Aydın'ın Nazilli ilçesine bağlı Yıldıztepe Mahallesi, kurutmalık sebze üretimindeki başarısıyla Türkiye sınırlarını aşmaya devam ediyor. Mahallede uygun hava koşullarında doğal yöntemlerle kurutulan patlıcanlar başta olmak üzere birçok ürün, üreticiler için önemli bir gelir kaynağı oluştururken dünyanın farklı noktalarına ihraç ediliyor.
Mahallede neredeyse her evin önünde tonlarca patlıcan özenle işlenip kurutuluyor. Doğal hava şartlarının sağladığı avantaj sayesinde hazırlanan ürünler, dünyanın 5 kıtasındaki 15 ülkeye gönderiliyor.
Nazilli'deki Yıldıztepe Mahallesi, halk arasında "Patlıcan Vadisi" olarak anılıyor. Özel hava koridoruna sahip bölgede her yıl tonlarca sebze doğal yöntemlerle kurutuluyor. Yaklaşık bin evde sürdürülen bu üretim faaliyetinde toplam 5-6 bin kişi görev alıyor.
Mahallede yaş patlıcanın yanı sıra dolmalık biber, fasulye kurusu, domates kurusu, sivri biber çeşitleri, musakkalık patlıcan ve kabak kurusu hazırlanıyor. Elde edilen ürünler dünyanın 5 kıtasındaki 15 ülkeye ulaştırılıyor.
Nazilli'de 69 yıl önce satamadığı patlıcanları oyarak kurutup kış aylarında satmaya başlayan Abdullah Gandak'ın başlattığı üretim geleneği bugün dördüncü kuşağa taşındı. Dedesinin izinden giden Turgay Karaefe, ürün çeşitliliğini artırarak "Patlıcan Vadisi" markasını 5 kıtaya ulaştırıyor.
Yaklaşık 400 metre genişliğinde ve 6-7 kilometre uzunluğundaki özel hava sirkülasyonu sayesinde bölgede doğal kurutma yapılabiliyor. Mahallede yaklaşık bin evde 5-6 bin kişi bu alanda çalışırken, yılda yaklaşık 10 bin ton yaş patlıcan, dolmalık biber, fasulye kurusu, domates kurusu, sivri biber çeşitleri, musakkalık patlıcan ve kabak kurusu işleniyor. Ürünler Avustralya'dan Amerika'ya, Arabistan'dan Rusya'ya kadar dünyanın 5 kıtasındaki 15 ülkeye gönderiliyor.
Yaklaşık 16 yıldır işletmede çalışan Sultan Öztürk, patlıcanların tamamen el emeğiyle hazırlandığını belirtti.
Öztürk, yaklaşık 15-16 yıldır patlıcan oyma işi yaptıklarını ifade ederek, tarladan gelen patlıcanların kurutma öncesinde yaklaşık 45 dakika suda bekletildiğini, ardından serilerek iki-üç gün içinde kurutulduğunu söyledi. Ürünlerin tamamının tek tek işlendiğini dile getiren Öztürk, Yıldıztepe Mahallesi'nin özel havası sayesinde kurutma sürecinin hızlı ve kaliteli gerçekleştiğini belirtti.
Mahallede yaşayanların büyük bölümünün geçimini patlıcan oymacılığıyla sağladığını söyleyen Öztürk, Turgay Karaefe'nin çalışmaları sayesinde bu sektörün birçok aile için önemli bir gelir kapısı haline geldiğini ifade etti.
İşletmeci Turgay Karaefe ise kurutmalık üretiminin ailelerinde dört kuşaktır sürdüğünü belirterek, dedesinden babasına, oradan kendisine ve şimdi de çocuklarına aktarılan bu geleneği devam ettirdiklerini söyledi.
Yıldıztepe Mahallesi'nin en önemli avantajının hava koridoru, vadi yapısı ve rüzgar sirkülasyonu olduğunu vurgulayan Karaefe, ürünlerin tamamen doğal yöntemlerle kurutulduğunu ifade etti. Bölgede yaklaşık bin ev ve 4 bin-5 bin ailenin bu sektörden geçimini sağladığını belirten Karaefe, kuru patlıcan, fasulye kurusu, kapya biber kurusu, musakkalık ürünler, mix kurular, kabak, sivri tatlı biber, sivri acı biber, bamya kurusu ve domates kurusu gibi birçok ürünü hem Türkiye'nin dört bir yanına hem de dünyanın 5 kıtasındaki 15 ülkeye gönderdiklerini söyledi.
Nazilli'nin güneşiyle kurutulan ürünleri daha geniş kitlelere ulaştırmayı sürdüreceklerini dile getiren Karaefe, herkese lezzetli bir yıl diledi.
Karaefe, dedesi Abdullah Gandak'ın 1958 yılında pazarda satamadığı patlıcanları değerlendirmek amacıyla kurutma yöntemini geliştirdiğini anlattı. Daha sonra babası Turgut Karaefe'nin bu işi büyüttüğünü belirten Karaefe, kendilerinin de ihracata yönelerek hem ürün çeşitliliğini hem de üretim kapasitesini artırdıklarını ifade etti.
Türkiye'nin de kendine özgü bir "Patlıcan Vadisi" bulunduğunu söyleyen Karaefe, Amerika'nın dünyaca ünlü Silikon Vadisi örneğini hatırlatarak, bu yöresel lezzeti dördüncü kuşakla birlikte dünya sofralarına taşımaya devam edeceklerini kaydetti.