Detaylara birlikte bakalım!
Teknoloji üretimi bir zincir gibi çalışıyor ve o zincirin en küçük halkası bile kırıldığında her şey duruyor. Çip kriziyle birlikte dev fabrikalar üretimi yavaşlatmak zorunda kaldı. Bu da arzın düşmesine neden oldu. Arz düşünce ne olur, klasik ekonomi kuralı devreye girer ve fiyatlar yükselir. Yani aslında pahalı telefonların arkasında biraz da üretim bandında bekleyen eksik parçalar var. Markalar da bu maliyeti doğrudan tüketiciye yansıttı.
Evet, sadece telefon ve bilgisayar değil, arabalar da çip kullanıyor. Otomotiv devleri çip bulamayınca teknoloji şirketleriyle aynı kaynağa yüklenmeye başladı. Bu da talebi daha da şişirmiş oldu. Talep artarken üretim aynı hızda artamayınca fiyatlar yukarı tırmandı. Yani bir noktada araba ile telefon aynı rafta yarıştı. Kazanan olmadı, kaybeden tüketici oldu.
Evde daha fazla vakit geçirmek, herkesi teknolojiye daha bağımlı hale getirdi, yakınen şahitiz bu duruma hepimiz. Laptoplar, tabletler, oyun konsolları bir anda temel ihtiyaç gibi görülmeye başlandı. Talep patlayınca üretim bu hıza yetişemedi. Bu da doğal olarak fiyatların yükselmesine neden oldu. Üreticiler bu yoğun talebi fırsata çevirmekte gecikmedi. Teknoloji ürünleri lüks kategorisine biraz daha yaklaşmış oldu.
Çip üretmek yetmiyor, onu taşımak da gerekiyor. Pandemiyle birlikte limanlar, taşımacılık ve lojistik süreçleri ciddi şekilde aksadı. Haliyle bu aksaklıklar ürünlerin piyasaya ulaşmasını geciktirdi. Geciken ürün, sınırlı stok anlamına geliyor. Sınırlı stok da fiyatların yükselmesi demek.
Büyük şirketler krizi öngörerek çip stoklamaya başladı. Bu strateji onlar için avantaj sağladı ama küçük üreticiler için kabusa dönüştü. Küçük firmalar yeterli çip bulamayınca üretimlerini kıstı. Bu da piyasadaki ürün çeşitliliğini azalttı. Rekabet azalınca fiyatlar yükseldi.
Normalde teknoloji dünyasında eski ürünlerin fiyatı zamanla düşüyor. Ama çip krizi bu düzeni tam anlamıyla yıkıp geçti. Yeni modeller gecikince insanlar eski modellere yöneldi. Talep artınca eski ürünlerin fiyatı bile yükseldi. Teknoloji dünyasında zaman ilk kez fiyatları aşağı değil yukarı çekti.
Yeni ürünler pahalı olunca insanlar ikinci ele yöneldi. Bu da ikinci el piyasasında talep patlaması yarattı. Talep artınca fiyatlar burada da yükseldi. Hatta bazı ürünler neredeyse sıfır fiyatına yaklaştı. Uygun fiyatlı alternatif bulmak bile zorlaştı.
Dünyadaki çip üretiminin büyük kısmı belirli ülkelerde yapılıyor. Bu da tedarik açısından ciddi bir bağımlılık yaratıyor. Kriz anında bu ülkelerdeki aksaklık tüm dünyayı etkiliyor. Üretim daralınca fiyatlar global ölçekte yükseliyor. Esasında fiyatların kaderi birkaç üretim merkezine bağlı. Haliyle bu durum teknoloji ürünlerini daha kırılgan hale getirmiş oldu.
Çip üretimi oldukça enerji yoğun bir süreçtir. Enerji fiyatlarının artması üretim maliyetlerini doğrudan etkiledi. Üreticiler bu maliyeti absorbe etmek yerine fiyatlara yansıttı. Böylece nihai ürün daha pahalı hale geldi. Yani sadece çip değil, elektrik faturası da fiyat etiketine dahil oldu. Küresel enerji krizi teknoloji fiyatlarına gizli bir zam yaptı.
Şirketler kriz dönemlerinde genellikle zarar etmek istemiyorlar. Bu sebeple artan maliyetleri fiyatlara yansıtıyorlar. Çip krizi de bu durumun en net örneklerinden biri. Büyük markalar fiyatlarını artırarak kar marjlarını korudu. Bu da tüketiciye daha pahalı ürünler olarak geri döndü. Çip krizi, şirketlerin fiyat politikasını daha agresif hale getirdi.