Açık Açık 29. Bölüm | Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu: Temmuz’da asgari ücrete ara zam olasılığı yüksek

Açık Açık her hafta yeni bölümleriyle Türkiye’nin yeni nesil ekonomi ve finans kanalı finansZone’da gündemin nabzını tutmaya devam ediyor. Açık Açık’ın bu bölümünde Güzem Yılmaz Ertem’in konuğu Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu oldu. Aslanoğlu'nun, "Temmuz’da asgari ücrete ara zam olasılığı yüksek." ifadeleri dikkat çekti.

Finans ve ekonomi konularını farklı bakış açılarıyla ele alan YouTube kanalı Finanszone'daki Açık Açık programı 29. bölümüyle izleyiciyle buluştu. Açık Açık’ın 29. bölümünde, Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu önemli açıklamalarda bulundu. Aslanoğlu 2026'daki beklentileri, asgari ücreti, küresel belirsizlikleri ve enflasyon beklentilerini ele alan açıklamalarda bulundu.

Reklam
Reklam

AÇIK AÇIK'IN 29. BÖLÜMÜNÜ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN

Program, siyasi ve jeopolitik risklerin yüksek olduğu bir atmosferle başlayan 2026’nın küresel ekonomi açısından ne anlama geldiğini tartışarak başladı. Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu, dünyanın bugün ekonomi dışı gelişmeleri —siyaset, jeopolitik, askeri ve diplomatik hamleleri— öngörmekte zorlandığını, bu nedenle küresel dengelerde adeta bir “sıfırlama” sürecinin yaşandığını vurguladı. Daha önce “nasıl olur?” denilen pek çok gelişmenin artık gerçekleştiği bu dönemde, düşen faiz ortamına rağmen küresel belirsizliklerin büyüme üzerindeki baskısı da detaylı bir biçimde ele alındı.

ASGARİ ÜCRET

Sohbetin Türkiye ayağında ise, 2026 enflasyon beklentileri ışığında asgari ücret ve gelir dağılımı masaya yatırıldı. Aslanoğlu’na göre yılın daha başında açlık sınırının altında kalan asgari ücret sürdürülebilir değil; yıl ortasında bir düzeltme yapılsa bile yaşanan refah kaybının telafi edilmesi oldukça zor. Tüketim davranışlarında harcanabilir gelirden çok servet etkisinin belirleyici olmaya başlaması, ekonominin sosyal boyutunu daha da kritik hale getiriyor.

Reklam
Reklam

Aslanoğlu konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı;

"Rakamlar zaten kendi kendini söylüyor. Açlık sınırının altında bir rakamla başladık. Bu ortalama ücretlerin de mevcut seviyede hangi refah düzeyi varsa onun altında kalındığını işaret ediyor. Bu önümüzdeki aylarda ücretle geçinenlerin tüketim eğiliminde bir miktar azalma anlamına gelebilir. Talepteki baskı enflasyon anlamında dezenflasyona olumlu hizmet eder. Bir dezenflasyon var ama nereden nereye geliyor onu netleştirmek lazım. Baktığımda sürdürülebilir bir durum gibi gelmiyor bana. Açlık sınırının altında başlayıp devam edecek bir süreç çok uzun süre gidemeyebilir. Bu, Türkiye'nin bu yıl gündeminde de tutulabilecek bir konu gibi geliyor. Biz yeni zamları gördükçe, alım gücü düştükçe gündemde kalacağını düşünüyorum. Asgari ücretli maaşını alınca zamları görmüş olacak zaten. Temmuz gibi bir ara zam olasılığının yüksek olduğunu düşünüyorum. Türkiye'nin 1,5 2 yıl içinde bir seçim yaşama ihtimali var gibi. 1 yıl öncesinden seçim ekonomisini görme ihtimali artıyor. 2026'nin ikinci yarısından itibaren daha genişlemeci bir politikaya girme ihtimalimiz olabilir.

Reklam
Reklam

ENFLASYON VE FAİZLER

Programın devamında, yıl sonu enflasyon beklentileri ve politika faizinin enflasyonla mücadeledeki rolü sorgulandı. Toplumun enflasyon beklentileriyle mevcut politika seti arasındaki kopukluğun, politika faizini zamanla yalnızca bir “tabela faizi”ne dönüştürme riskini beraberinde getirip getirmediği tartışıldı.

ALTIN VE GÜMÜŞ...

Bölümün son kısmında ise yatırımcıların en çok merak ettiği başlıklara odaklanıldı. 2026’da altın ve gümüş gibi emtiaların portföylerdeki yeri, altına yönelik güçlü talebin fiyatlar üzerindeki etkisi ve önümüzdeki dönemde Borsa İstanbul ile mevduat faizi arasındaki cazibe dengesi kapsamlı şekilde değerlendirildi.

Küresel belirsizlikler, Türkiye ekonomisinin yapısal sorunları ve yatırım tercihleri arasında net bağlar kuran bu bölüm, 2026’ya dair büyük resmi görmek isteyenler için güçlü bir rehber niteliğinde.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: