İstanbul gibi bir metropol ile Anadolu şehirlerindeki harcamaların aynı olmadığı belirtilir ve bu durum başta 'mantıklı' bulunur.
Ancak durum hiç de göründüğü gibi değildir! Bu demode fikir, adeta tatlı bir zehirdir. Görünüşte makul, hakikatte kaotiktir. SGK Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, köşesinde bu konuya değindi.
"Sanmayın ki bu yeni bir fikirdir. Biz bunu daha önce denedik! 1951 ile 1967 yılları arasında şehirlerde (mahallî) komisyonlar kuruldu. Sonraki yıllarda 6 bölge, akabinde baktılar olmuyor, 4’e düşürdüler. Sektör bazında da da uygulamalar olmuştu" diyen Karakaş, yazısında şu ifadelere yer verdi:
İşçiler sokağa döküldü. Büyük grevler başladı. Mahkemeler şikâyet dilekçeleriyle doldu. Sonunda rahmetli Bülent Ecevit hükûmeti bu işe "Dur" dedi.
Bölgesel ücret çöpe atıldı. 1989’dan beri de tüm Türkiye’de tek bir asgari ücret uygulanır oldu. En son 2014 yılında 16 yaş kıstası da kaldırıldı.
Daha önce duvara çarpmış bir arabayı, aynı duvara tekrar sürmenin âlemi var mıdır?
Efendim dünyada çok örneği var! Türkiye’de neden olmasın?
İnanın şaşırıyorum bu benzetmelere. Soruyorum dünyada başka hangi ülkede bu kadar çok asgari ücret konuşuluyor? Avrupa’nın hangi ülkesinde Türkiye kadar asgari ücretli var? Komşu ücretlerle ortalama ücret hâline gelmiş bir ücretten bahsediyoruz.
Ve bu sadece bir ücret de değildir. Çalışma hayatındaki bütün hesapların kilit taşıdır.
O taşı çekerseniz, bütün bina üzerimize çöker!
2026 yılındayız. İşçinin cebine giren aylık asgari ücret 28.075,50 TL bir ailenin aylık mutfak masrafının sadece %78’ni karşılıyor. Asıl mesele burada hayat pahalılığı karşısında asgari ücretin aylık gıda masraflarını karşılamaması. İstanbul’da da karşılamıyor. Şanlıurfa’da da karşılamıyor. Anadolu’nun hiçbir ilinde de karşılamıyor.
Asgari ücretin ücret tarafını bir yana bırakalım. Peki, bir mihenk taşı olarak neleri değiştirir?
Sayalım:
SGK Primleri: En düşük ve en yüksek sigorta primi buna göre hesaplanır.
Sağlık Sigortası (GSS): Cebinizden çıkacak para bu cetvelle ölçülür.
Askerlik, Doğum, Yurt dışı… Borçlanması: Tamamen bu rakama bağlıdır.
SGK İdari Para Cezaları: Kaçak işçi çalıştıranın cezası bu rakamla çarpılır.
İşsizlik Maaşı, Meslek Hastalığı, İş Kazası, Hastalık, Analık… Rapor Parası: Bu rakam belirleyici
Kıdem Tazminatı: Tabanını da bu sayı belirler.
Devlet Yardımları: Muhtaç aylığı, hane gelirinin bu sayıya oranına göre verilir. Daha da örnekleri çoğaltmak mümkün. Saymakla bitmiyor.
Gördünüz mü? Bu bir rakam değildir. Devletin terzisindeki ana mezuradır.
Mezurayı kısarsanız, elbise tutmaz! Yani bir bölgede ya da sektörde yüksek kıdem tazminatı, işsizlik maaşı… Diğer bölgeler de daha düşük! Bir düşünün nasıl neticelere yol açar.
Kimsenin aklına gelmez. Daha emekli maaşlarından bahsetmedik. Asgari ücretten çalışanların maaşları da bölgesel/sektörel asgari ücrete göre düşük ya da yüksek olacaktır. Alın size başka bir emeklilik kaosu…