kişi uçuşa gelmezse uçakta tam 180 yolcu bulunuyor ve sistem sorunsuz şekilde çalışıyor. Yolcular koltuklarına oturuyor, uçak kalkıyor ve fazla bilet satıldığını kimse fark etmiyor bile. Şirket ise boş koltuk bırakmadan uçuşu tamamlamış oluyor. Ama asıl problem, şirketin beklediğinden daha fazla kişinin havalimanına gelmesiyle başlıyor.

Beklenenden fazla yolcu gelirse overbooking sorunu ortaya çıkıyor.

Bütün yolcular zamanında havalimanına geldiğinde havayolunun yaptığı hesap bir anda tersine dönüyor. Zira uçakta fiziksel olarak bulunandan daha fazla yolcu için geçerli bilet satılmış oluyor. Bu durumda şirketin önünde birkaç seçenek bulunuyor ve bunlardan biri de bazı yolcuların başka bir uçuşa aktarılması. İşte yolcuların havalimanında duyduğu overbooking kelimesi genellikle böyle durumlarda gündeme geliyor.

Havayolları önce başka uçuşa geçmeyi kabul edecek gönüllüler arıyor.

Uçakta fazla yolcu olduğu ortaya çıktığında şirketler genellikle önce gönüllü yolcular bulmaya çalışıyor. Daha sonraki bir uçuşla gitmeyi kabul eden yolculara para, seyahat kuponu, mil veya başka avantajlar sunulabiliyor. Özellikle uçuş saatleri konusunda esnek olan bir yolcu için bu teklif oldukça cazip hale geliyor. Şirket böylece hem yolcunun gönüllü olarak seyahat planını değiştirmesini sağlıyor hem de zorunlu olarak yolcu seçmekten kaçınmış oluyor. Ancak yeterli sayıda gönüllü çıkmazsa işler biraz karışıyor.

Gönüllü yolcu bulunamazsa bazı yolcular uçağa alınmıyor.

Yeterli sayıda yolcu başka bir uçuşa geçmeyi kabul etmezse havayolu şirketi bazı yolcuları istemeden uçuş dışında bırakabiliyor. Bu durumda hangi yolcuların seçileceği şirketin uyguladığı kurallara ve ilgili ülkenin yolcu haklarına göre değişebiliyor. Check-in durumu, bilet türü veya bazı durumlarda sadakat programındaki statü gibi kriterler dikkate alınabiliyor. Böyle bir durumda yolcunun hakları da ülkeye ve uçuşun tabi olduğu kurallara göre değişiyor.

Havayolları fazla bilet satarken olası maliyetleri de hesaba katıyor.

Şirketler fazla bilet satarken sadece ne kadar gelir elde edeceklerini düşünmüyor. Aynı zamanda tahminlerin tutmaması halinde gönüllü yolculara yapılacak ödemeleri ve diğer olası maliyetleri de hesaba katıyor. Çünkü overbooking nedeniyle yaşanabilecek bir sorun şirket için de tamamen bedelsiz değil. Buna rağmen uzun vadede boş koltuklarla uçmanın yaratacağı gelir kaybı daha büyük görülebiliyorsa fazla satış tercih edilebiliyor.

Overbooking uygulamasının amacı yolcuları mağdur etmekten ziyade uçakları doldurmak.

Overbooking uygulamasının amacı aslında fazla yolcu taşıyıp insanları kapıda bırakmak değil tabii ki. Şirketlerin temel hedefi, uçuşa gelmeyecek yolcular nedeniyle oluşabilecek boş koltukları önceden tahmin ederek uçağın doluluk oranını artırmak. Tahminler doğru olduğunda herkes koltuğuna oturuyor ve sistem sorunsuz işliyor. Yolcular da çoğu zaman şirketin kendileri için fazla sayıda bilet sattığını fark etmiyor. Ancak tahminler şaştığında, şirketin gelir yönetimi stratejisi doğrudan yolcunun seyahat planını etkiliyor.

</amp-ad>
Anahtar Kelimeler: