Vergi Dilimlerine Girmeden Net Maaşı Korumaya Yönelik Tüyolar

Çalışanlar için yılın ikinci yarısı artan gelir vergisi, net maaşı koruma önündeki en büyük engellerden. Ancak doğru stratejilerle maaşı korumak mümkün.

Türkiye'de ücretli çalışanların en büyük sorunu, yılın ikinci yarısından itibaren artan vergi dilimleri sebebiyle net maaşta yaşanan azalmadır. Yılın ilk ayları dolgun görünen maaşlar özellikle ilk 6 ayın ardından yavaş yavaş erimeye başlar ve yıl sonuna doğru iyice azalır. Bunun en temel nedeni her ay orantılı olarak artan gelir vergisi oranlarıdır. Yıl boyunca aldığınız toplam kazanç arttıkça, her ay maaştan kesilen vergi de artar. Dolayısıyla %15'lerle başlayıp %40'lara ulaşan kesintiler söz konusu olabilir.
Fakat bu sistem içinde net geliri korumak ve maaş kesintisini en aza indirmek için uygulanacak tüyolar bulunur.

Reklam
Reklam

1. Sözleşmeyi net maaş üzerinden yapmak.

Vergi diliminin maaşlar üzerindeki erime etkisini gidermenin kesin çözümü sözleşme masasında gerçekleşir. İş sözleşmesi imzalarken brüt yerine net maaş belirlemek, yıl sonu düşüşlerinden korunmak için harika bir yöntemdir. Çünkü yılın son aylarına doğru vergi dilimi artsa bile maaş anlaşması net miktar üzerinden yapıldığından ödemelerde herhangi bir kesinti olmaz.

2. Nakit zam yerine yan hak talep etmek.


Aylık maaşlarda zam almak ilk başta cazip gelebilir. Ancak maaşa eklenen zam doğrudan vergi matrahına işlenir ve ufak değişikliklerde bile geçerli olan vergi dilimini değiştirebilir. Örneğin; 5.000 TL'lik bir zam, gelir vergisinin bir üst vergi dilimine girmesine neden olabilir. Dolayısıyla alınan zamma kıyasla ödenen vergilerde de artış olur ve net maaşta daha fazla düşüş söz konusu olabilir. Bu nakit meblağı yol/yemek kartı, alışveriş çeki ya da ulaşım desteği gibi yan haklara çevirmek ise doğrudan net değer artışı sağladığından maaşı daha iyi değerlendirmeye yardımcı olur.

3. Sağlık sigortalarından faydalanmak.


İşveren ya da çalışanın kendisi tarafından her ay düzenli olarak yapılan Özel Sağlık Sigortası (ÖSS) ya da Tamamlayıcı Sağlık Sigortası (TSS) ödemeleri, vergi planlamasında oldukça etkili araçlardır. Maaş bordrosuna yansıtılan bu tür sigorta primleri, belirli miktarı aşmamak koşuluyla brüt maaş üzerinden hesaplanan vergi matrahından düşürülebilir. Bu hesaplamada vergiye tabi olan maaş geliri düştüğünden vergi diliminin üst limite geçişi yavaşlar ve yıl sonundaki maaş erimesi azalır.

4. Bireysel emeklilik avantajını kullanmak.


Şirketlerin çalışanlarına sunduğu bireysel emeklilik paketleri, vergi dilimi artışından korunmak için harikadır. İşveren katkılı emeklilik uygulamaları, çalışan adına yatırılan katkı paylarını kapsar ve belirli bir miktarı aşmamak kaydıyla gelir vergisi matrahından düşürülebilir. Örneğin; elden nakit olarak alındığından vergi dilimini %27'ye çıkaracak bir miktar, doğrudan vergisiz şekilde emeklilik fonuna aktarılabilir.

5. Çocuk bakım yardımlarını değerlendirmek.


Çalışan kadınlar için devletin sunduğu son derece güçlü çocuk bakım ve kreş yardımları bulunur. Bu yardımlardan belirli koşulları karşılayan erkekler de faydalanabilir. Özellikle okul öncesi eğitim dönemindeki çocukların bakım evi, kreş ve beslenme gibi masrafların bir kısmı gelir vergisinin dışında bırakılabilir. Nakit artışı yerine doğrudan ödeme yardımı olarak alınan bu tutar, maaşın şişmesi ve vergi diliminin yükselmesi karşısındaki harika bir kalkandır.

6. Primleri stratejik planlamak.


Bazı firmalar çalışanlarına yıllık ikramiye veya prim dağıtır. Fakat bu ödemelerin belirli bir dönemi olmadığından, net maaşta bir anda yüklü artış yaşanabilir. Bunun sonucunda vergi dilimi yükseleceğinden maaş erimesi de artmış olur. Ancak primlerin stratejik olarak zamanlanması sayesinde bu sorundan korunmak mümkündür. Örneğin; primler, maaşların vergi oranının en düşük olduğu ilk 6 aylık dönemde yatırılırsa, çalışan cebine girecek net para da daha fazla olur.

7. Kadro değişikliğini düşünmek.


Şirketlerin Teknopark ve Ar-Ge birimleri, diğer birimlerden farklı vergi oranlarına tabidir. Bu çalışanlar, şartları değişmekle birlikte genellikle gelir vergisi stopajı teşviklerinden faydalanırlar. Böylece başka birimlerde çalışan aynı brüt maaş sahiplerine kıyasla hem istikrarlı hem de daha yüksek miktarda net maaş alırlar. Dolayısıyla özellikle bilişim, yazılım, mühendislik gibi alanlarda çalışanlar şirketlerin Ar-Ge merkezlerine geçiş yaparak maaş erimesinden korunabilirler.

8. Engellilik hakkını bordroya işletmek.


İş hayatında çalışanlara en büyük avantaj sağlayan haklardan biri engellilik indirimidir. Bu indirimler fiziksel engellerin yanı sıra; astım, diyabet, uyku apnesi gibi kusurları ya da kronik hastalıkları da kapsar. Engellilik şartlarının iyi araştırılması ile vergi indirimine yönelik haklar talep edilebilir. Vergi oranını tasdikleyen bir heyet raporu sonucu, engel derecesine göre aylık gelir vergisi oranlarında indirim yapılır. Böylece maaş üzerinden ödenen vergi miktarı düşer ve maaş erimesi yavaşlar.

</amp-ad>
Anahtar Kelimeler: