Dünyanın en zengin isimlerinin yaşadığı Londra'da lüks yaşam anlayışı değişiyor. Yüzme havuzları, özel sinema salonları ve spor alanlarıyla donatılan milyonlarca sterlinlik malikânelere artık olası krizlere karşı hazırlanan güvenlik alanları da ekleniyor.
Nefes'in İngiliz gazetesi Evening Standard'dan aktardığı habere göre, Londra'daki varlıklı aileler savaş, nükleer saldırı ve büyük felaket ihtimallerine karşı kapsamlı hazırlıklar yapıyor. Evlerin metrelerce altına inşa edilen sığınaklardan alternatif yaşam alanlarına kadar uzanan önlemler, dikkat çekiyor.
Londra'nın lüks gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren Glentree Estates temsilcisi Trevor Abrahmsohn, varlıklı müşterilerinin güvenlik yatırımlarına giderek daha fazla önem verdiğini belirtti.
Abrahmsohn, müşterilerinden birinin satın aldığı her mülkün altına nükleer saldırılara karşı özel sığınak yaptırdığını anlattı. Bu alanlarda uzun süre yetecek yiyecek ve su stoklarının yanı sıra filtrelenmiş hava sistemleri de bulunuyor.
Bazı büyük malikânelerin bodrum katlarının yerin 9 ila 12 metre altına kadar uzandığı belirtiliyor. Normal zamanlarda sinema, spor salonu ve eğlence alanı olarak kullanılan bu bölümler, olağanüstü durumlarda sığınak işlevi görebiliyor.
Varlıklı ailelerin bir diğer tercihi ise evlerine özel güvenli odalar yaptırmak. Önceleri daha çok kaçırılma ve hırsızlık gibi tehditlere karşı tasarlanan bu alanlar, artık savaş ve büyük felaket ihtimallerine karşı da hazırlanıyor.
Gayrimenkul danışmanı Sara Ransom'a göre yeni nesil güvenli odalarda bağımsız elektrik ve su kaynakları, hava filtreleme sistemleri, tıbbi malzemeler, nakit para kasaları ve uzun süre saklanabilen gıdalar bulunuyor. Teknolojik altyapıların devre dışı kalması ihtimaline karşı alternatif iletişim sistemleri de kullanılıyor.
Bazı aileler ise olası krizlerde şehir yaşamından tamamen uzaklaşabilmek için kırsal bölgelerde alternatif mülkler satın alıyor.
Stacks Property Search şirketinden James Greenwood'un aktardığına göre müşterilerinden biri yaklaşık 69 dönümlük araziye sahip bir çiftlik evi satın aldı.
Araziye su kuyusu açtıran mülk sahibi, güneş panelleri ve jeneratör kurdurdu. Evin mahzeni de acil durum sığınağına dönüştürüldü.
Çiftlikte sebze yetiştirilirken küçük bir koyun sürüsü de besleniyor. Su depoları, bataryalar, kuru gıdalar ve konserve ürünlerle donatılan mülkte dış kaynaklara bağımlılığın azaltılması hedefleniyor.
Milyarderlerin hazırlıkları yalnızca konutlarla sınırlı kalmıyor. Bazı varlıklı isimler, olası bir kriz durumunda İngiltere'den hızlı şekilde ayrılabilmek için alternatif ulaşım yöntemlerine yöneliyor.
Lüks gayrimenkul danışmanı Jess Simpson, müşterilerinden birinin deniz uçağı kullanmayı öğrenmeye başladığını açıkladı.
Bir başka Londralı ise satın alacağı evin, kırsaldaki mülküne tek depo yakıtla ulaşabileceği mesafede olmasını şart koştu. Böylece olası bir kriz sırasında yakıt almak için durmadan şehirden ayrılabilmeyi planlıyor.
Varlıklı ailelerin dikkat çeken bir diğer hazırlığı ise ikinci vatandaşlık ve pasaport seçenekleri.
Eccord adlı gayrimenkul danışmanlık şirketinin Genel Müdürü Jo Eccles, müşterilerinin savaş, büyük iklim felaketleri ve vergi düzenlemelerindeki değişiklikler nedeniyle başka ülkelere taşınma ihtimalini değerlendirdiğini söyledi.
Eccles'ın verdiği örneklerden birinde, annesi Yeni Zelandalı olan bir girişimci, eşi ve iki çocuğu için Yeni Zelanda pasaportu başvuru sürecini tamamladı.
Böylece aile, olası bir kriz durumunda başka bir ülkeye yerleşebilmek için alternatif bir seçeneğe sahip olmayı hedefliyor.
Londra'da giderek yaygınlaştığı belirtilen bu hazırlıklar, dünyanın en zengin ailelerinin lüks yatırımlarının yanına artık güvenlik ve kriz planlarını da eklediğini ortaya koyuyor.