İşte yönetim bütçelerinde yer alan ve aidatları oluşturan temel kalemler...
Aidatların en büyük dilimini genellikle insan emeği alıyor, bu durum hiç de şaşırtıcı değil. Kapıcı, güvenlik görevlisi, temizlik personeli derken site resmen minik bir iş gücü yönetiyor. Bu maaşlara yalnızca çıplak ücret değil, sigorta primleri ve yan haklar da dahil. Personel sayısı arttıkça aidatın da kas geliştirmesi de kaçınılmaz oluyor. Yani aidatınızın önemli bir kısmı, sitenin ayakta duran insan kolonlarına gidiyor.
Site geceleri ışıl ışıl, ama bunun bir faturası var. Merdiven boşlukları, otoparklar, bahçe aydınlatmaları derken sayaçlar hiç boş durmuyor. Özellikle eski binalarda sensörsüz lambalar tam bir elektrik vampiri gibi davranıyor. Asansörler de bu kalemde gizli gizli enerji tüketiyor. Havuz motorları ve hidroforlar varsa şayet tablo biraz daha dramatikleşiyor. Aidatın bir kısmı resmen elektriğe dönüşüp buhar oluyor.
Bahçedeki çimlerin yeşil kalmasının bir bedeli var, ve o bedel de aidat. Ortak alan temizliği için kullanılan sular da bu kaleme yazılıyor. Özellikle yaz aylarında sulama arttıkça faturalar da şaha kalkıyor. Sitede havuz varsa, su giderleri ayrı bir boyuta geçiyor. Kaçaklar ve eski tesisatlar da bütçeye sinsice zarar veriyor.
Asansörler ciddi bakım istiyorlar. Aylık periyodik bakımlar, yıllık muayeneler ve olası arızalar bu kalemde toplanıyor. Bakanlık onaylı firmalarla çalışmak zorunlu. Özellikle eski asansörler tam bir bütçe testi niteliğinde. Parça değişimleri ucuz değil ve genelde tam en lazım olmayan anda bozuluyor. Çok katlı sitelerde bu gider çok daha fazla hissediliyor. Aidatınızın bir kısmı, güvenli iniş-çıkışlarınız için harcanıyor.
Yerler kendiliğinden silinmiyor, üzgünüz. Deterjanlar, paspaslar, çöp poşetleri ve endüstriyel temizlik ürünleri düzenli olarak alınıyor. Bu ürünler marketten alınanlardan biraz daha pahalı çünkü profesyonel. Ortak alanların hijyenik kalması, özellikle kalabalık sitelerde ciddi bir operasyon gerektiriyor.
O estetik çimler ve bakımlı çiçekler tesadüf değil. Bahçıvan maaşları, bitki bakımı, gübre ve ilaçlama bu kaleme giriyor. Mevsim geçişlerinde ekstra masraflar çıkıyor zira doğa sürprizli. Kuruyan bir ağaç bile bütçede dramatik etki yaratabiliyor. Otomatik sulama sistemleri varsa bakım masrafları ekleniyor.
Kameralar yalnızca izlemekle kalmıyor, masraf da çıkarıyor. Kamera bakımı, kayıt cihazları ve teknik servis ücretleri bu kalemde. Arızalanan bir kamera, bütçede küçük ama sinir bozucu bir delik açıyor yani. Yazılım güncellemeleri ve depolama sistemleri de cabası. Site sakinleri güvenliği seviyor ama maliyetini pek düşünmüyor.
Evet, aidatınızdan kağıt kalem de alınıyor. Yönetim ofisinin elektrik, su ve internet giderleri bu kalemde. Yazıcı tonerleri, dosyalar ve resmi evraklar hiç bitmiyor Apartman defterleri, karar tutanakları derken bürokrasi akıp gidiyor. Dijitalleşme biraz rahatlatmış olsa da tamamen kurtarmış sayılmaz.
Siteler de tıpkı arabalar gibi sigortalınıyor. Ortak alanlar için yapılan sigortalar bu bütçeden ödeniyor. Yangın, sel, deprem gibi risklere karşı önlem almak şart. Kimse kullanmak istemiyor ama herkes olsun istiyor. Sigorta primleri her yıl güncelleniyor ve genelde de artıyor.
Bir yer mutlaka bozulur, bu evrenin kuralı. Çatılar akar, borular patlar, kapılar ayar ister. Küçük tamiratlar bile zamanla ciddi rakamlara ulaşıyor. Acil onarımlar genelde bütçeyi hazırlıksız yakalıyor. Bu yüzden yönetimler bu kaleme özellikle pay ayırıyor. Geçici çözüm diye bir şey çoğu zaman kalıcı masraf doğuruyor.