Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, tv100 ekranlarında yayınlanan Ana Haber Bülteni'nde Kübra Par'ın sunduğu Ana Haber Bülteni'nin konuğu oldu. Özel röportajda soruları yanıtlayan Bakan Bayraktar, enerji gündeminde merak edilen soruları yanıtladı.
Bakan Bayraktar'ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
"Ateşkes dönenimde Pakistan'daki neticelerinin müsbet neticelenmesi üzerine bütün dünya beklenti içinde. Fakat bu olmadığı gibi Hürmüz ile alakalı durum daha sıkıntılı bir sürece doğru evriliyor. Ülkemiz açısından arz güvenliği için hala aynı noktadayız. Çünkü Türkiye olarak biz doğal gaz geçişinde Hürmüz’ü kullanmıyoruz, petrol geçişinde de sadece yüzde 10’luk bir payımız oradan sağlanıyor. Dolayısıyla bu bizim açımızdan yönetilir bir seviye. Bütün dünyayı etkileyen ve bizi de etkileyen yönü fiyatlar kısmı. Yeni durum krizin büyüyeceği anlamına geliyor. Beklentimiz işin normalleşme sürecine girmesi. 101-102 dolarlı rakamlar gelecek vadeli fiyatlandırmalar. Bugün almak isteseniz 140 dolar. Fiziki alımda daha yüksek fiyatlanıyor. "
"Hürmüz'e bağlı ülkelerde, Asya piyasalarında arza bağlı ciddi sıkıntı var. Orada farklı tedbirler alınıyor. Uzaktan çalışmalar konuşuluyor. İhtiyacı düşürmeye yönelik tedbirler alınıyor. Bir çok ülke, batı ülkeleri de dahil olmak üzere artan enerji fiyatlarından vatandaşları korumak için tedbirler alıyor. Biz de tedbirleri alan ülkelerden biriyiz. Eşel mobil de böyle bir şey. Hazine vergi gelirinden feragat ediyor. Bunu uygulamadığınız zaman şu anda gördüğümüz dizel veya benzin fiyatının litre başına 14-15 lira daha yukarı gitmesi söz konusu olabilir. Neredeyse 3 haneli rakamları görebileceğimiz bir sürece gitme durumundayız. Bu yaptığımız düzenleme vergi anlamında yaklaşık 600 milyar liralık bir feragat anlamına geliyor. Devlet 600 milyar liralık vergiyi eşel mobil sistem ile yıl sonuna kadar akaryakıttan almamış oluyor."
"Yavaş yavaş kıştan çıktığımız ve dolayısıyla tüketimlerin azaldığı bir dönem. Bu iyi bir haber. Bu yönüyle doğal gaz tüketimimiz azalıyor. Depolarımız kış sezonlarından çıkarken daha düşük seviyede olurdu. Ancak şu an depolarımız hem Silivri hem Tuz Gölü depolarımız ortalamada yüzde 72 dolu. Yüzde 28'lik boş kapasitemiz var. Avrupa'da tam tersi durumda yüzde 28 dolu, yüzde 72 boş. Temelde iki şey yaptık. LNG ile doğal gaz tedarikini ciddi şekilde artırdık. Biz tedariğimizi çeşitlendirme stratejisi ile yürüdük. Türkiye'nin doğal gaz bağımlılığı çok yüksekti. Karadeniz'de bulunan gaz sisteme girince bu oran önemli oranda düştü. LNG tesislerinin kapasitesini 5 kat artırdık. Geçtiğimiz yıl Türkiye 13 farklı ülkeden sıvılaştırılmış doğal gaz aldık. Sıvılaştırılmış doğal gazı aldığımız için çeşitliliği artırdık. Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada şanslıyız; doğal gaz ve petrol var. Ancak bu bölgenin nasıl netameli bir bölge olduğunu biliyoruz. Savaşlar var, çatışmalar var. "
"2024-2025 ve 2026'da enerji fiyatlarında yapmaya çalıştığımız şey yılda bir kez beklenen enflasyon civarında fiyat düzenlemesi. Bir taraftan da enflasyon ile mücadele programını yürütüyoruz. Enflasyonu artıracak adımlardan uzak durmak lazım. Gayemiz yılda bir kez ile sınırlı tutabilmek. Yaşanan Amerika-İsrail-İran savaşı hesapları bozmuş durumda. Bütün hedefimiz yıl sonuna kadar fiyat artışı olmadan süreci tamamlamak.
Bizim vatandaşlarımızın konut doğal gaz faturalarına desteğimiz var. Burada fatura 620 milyar şaşmış durumda artan doğal gaz fiyatları nedeniyle."
"İl il farklı yapıyoruz. Prensipler aynı ama uygulamalar farklı. Ocak ayında Erzurum'da tüketim Antalya'dan farklı. Şehrin ortalamasına göre tüketime bakılacak. Bizim destek programımız pandemiyle beraber başlayan bir süreç. Pandemiyle beraber hiçbir vatandaşımızı dışarıda bırakmayan, gelirine bakmadan başladık. Pandemi herkesi eşitleyen bir süreç oldu.
Bu etkin bir destek programı değil. Burada ihtiyacı olmayan kesimden desteği kesiyoruz. En düşük grupta, emeklilerde desteği artıracağız. İhtiyacı olmayanın destekten çıkarılması gerekiyor. Tüketim alışkanlıklarını da gözden geçirmemiz gerekiyor. Oda sıcak diye camı açıyoruz. Bir anlamda daha sorumlu ve tüketimi oluşturulmalı. Kimseye konforundan vazgeçsin demiyoruz. Ama odayı ısıtıp camı açtığınızda yanlış var. Uzun yıllara dayalı olarak hedefiğimiz Türkiye'yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarma. Enerji ithalat faturamızın her gün artması söz konusu oluyor. 2003-2016 arası hidrolik santral devrimi var Türkiye'de. Güneş enerjisi ve rüzgar enerjisi devrimi başladı. Doğal gaz ve petrol alanında da değişen bir strateji var.
Bu stratejinin neticelerini de görmeye başladık. 4 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacını kendi başımıza karşılıyoruz. 22 yıl evde ise doğal gaz kullanılıyor. Bu yılın sonunda bu rakam 2 katına, 8 milyona çıkıyor. 2028'e geldiğimizde bugünkü üretim 4 katı aşacak ve 17 milyon hanenin gazını kendi kendimize karşılacak hale geleceğiz. İhtiyacımız çok fazla. Doğal gazdan elektrik üretiyoruz. Sanayimiz doğal gaz üretiyor. "