Maaş günü oldukça sevindiricidir. Hesaba yatan o toplu para... Tabii bir de giderler ve ödemeler var... Maaşın yattığı o gün yapılması ve yapılmaması gerekenler de var bir yandan. İşte bu içerikte neler yapmalısın ve nelerden kaçınmalısın onlara değiniyoruz... Hazırsan hadi başlayalım!
Maaş hesabına yatan para tek bir bütün gibi görünür ama aslında değildir.
O paranın içinde gelecekteki harcamaların, zor zamanların ve birikim hedeflerin vardır. Bu yüzden ilk iş olarak parayı üçe ayırmalısın: birikim, zorunlu giderler ve harcama payı. “Ay sonu kalanı biriktiririm” yaklaşımı neredeyse hiç işlemediği için bunu maaşın yatar yatmaz yapmalısın.
İrade ile birikim yapılmaz, sistemle yapılır. Maaşını aldığın gün, belirlediğin tutarın otomatik olarak başka bir hesaba geçmesini sağlamalısın. Bu para günlük harcamalarda görünmemeli, kolay çekilememeli ve özünde “dokunulmaz” hissi vermeli. Karar vermediğin para, en iyi biriken paradır bunu unutmamalısın.
Kira, kredi, fatura gibi giderlerini ödeyene kadar maaşını günlük vadeli hesapta tutup oradan da para kazabilirsin. Son ödeme tarihleri geldiğinde de ödemelerini yapabilirsin. Bu sayede giderlerini ödeyene kadar günlük vadeliden de para kazanabilirsin.
Aylık bütçeler teoride güzel, pratikte zordur. İşte bu yüzden bunun yerine kendine haftalık bir harcama limiti koyabilirsin. Bu sayede kontrol duygusunu artırabilir, ay ortasında para nereye gitti paniği azalır, küçük sapmaları erkenden fark edersin.
Finansal disiplin, kendini cezalandırmak değildir. Maaş günü kendine küçük bir alan açmak, sistemi sürdürülebilir kılar. Önemli olan bunun önceden belirlenmiş olmasıdır. Plansız keyif, bütçeyi bozar ama planlı keyif motive eder. Bu yüzden her ay kendine küçük bir keyif payı bırakmayı ihmal etme.
Hesabındaki bakiye seni yanıltmamalı. Orada gördüğün para aslında gelecek faturaların, beklenmedik masrafların, hedeflerinin parasıdır. Tamamını “harcanabilir” görmek seni zora sokar.
Maaş günü duygusal kararların en yoğun olduğu gündür. “Bunu hak ettim” düşüncesiyle alınan pahalı şeyler, çoğu zaman birkaç hafta sonra anlamını yitirir... Büyük harcamalar için kendine en az 48 saat düşünme süresi tanımalısın.
Plansız aylar neredeyse her zaman pahalıdır... Plan, kısıtlama değil aslında ciddi bir farkındalıktır. Neyi ne kadar harcadığını bilmek, özgürlük hissini artırır.
Maaş günü davetleri, dışarıda yemekler, ani planlar genellikle bütçenin gizli düşmanıdır. O an “bir şey olmaz” dediğin harcamalar, ay sonunda birikir de birikir... Sosyal hayat bütçenin düşmanı değil ama kontrolsüz sosyal hayat öyledir.
Gerçek finansal rahatlık, hesapta görünen rakam değildir. Kontrol hissi, güvence duygusu ve önünü görebilme hali gerçek refahtır. Para yönetimi bir matematik değil, bir alışkanlık meselesidir bunu unutmamalısın.