Adeta bir kira bedeline yaklaşan aidatlar bir süredir gündemin konuşulan maddeleri arasında yer alıyor. Son olarak tedbir olarak yeniden değerleme oranı getirilmişti. Ancak bu durum, bazı site yönetimlerini etkilemedi. İstanbul'un en yoğun toplu konutlarının yer aldığı Avcılar, Beylikdüzü gibi ilçelerinde düşük aidatlarla yüzlerce konutun olduğu siteleri yöneten kimi yöneticilerin, aidat zamlarının yeniden değerleme oranı yerine ihtiyaca uygun şekilde yapılması gerektiğine vurgu yaptı.
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre; fahiş aidat artışları son dönemde gündemin en çok tartışılan konularından olurken doğru planlama ve şeffaf bütçeleme yapan site yönetimlerinin vatandaş açısından öne çıktığı görüldü. İhtiyaç odaklı bütçe hazırlayıp giderleri kalem kalem hesaplayarak aidatı belirleyen söz konusu sitelerin, sunmuş oldukları çeşitli sosyal imkanlara karşılık makul aidatlarla hizmet vermeleri nedeniyle tercih edildiği aktarıldı. Uzman yöneticiler de aidat artışlarının sabit oranlara göre değil de sitenin gerçek ihtiyaçları ve sürdürülebilir hizmet anlayışı doğrultusunda yapılmasının, site sakinleri ve yönetimleri uzun vadede koruduğuna vurgu yaptı.
İstanbul'da toplu konutların yoğun olduğu bölgelerdeki bazı sitelerdeki aidat artışlarının site sakinlerince makul karşılanmasının nedeni olarak; söz konusu sitelerde sosyal tesisler, fitness salonları, yüzme havuzu, peyzaj alanları, halı saha, kapalı otopark ve 24 saat kesintisiz jeneratör olanaklarının ücretsiz biçimde sakinlere hizmet vermesinin olduğu işaret edildi. Bu sitelerin yönetimlerinin, zam artışlarında 'yeniden değerleme oranı' yerine ihtiyaca uygun yapılması gerektiğine vurgu yaptığı aktarıldı.
Bir site yöneticisi Murat Odabaş, aidat artışlarını yapma biçimlerine dair "Öncelikle 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu ve daha sonra sitemizin bir yönetim planı var, bunu dikkate alıyoruz. Bu yönetim planında aidatların eşit mi yoksa metrekare bazında mı olacağını açıkça belirtir. Bu yönetim planına göre metrekare ya da eşit paylaşım, ona göre aidatlar paylaşılır. Ama önce bir bütçe yapılır, biz buna işletme projesi diyoruz. Burada giderleri çok iyi hesaplamak lazım. Aidatlar ‘yüzde kaç artırayım’ diye hesaplanmamalı. Yüzde 50 mi olsun yüzde 25 mi olsun? Böyle aidat artışı yapılmaz. Aidat artışında önümüzdeki yılın bütün giderleri tek tek yazılır. Gelirleri de yazılır. Yani giderler tek tek hesaplanır da yazılır" ifadelerini kullandı.
Devamında Odabaş, kimi yöneticilerin tecrübe eksikliği nedeniyle kat malikleriyle problem yaşamasına atıfta bulunup "Bazı yerlerde, bazı sitelerde tecrübesiz yöneticilerin kat malikleriyle site sakinleriyle problemlerine şahit oluyoruz. Bunlar yanlış hesaplamadan kaynaklanan yüzde ile kafalarından 'şu kadar artırdım' demekle yapılan bütçelerden kaynaklanıyor. Gerçek giderleri hesaplayarak site ihtiyaçlarına cevap verecek ve sene içinde de eksik kalmayacak, eksi vermeyecek, yoksa hizmetler yürütülemez" dedi.
Doğru hesaplamanın kritik önemde olduğuna vurgu yapan Odabaş, "Aidat artışlarının temel sebebi asgari ücret zamlarıdır; çünkü site giderlerinin en büyük kalemini personel maliyetleri oluşturur ve çalışanlara asgari ücretin altında zam yapılması mümkün değildir. Aidatlar yüzde hesabıyla değil, tüm giderlerin tek tek belirlenip toplam bütçenin kat maliklerine paylaştırılmasıyla hesaplanır. Tekil ve uç örnekler üzerinden genelleme yapmak kamuoyunu yanıltır; çünkü her sitenin şartları ve giderleri farklıdır. Güvenlikten teknik desteğe, peyzajdan bakım ve sulamaya kadar çok sayıda hizmet verildiği için giderler yüksektir. Bu nedenle site yöneticiliği günümüzde oldukça zor ve kapsamlı bir meslek hâline gelmiştir" şeklinde konuştu.
Bir başka site yöneticisi Ali Gürsel Ovalı da "Tam teşekküllü sosyal tesis alanlarına sahip sitelerde belirli bir aidat seviyesinin olması son derece doğal ve kaçınılmazdır. Yüzme havuzlarından spor alanlarına, çocuk oyun alanlarından güvenlik hizmetlerine, teknik bakım ekiplerinden peyzaj düzenlemelerine kadar çok geniş bir hizmet zinciri söz konusudur. Bu hizmetlerin kesintisiz, kaliteli ve güvenli şekilde sürdürülebilmesi ciddi bir planlama, bütçe disiplini ve profesyonel yönetim anlayışı gerektirir. Bizim sitemizde tam teşekküllü sosyal tesis alanları var. Böyle bir sitede aidatların 5 ile 7 bin lira arasında değişmesi normal. Ancak altını özellikle çizmek gerekir ki, bir sitenin başarısı yalnızca aidat rakamlarıyla ölçülemez. Asıl belirleyici olan, toplanan aidatların nasıl yönetildiği, ne kadar verimli kullanıldığı ve uzun vadeli bir bakış açısıyla planlanıp planlanmadığıdır. Doğru yönetilen bir sitede kaynaklar şeffaf biçimde kullanılır, bakım ve onarım süreçleri aksatılmadan yürütülür, muhtemel problemler büyümeden önlenir ve sakinlerin hayat kalitesi sürekli olarak korunur" şeklinde konuştu.
Ovalı ayrıca "Başarılı bir site yönetimi, yalnızca bugünü değil geleceği de planlar. Ortak alanların yıpranmasını önleyecek yatırımların zamanında yapılması, enerji ve işletme giderlerinin optimize edilmesi, sosyal alanların sürdürülebilir şekilde işletilmesi sitenin uzun vadede değer kaybetmesini engeller. Bu yaklaşım, hem aidatların kontrol altında tutulmasını sağlar hem de mülklerin değerini koruyan bir yapı oluşturur. Dolayısıyla sürdürülebilir, düzenli ve yüksek yaşam standartlarına sahip sitelerin arkasında mutlaka güçlü, disiplinli ve profesyonel bir yönetim anlayışı vardır. İyi bir yönetim, aidatı bir maliyet kalemi olmaktan çıkarıp, site sakinlerine geri dönen bir yaşam kalitesi ve değer artışı unsuruna dönüştürür. Bizim bu noktadaki başarımızın sırrı da budur" ifadelerini kullandı.