Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen düzenlemeyle birçok alanda yeni hükümler hayata geçirilecek.
Kanunla birlikte banka hesap bilgilerinin kötüye kullanılması, faiz hesaplamaları, hakim ve savcı eğitimleri, genetik inceleme sonuçlarının gizliliği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, tazminat hesaplamaları ve Danıştay'ın yapısına ilişkin önemli değişiklikler yapılacak.
Yeni düzenlemelerle ilgili merak edilen 10 soru ve yanıtları şöyle:
Kamuoyunda "IBAN mağdurları" olarak bilinen, haksız menfaat sağlamak amacıyla banka hesap bilgilerini başkalarıyla paylaşan kişilere yönelik yeni düzenleme yapıldı.
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158'inci maddesine eklenen fıkraya göre, dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin; kişinin kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlaması amacıyla, kendisine ya da başka bir kişiye ait banka hesabı, kredi kartı gibi ödeme araçlarının veya banka, aracı kurum, ödeme hizmet sağlayıcıları ya da kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesapların kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgi ve araçların başkasına verilmesiyle sınırlı kalması halinde uygulanacak cezada yarı oranında indirim yapılacak.
Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden önce TCK'nin "Dolandırıcılık" veya "Nitelikli dolandırıcılık" hükümleri kapsamında haklarında hüküm verilen ancak dosyaları kanun yolu incelemesinde bulunan sanıklar için yeni süreç uygulanacak.
Eklenen fıkradan yararlanabilecek sanıkların bölge adliye mahkemeleri ceza dairelerinde bulunan dosyaları hakkında bozma kararı verilecek ve dosyalar ilk derece mahkemelerine gönderilecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunan dosyalar ise geliş şekline uygun olarak ilk derece mahkemelerine iletilecek.
Düzenleme öncesinde dolandırıcılık veya nitelikli dolandırıcılık suçlarından hüküm giymiş, dosyası infaz aşamasında bulunan ve haklarında TCK'nin etkin pişmanlık hükümlerine ilişkin 168'inci maddesi uygulanmamış kişilerden, yeni düzenlemeden yararlanabilecek olanlar; mağdurun zararını mahkeme tarafından yapılacak ihtardan itibaren 6 ay içinde tamamen gidermeleri halinde etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilecek.
Bu kapsamda mağdurun uğradığı zararın aynen geri verilmesi veya tazmin edilmesi gerekecek. Zarar tamamen giderilene kadar bu süre içinde infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verilemeyecek. Söz konusu hükümler, kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla hüküm verilmiş ancak kanun yoluna başvurulmaması nedeniyle daha sonra kesinleşen kararlar için de uygulanacak.
Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'da yapılan değişiklikle, miktarı sözleşmeyle belirlenmeyen faiz ödemelerine ilişkin yeni hesaplama yöntemi getirildi.
Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken durumlarda, miktarın sözleşmede belirlenmemesi halinde ödeme; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i üzerinden yapılacak.
Bu oran, 30 Haziran günü önceki yılın 31 Aralık tarihinde uygulanan reeskont oranından 5 puan veya daha fazla farklılık gösterirse yılın ikinci yarısında 30 Haziran günü belirlenen oranın yüzde 80'i esas alınacak.
Hakimler ve Savcılar Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle adli yargı hakim ve savcı yardımcıları ile idari yargı hakim yardımcılarının eğitim süreçlerine ilişkin yeni hükümler getirildi. Bu kapsamda ilgisine göre; Anayasa ve insan hakları hukuku, ceza hukuku, özel hukuk, idare hukuku, vergi hukuku ve usul hukuku alanlarında eğitim verilecek.
Ayrıca duruşma yönetimi, karar ve gerekçeli karar yazımı, adalet hizmetlerinin yönetimi ve denetimi, uluslararası kuruluşlar ve sözleşmeler, sık karşılaşılan davalar ile kişisel gelişim konuları da eğitim kapsamına alınacak. Yazılı sınavlarda eğitim verilen alanlardan sorular sorulacak ve sınavlar 100 tam puan üzerinden değerlendirilecek. Sonuçlar yazılı sınav kurulu tarafından tutanağa bağlanarak Türkiye Adalet Akademisine teslim edilecek.
Sözlü sınavlarda ise hakim ve savcı yardımcılarının mevzuat, içtihat ve uygulama bilgisi, mesleki yeterliliği, hukuki meseleleri kavrama ve çözme yeteneği, ifade kabiliyeti, özgüveni, temsil yeteneği, davranışlarının mesleğe uygunluğu, Türkçeyi etkin kullanma becerisi ile genel kültür ve yetenek düzeyi değerlendirilecek. Ayrıca hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası uygulanacak.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişiklikle genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve korunmasına ilişkin yeni düzenleme getirildi. Buna göre inceleme sonuçları, kimlik bilgilerinden arındırılarak özel bir sisteme kaydedilecek. Sonuçların bir örneği ise dosyada delil olarak saklanması amacıyla soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek.
Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak bulunan bilgiler; kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddedilmesi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının kesinleşmesi halinde derhal yok edilecek. Diğer durumlarda ise mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle bilgiler, cumhuriyet savcısının huzurunda imha edilecek ve bu işlem tutanak altına alınarak dosyada saklanacak.
Bilgileri sisteme kaydedilen kişiler, kişisel verilerin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir neden bulunması halinde hakim veya mahkemeden bilgilerin silinmesini talep edebilecek. Bu bilgiler, devam eden soruşturma veya kovuşturmalarda maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısının kararıyla kullanılabilecek.
Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemede değişiklik yapıldı. Yeni düzenlemeye göre sanığa yüklenen suç nedeniyle yapılan yargılama sonucunda verilen cezanın 2 yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek.
Bu kararın verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması ve mağdurun veya kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmesi gerekecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen hapis cezası ertelenemeyecek ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.
Kararın verilmesi halinde sanık 5 yıl süreyle denetime tabi tutulacak. Denetim süresi içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecek.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenleme; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa'nın "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17'nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlarda uygulanmayacak.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle duruşmalar arasındaki süreye ilişkin yeni bir sınır getirildi. Buna göre duruşmalar arasındaki süre 3 aydan daha uzun olamayacak. Ancak işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hallerde hakim gerekçesini belirterek daha uzun süre belirleyebilecek.
Ses ve görüntü nakli yoluyla duruşmaya katılmasına karar verilen kişiler hakkında; ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh olma halleri dışında elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren 3 ay sonra yürürlüğe girecek.
Türk Borçlar Kanunu'nda yapılan değişiklikle çalışma gücünün azalması veya kaybı nedeniyle oluşan zararlar ile ölen kişinin desteğinden yoksun kalanların uğradığı kayıplara ilişkin tazminatlarda faiz başlangıcı yeniden düzenlendi.
Buna göre zarar görenin veya destek sağlayan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin hesaplanan tazminat toplamına, haksız fiil veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten itibaren kanuni faiz uygulanacak.
Kazancın bilinmediği döneme ilişkin hesaplanan tazminat miktarına ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecek. Ayrıca tazminatlar için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedeller, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminat miktarından oransal olarak mahsup edilecek.
Danıştay Kanunu'nda yapılan değişiklikle, 2016'dan itibaren 10 yıl içinde Danıştay'daki daire sayısının 10'a düşürülmesine yönelik 23 Temmuz 2026'da sona erecek süre 4 yıl daha uzatılacak.
Böylece söz konusu süre 23 Temmuz 2030'a kadar devam edecek.
Ayrıca Danıştay daire sayısının azalmayacak olması nedeniyle boşalan her 2 üyelik için bir üye seçimi yapılması uygulamasından da 23 Temmuz 2030'a kadar vazgeçilecek.