Bucak, “Türkiye genelinde konut satışları aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19.8 artarak 254 bin 777 oldu. Bugüne kadar yapılan en yüksek aylık satış gerçekleşti. Yılın tamamında ise satışlar yüzde 14.3 oranında artarak 1 milyon 688 bin 910’a ulaştı. Böylece yıllık satışta tarihi zirve görüldü.” dedi.
Yüksek kredi faizine ve gerileyen alım gücüne rağmen satış rekoru kırıldığını dile getiren Hakan Bucak, talebi tetikleyen temel faktörler hakkında şunları söyledi: “Konut fiyatları Şubat 2024’ten bu yana reelde geriliyor. Bu da birikimi olan için önemli bir fırsat yarattı. Altın ve mevduat gibi farklı yatırım araçlarında olanlar, bu yolla sağladıkları geliri gayrimenkulde değerlendirdi. Çünkü ilerde fiyat artar, erişemem düşüncesi hakimdi. Yatırımcının alım kararında etkili olan faktörlerden biri de amortisman süresi. Fiyat artışı hızı düşerken kiraların yükselmesi konutta amortisman süresini yeniden cazip hale getirdi. Son dönemde ev sahipleri ile yaşanan sorunlar da kiracı olan kesimi harekete geçirdi. Ayrıca faizsiz finansman sistemine ilginin giderek büyümesi konut satışını destekleyen bir diğer etken oldu.”
Artan satışlarla Türkiye’de ev sahipliği oranının bir puan artarak yüzde 56’dan yüzde 57’ye yükseldiğini ifade eden Hakan Bucak, “Uzun süre yaşanan gerilemeden sonra artış yaşanması önemli. Ancak oran hala istenen seviyenin gerisinde. Konutta satış rekoru kırılıyor ama görüyoruz ki alıcının büyük kısmı yatırımcı. Asıl talebin olduğu kitle, yani evi olmayanlar ise hala beklemede. Tarihin en büyük sosyal konut seferberliği ile 500 bin sosyal konut yapılması dar gelirli için kritik bir hamle oldu. Ancak başvuruların yoğunluğu çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle dar gelirli için kamu proje üretirken orta gelirli için de yeni modeller denemenin zamanı geldi. Dünyada örnekleri olan erişilebilir konut modellerini 2026’da ülkemizde de uygulamalıyız. Kamu arsasında özel sektör işbirliği, markalı konut projelerinde sosyal konuta pay ayrılması, sosyal kiralık konut üretimi gibi modeller için pilot uygulamalara başlamalı ve başarısına göre genele yaymalıyız. 2025 konutta satış yılıydı, 2026 da üretim yılı olmalı.” dedi.
2025 yılında yapılan satışlarda banka kredili satışın payının sadece yüzde 14 olduğunu dile getiren Bucak, konut erişimi kolaylaştırmak için evi olmayanlara özel faiz oranlarına ihtiyaç olduğuna da dikkat çekti.
Yabancıya konut satışının giderek gerilediğini söyleyen Hakan Bucak, “2025 yılında yabancıya konut satışı bir önceki yıla göre yüzde 9.4 oranında azalarak 21 bin 534 oldu. 2025 yılında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 1.3 olarak gerçekleşti. Bu son 12 yılın en kötü oranı. Sadece konut değil, tüm gayrimenkul satışında tablo benzer. Son bir yıllık verilere bakıldığında yabancıların Türkiye’deki net gayrimenkul alımı 2 milyar 308 milyon dolar oldu. Türklerin yurtdışı gayrimenkul alımı ise 2 milyar 657 milyon dolar ile tarihi zirveyi gördü. Gelen yatırım gidenin gerisinde kaldı. Gayrimenkulde cari açık büyüyor. Bu alanda kamu öncülüğünde iyileştirme olmazsa kaybeden ülke ekonomisi olacak.” şeklinde konuştu.