İdrak etmemiz gereken bir şey var ki, varoluşumuz için insanlara mahkumuz ve hayat ilişkiler çerçevesinde ilerliyor. Her ilişki, bize bir şeyler öğretmek ve bizi daha iyi bir hale çevirmek için vardır.
Kişinin kendini gerçekleştirmesi ve kendi ihtiyaçlarını fark etmesi bir ilişki için de tabii ki mümkündür. İlişki bir alma verme dengesi içerir. Karşılıklı olarak ihtiyaçları giderme tekniğidir. Dolayısıyla kişi ihtiyacını eğer doğru olarak ortaya koyabilirse, karşı tarafın sunduklarının ihtiyacını ne kadar karşıladığını doğru olarak idrak edebilirse, zaten ilişkisinden mutluluğu yakalaması çok kolaydır.
Kişinin sadece kendisinin ya da karşı tarafın ihtiyacına endeksli bir ilişki sürdürmesi mümkün değildir. Önem ve öncelik zaman zaman yer değiştirebilir. Ama sadece benim ihtiyacım, ben mutlu olayım demek bu alışverişin dengesini bozar.
Zaten bunu kendi içinde yakalayan ve tüm farkındalık sürecini yaşamış insanların artık bencil kalması söz konusu değildir. Çünkü ihtiyaçlarının çok net farkındadır, bunları ortaya koyarken karşı tarafı kendi algılarıyla yargılamasının farkındadırlar. Kendilerine gösterdikleri hoşgörü ve toleransı karşı tarafa da gösterebildikleri için çok daha anlayışlı ve onların da ihtiyaçlarının farkındadırlar. Dolayısıyla bencil olursam daha mutlu olurum algısı aslında tamamen yanlış bir algıdır.
Kişi, ne kadar kendisinin ve ihtiyaçlarının farkında olursa, bu ihtiyaçlarını doğru ve net tanımlarsa, karşı tarafın bu ihtiyaçları giderecek şekilde bir şeyler sunmasına hizmet edebilir.