"Unicorn şirket" kavramını tüm detaylarıyla ele alıyoruz!
Finans literatüründe sıklıkla karşılaştığımız "unicorn", yani "tek boynuzlu at" terimi kabaca; henüz halka arz edilmemiş durumdaki, hızlı büyüme potansiyeli gösteren, teknoloji odaklı girişimleri ifade eder. Ayrıca bir girişimin "unicorn" unvanı alabilmesi için 1 milyar dolarlık değere ulaşması gerekir. Özetle; bu terim, hem potansiyel hem kazanç bakımından bir girişimin ne kadar nadir bir başarı elde ettiğini gösterir. Nitekim "unicorn" statüsünde bir girişim olmak, iş hayatında nadir karşılaşılan durumlardan biridir. Bu nedenle kimi zaman balon olarak algılanabilir.
Bir şirketin "unicorn" kulübüne girmesi için sağlaması gereken bazı şartlar vardır:
Son yıllarda en çok kullanılan terimlerden olan "unicorn", finansal anlamıyla ilk kez 2013 yılında kullanıldı. Melek yatırımcı Aileen Lee tarafından vurgulanan kavram, bu tür yüksek kazanç ve büyüme potansiyeline sahip şirketlerin ne kadar nadir olduğunu belirtiyordu. Kullanıldığı dönemde dünya genelinde sadece birkaç düzine şirket "unicorn" statüsüne giriyordu. Günümüzde ise teknoloji devrimi sayesinde bu şirketlerin sayısı bini aşıyor.
Bugün, küresel ekonomi üzerinde büyük etkiye sahip olan unicorn şirketlerin çoğu; fintech, yapay zeka, e-ticaret, kurumsal yazılım ve uzay teknolojileri üzerine faaliyet gösteriyor.
Dünyadan ve Türkiye'den öne çıkan girişimler ise şu şekilde sıralanıyor:
Bir şirketin "unicorn" olup olmadığına karar vermek için spesifik bir değerleme kullanılır. Bu süreç, geleneksel borsa şirketleri için yapılan değerlemeden farklıdır. Tanım gereği borsaya açılmayan bu girişimlerde değerleme, yatırımcı ve girişimci fonları üzerinden belirlenir.
Örneğin; bir yatırımcı, ilgili şirketin %10'luk hissesi karşılığında 100 milyon dolar ödeme teklifi yaptığında, şirketin %100'lük hissesi 1 milyar dolara ulaşmış olur ve şirket "unicorn" statüsü kazanır. Örnek verilen hesaplama; pazar büyüklüğü, kullanıcı sayısı, teknoloji ve ekibin geçmiş başarıları ile birlikte değerlendirilir.
Bir şirketin "unicorn" statüsü elde etmesi için başlatılan süreç, bir dizi öznel ve nesnel parametre üzerinden takip edilir. Tüm parametreleri eksiksiz karşılayan şirketlere nadiren rastlandığından, "unicorn" statüsünü kazanan şirketlerin yüksek potansiyel barındırması da oldukça doğal karşılanır. Çünkü bu şirketler, çok kısa sürede çok büyük yatırımlar alarak gelişme potansiyeli sunar. Ancak her yüksek potansiyelin hedeflenen seviyeye ulaşmadığı durumlar da vardır. Dolayısıyla finans dünyasında "unicorn" statüsü elde etmek, başarının kesinleştiğini değil, yüksek ihtimalle gerçekleşeceğini gösteren bir tahmindir. Gerçek başarı, değerini 1 milyar dolara ulaştırmakla bitmez. Tersine, bu değeri halka arz sonrasında ve küresel kriz dönemlerinde de korumakla ilgilidir.