Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Zafer Yıldız, akrabalarında osteoporoz olan, zayıf, açık renk tene sahip olan, hareketsiz yaşam süren ve erken menopoza giren kişilerde osteoporozun daha sık görüldüğünü söyledi.Osteoporozun kemik kütlesinde azalma ve kemik yapısının zayıflaması sonucunda, kemik kırılganlığında ve kırık riskinde artış ile kendini gösteren bir iskelet hastalığı olduğunu belirten Samsun Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Zafer Yıldız, “Osteoporozu anlatmak için sıklıkla kullandığımız ‘kemik erimesi’ terimi aslında korkulduğunun aksine kemiklerin eriyip, akıp gitmesini değil, kemiklerin yoğunluğunun azalmasını ifade etmektedir. Akrabalarında osteoporoz olan, zayıf, açık renk tene sahip olan, hareketsiz yaşam süren ve erken menopoza giren kişilerde osteoporoz daha sık görülür. Osteoporoz gelişmesi açısından diğer risk faktörleri düşük kalsiyum alımı, sigara, aşırı alkol ve kafein tüketimi, kortizon ve tiroit hormonları gibi bazı ilaçların kullanılmasıdır. Osteoporoz aslında sinsi bir hastalıktır ve kırık oluşana kadar belirti vermeyebilir. Ancak en sık görülen yakınmalardan biri sırt ağrısıdır, bu osteoporozun sırt omurlarında yol açtığı küçük kırıklar yüzündendir. Bu kırıkların sayısının artışı ile de omurlarda çökme meydana gelir, hastanın sırtında kamburluk oluşur ve boy kısalır. Sırtta kamburluğun artması ile beraber göğüs ve karın boşluğunda daralma olur. Karın öne doğru çıkabilir ve hasta kilo aldığını zannedebilir. Ağır aktivitelerde nefes darlığı ortaya çıkabilir. Osteoporozda omur kemiklerinin yanı sıra, kalça ve önkolda da kırık görülme olasılığı yüksektir” dedi.Osteoporozun tanısı için kemik yoğunluğunun ölçülmesi gerektiğini ifade eden Yıldız, “Bunun için farklı yöntemler olmakla beraber günümüzde en sık güvenilen ve başvurulan ölçüm yöntemi DEXA'dır. DEXA ölçümü ağrı verici ya da rahatsızlık uyandıran bir yöntem değildir ve hasta ciddi bir radyasyona maruz kalmaz. Bel omurları, kalça ve el bileğinden ölçüm yapılır. Osteoporoz özellikle erken dönemlerde hiçbir belirti vermeden de mevcut olabilir. Dolayısıyla osteoporoz gelişme riski yüksek olan kişilerin, menopoza girmiş kadınların ve 50 yaşının üzerindeki erkeklerin herhangi bir şikayeti olmasa da hekime başvurmalarında fayda vardır. Çocukluktan başlamak üzere kalsiyumdan zengin bir diyet, yeterli D vitamin alımı, düzenli egzersiz yapılması ve güneş banyosu önemli oranda korunma sağlar. Ayrıca sigara, alkol, kafein, şeker, tuz ve aşırı protein alımı azaltılmalı, ideal vücut ağırlığı korunmalı ve osteoporoza yol açan ilaçlardan uzak durulmalıdır” diye konuştu.Osteoporozun tedavisi hakkında da bilgi veren Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Zafer Yıldız, “Hastalar osteoporoz hakkında bilgilendirilmelidir. Medikal tedavide en sık kemik yıkımını azaltan ve yapımını arttıran ilaçlar kullanılmaktadır. Kalsiyum ve D vitamini bu ilaçlar içinde en yaygın kullanılanlarıdır. Ağrılı dönemde korse kullanımı ve yatak istirahatı önerilebilir. Fizik tedavi uygulamaları giderici etkilerinden dolayı sıklıkla kullanılmaktadır. Duruş eğitimi ve güçlendirici egzersizler hayati öneme sahiptir. Yürüyüşler, ağırlık çalışmaları, aerobik egzersizler, tenis gibi aktiviteler osteoporozdan korunmada ve tedavide çok yararlıdır” şeklinde konuştu.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz