Yaz aylarına yavaş yavaş girilirken birçok kişi meyvelerdeki son durumu merak ediyor. Özellikle geçen yıl zirai don sıkça gündem olmuştu. Geçtiğimiz sene pek çok kişinin 'kiraz yiyemedik' diye yakındığı kirazda bu sene durumun ne olduğu da soru işareti. Peki, bu yıl kiraz yenilebilecek mi? Uzman isim detayları anlattı.
Habertürk yayınında konuşan Tarım Yazarı Mine Ataman "Bu yıl kiraz yiyebilecek miyiz?" sorusuna şu şekilde yanıt verdi:
"Bu yıl kiraz yiyeceğiz. Hatta şu anda bile pazarlara gelmeye başladı ve fiyatı da aslına bakarsanız 200 TL. Geçtiğimiz yıl çünkü 699'un altına hiç düşmemişti. Öyle olunca da tabii 200 TL bile aslında bize çok uygunmuş gibi geliyor. Bir haftadır, 3-4 gündür pazarlara gelmeye başladı. Herkes bir yılın o açlığını kiraz yiyememenin çıkaracaklardır. Bu yıl Türkiye'de sadece kirazda değil pek çok üründe hem rekolteler yüksek açıklanıyor. İklim bu yılın çok keyifle iyi gidiyor. Bereketli bir sezon yaşıyoruz. Şimdi artık yavaş yavaş sebzelerde, meyvelerde, tahıllarda da önümüzdeki hafta itibarıyla hasatlar başlıyor. Türkiye bu sene gerçekten de pek çok üründe rekoltede ciddi artışlar, rekorlar bekliyor.
Etkilemiyor. Tabii ki bölgesel olarak veya bir küçük havza içerisinde etkili olan yerler olmuştur. Ama geçen yıl şöyle hatırlayalım 28 milyon tondan 19 milyon tona sadece meyveler düşmüştü. En çok da kiraz Türkiye'de yüz binlerce ton üretilen kiraz geçtiğimiz yıl 10.000 ton bile üretilememişti. Yani bu kadar büyük bir felaket yaşadı Türkiye, geçtiğimiz yıl gerçekten de çok büyük bir iklimsel felaket yaşadı. Yani bu dünyadaki pek çok ülkede çok az görülür, yani 50 yılda, 100 yılda bir yaşanır bir şey yaşadık biz. Bu anlamda da bu sene o bakımdan da hani sütten ağzı yananın yoğurdu üfleyerek yemesi misali biz böyle küçücük eksi 4'lerde, 5'lerdeki bir don hemen riski üzerine hem Tarım Orman Bakanlığı hem sigorta şirketleri herkes böyle tetikteydi. Çiftçi de keza aynı şekilde yani çiftçi bu sene hep tarlasının başındaydı, yanındaydı. Gece gündüz bekledi. Alabileceği bütün önlemleri aldı. Gerek teknolojik anlamda gerekse el yordamıyla, kadim bilgileriyle alabileceği bütün önlemleri aldı. Aslında giderek tabii tarımı hem biz daha çok konuşuyoruz hem de çiftçi kaybetme riski üzerine tarlasına, üretimine daha çok sahip çıkmaya başlıyor. Çünkü öyle bir yıl yaşıyoruz, öyle dönemler yaşıyoruz ki bir hava olayı geliyor, Anadolu'da ona şey derler 'yel gelmeden, sel almadan' diye yani her an tetikteyiz ve üretimin doğru olabilmesi adına biz de tarladayız, tarımı her türlü kontrol etmeye çalışıyor çiftçiler.
Bu sene hep rekoltede rekorlarla konuşuyoruz. Buğdayda da keza aynı şekilde 23 milyon tonlar konuşuluyor. Hatta bazı uzmanlar bunun 25 milyon tona varabileceğini ifade ediyor. Uluslararası tahıl konseyi biraz daha temkinli o 22'lerden bahsediyor ama her durumda Türkiye'nin ihtiyacı olan yaklaşık 21 milyon tonluk bir buğday. Bunun üzerine dışarıdan dahilde işleme rejimiyle alıyoruz, tekrar işleyip bütün dünyaya un olarak katma değerli makarna olarak ihracatını yapıyoruz. Şimdi tabii bu yıl rekolteler çok iyi aslında ama bunu da yönetmek gerekiyor. Çünkü sebzede, meyvede evet bu sene iyi rekolteler bekliyoruz ama geçtiğimiz 3-4 yıl boyunca Mısır gibi, Fas gibi, Özbekistan, İran gibi, Sırbistan gibi, Ukrayna gibi ülkeler aslında Türkiye'nin bütün dünyada lideri olduğu kayısı, ayva, kiraz, fındık gibi ürünlerde işte Şili gibi ülkeler üretimlerini arttırmaya başladılar. Yani rekolte geliyor demek fiyatlar çok uygun olacak, rekolte geliyor demek ihracatımız çok iyi olacak anlamına da gelmiyor. Rekolte çok önemli. Jeopolitik olarak, coğrafi olarak bize Allah'ın bir hediyesi. Ama bizim bunun üzerine tarımımızı daha da güçlendirmemiz gerekiyor ki hem iç pazarda doğru fiyatla biz gıdaya erişebilelim hem de ihracat yaparak çiftçi gelirlerini arttırabilelim. Çünkü tarım şu anda sadece gıdanın girdisi değil. Tarım aslında biyoyakıtlar açısından da pek çok endüstrinin de girdisi. Çiftçi şu anda bir tek gıda anlamında gıda üretmiyor. Çiftçi şu anda sadece bizi beslemiyor. Çiftçi şu anda arabaları da besliyor, motorları da besliyor. Pek çok endüstriye aslında çiftçi şu anda üretim yapıyor.
Bu anlamda da gelinen noktada rekolte yetmiyor, rekor yetmiyor, hava durumunun iyi gitmesi yetmiyor, bunlar çok önemli, Tarım Orman Bakanlığımız da zaten her anlamda önlem alarak, teknolojiyi destekleyerek çiftçiyi de güçlendiriyor ki bu süreci düzgünce yönetelim"