Sen Maaş İnsanı mısın, Yoksa Kendi Yolunu Çizenlerden mi?

Son Güncelleme:

Her ayın belli bir gününde hesaba tıkır tıkır yatan o paranın verdiği huzuru mu savunuyorsun yoksa "Özgürlük her şeydir" diyerek kendi kurallarını mı yazıyorsun? Bir tarafta olmalısın aslında. O tarafı buluyoruz!

Tarafını seç!

1/8

Sabah alarmı çaldığında yataktan çıkmanı sağlayan iç sesin ne diyor genelde?

"Kalkalım bari. Kredi kartı kendi kendini ödemiyor ne de olsa."
"Şu sabahtan olan toplantıları sağ salim atlatalım da sonrası kolay."
"Müşteri uyanmadan şu işleri bitireyim de paramı koparayım artık."
"Güneş doğdu. Bugün güzel şeyler olacak."
2/8

Cuma akşamı saat 18:00 oldu. Bilgisayarın kapağını kapattığın an işle ilgili bütün hafızan silinir mi?

EVET YA
AKLIM ORADA KALIR
HAYIR...
3/8

Ay sonu banka hesap özetine bakıyorsun. Karşındaki tablo sana ne hissettiriyor?

Şükür! Kirayı ve faturaları ödedik, geriye kalan üç kuruşla da dışarıda bir yemek yeriz artık.
Yetersiz... Ek iş mi bulsam acaba?
Sinir bozucu. Doksan gün vadeyle iş mi yapılır?
Bu para nereye gitti bu kadar?
4/8

Özel hayatınla işin gücün arasındaki meşhur görünmez sınır ne alemde?

Çin Seddi gibi. İşim bittiği an şalteri indiririm, dünya yansa dönüp bakmam.
Bayağı iç içe geçti. Gece uyumaya çalışırken bile aklımda bir şeyleri planlıyorum.
Sınır falan yok. Hayatım iş, işim hayatım. Ben zaten tamamen buyum.
Sorumluluklarım bitene kadar her şeyimi veririm ama sonra sadece kendi keyfime bakarım.
5/8

Diyelim ki aklına muazzam bir fikir geldi. Elinde avucunda ne varsa her şeyi satıp tek bir hayale yatırır mısın?

ASLA!
BELKİ.
KESİNLİKLE EVET.
6/8

Sence bir insanın gerçekten "Ben başardım" demesi için neye sahip olması gerekir?

Kimseye muhtaç olmadan, borçsuz harçsız, kafasının rahat olduğu sakin bir düzene.
Kendi yeteneğini ispatladığı ve kimseye boyun eğmediği saygın bir konuma.
Çalışma saatlerini, ne zaman uyanacağını tamamen kendisinin belirlediği o sınırsız özgürlüğe.
Kuralları tamamen kendisinin koyduğu ve arkasında bıraktığı o devasa güce.
7/8

Ortamda işler fena halde patladı, büyük bir kriz var. O anki ilk refleksinin ne olduğunu sorsak?

"Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" deyip usulca ortamdan kaybolmak.
Olayın neresinde kendi hatam varsa onu üstlenip gerisine asla karışmamak.
"Kriz varsa çözüm de vardır" diyerek panik yapmadan olayı kendi lehime çevirmeye çalışmak.
Bütün kontrolü elime almak. Çökersek de çıkarsak da benim kararlarımla olmalı.
8/8

Geleceğe dair zihninin en karanlık köşesindeki o büyük hayal ne?

Gelirimin enflasyona ezilmediği, sürprizlerin ve stresin olmadığı son derece sıradan bir hayat.
Bir gün o "kendi işimin patronuyum" cümlesini gerçekten, hakkını vererek kurabilmek.
Sadece canımın istediği zamanlarda çalışıp geri kalan vakitte tamamen hayatın tadını çıkarmak.
Herkesin adımı bildiği, oyunun bütün kurallarını benim yazdığım bir imparatorluk.
Anahtar Kelimeler: