Canbay; Sıradaki hedef İran ve Türkiye’dir

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Canbay’ın Saadet Partisi Elazığ il divan toplantısında gündeme dair açıklamalarda bulundu

Canbay, konuşmasında Son dönemde müspet ve menfi olarak pek çok olayın gerçekleştiğini ve tüm hadiseleri tek tek ve parça parça değil bir bütün olarak değerlendirmek gerektiğine vurgu yaparak doğru teşhis yapmadan, doğru çözüm bulunamayacağını, yaşanılan sorunlara köklü çözümler gerekiğini belirtti.

Reklam
Reklam

Canbay Şöyle devam etti; Batı ülkeleri, kontrol altına alınamayan ağır bir krizle boğuşmaktadır. Tedbirler yetersiz kalmakta; hükümetler düşmekte ve “Bürokratik Hükümetler” kurulmaktadır. Ekonomik krizler siyasi krize dönüşmekte ve sosyal patlamaya varmaktadır.

ÜLKEMİZ İŞGAL ALTINDADIR

Batılı emperyalist güçler, refah seviyesini korumak için dünya rezervlerini sömürmekte ve çeşitli bölgelerde çıkardıkları savaşlarla silah sanayini geliştirmektedirler

Kapitalist bloka karşı “BRİÇ” Brezilya – Rusya – Hindistan ve Çin dünyanın etkili güçleri olma yolundadır.

Emperyalistlerin asıl korkusu; halkı Müslüman olan ülkelerde seçimle iş başına gelen hükümetlerin ülkelerini koruyan bağımsız politika izlemeleridir.

Hâkim Siyonist sermaye; toplumu, bürokrasiyi ve siyaseti etkilemek için her yolu mubah görmektedir.

Reklam
Reklam

Batı, İsrail’in yaptığı haksız işgalleri koşulsuz desteklemektedir. 1946 ile 2009 yılları arasında İsrail’in işgal ettiği toprakların haritasına baktığımızda batının, NATO’ nun ve BM’ in gerçek yüzü ortaya çıkacaktır. ABD’ in NATO kılıfı altında ülkemizi adeta işgal ettiği görülüyor. Füze kalkanı ve Patriotlar bunun bir parçasıdır.

Plan; büyük orta doğu projesi kapsamında “Arz-I Mevud”u gerçekleştirmektedir.

Bu plana mani olabilecek ülkeler zayıflatılmaktadır. Dün Irak bugün Suriye, yarın hedef İran ve Türkiye’dir

Irak’ın işgalinde ABD askerlerinin cenazeleri ülkelerine gittiğinde, halkın sokağa dökülüp savaş karşıtı gösteriler yapması üzerine W. BUSH “Biz Afganistan ve Irak’ı İşgal Etmeseydik Fas’tan Endonezya Ya Kadar Bir İslam İmparatorluğu Kurulacaktı” sözü gerçek hedeflerini ortaya koymaktadır.

Reklam
Reklam

Baskıcı bir yönetime sahip olan Suriye deki iç savaş da bütün şiddetiyle sürüyor. Türkiye, Suriye ile diyalogunu ve ılımlı politikasını ısrarla sürdürmüş olsa idi; bu kadar gerginlik olmaz ve Türkiye ve Suriye için daha hayırlı olurdu.

Bütün bu gelişme ve bölgedeki oyunlar kendiliğinden meydana gelmemekte ve BOP istikametinde gerçekleşmektedir. Ülkemizde meydana gelen gelişmeleri değerlendirdiğimizde AKP’ in iktidara geliş ortamının hızlanması ve reel politiğin benimsenmesiyle şu temel görüşler ekseninde bir siyaset yürütüldü

1.ABD ve İsrail dünyanın gerçekleridir ve stratejik ortaklarımızdır.

2.AB bir medeniyet projesidir ve mutlaka AB’ ye girmeliyiz

3.Faiz bir dünya gerçeğidir ekonomimizi küresel ekonomiye entegre etmeli ve faizci kapitalist nizam ile beraber çalışmalıyız.

Temel strateji ve reel politik benimsenince, on yıllık iktidar dönemlerinde müspet icatlar olarak algılanan; anayasal referandumu askeri vesayeti kaldırmaya yönelik adımlar darbe ile ve darbecilerle mücadele süreci hastaneler yollar havalimanları, hızlı tren, sağlık hizmetlerindeki yenilikler, TOKİ vasıtasıyla ev sahibi olma, son dönemde İHL’ in orta kısımları açılması ve üniversiteye girişindeki önündeki engellerin kaldırılması gibi gelişmeler sadece gündelik hayatı kolaylaştıran icraatlar olarak kalmaktadır.

Reklam
Reklam

Bunun yanında; ABD, AB ve faizci kapitalist düzen yörüngesinde bir uydu gibi hareket edildiği için milli ve bağımsız politikalar uygulanamadığından ülkemizin geldiği nokta dış politika faciası, ekonomik yıkım ve manevi tahribat olmuştur.

-Ekonomi bütünüyle bıçak sırtındadır

-Üretime, sanayiye ve kalkınmaya kaynak ayrılmamaktadır

-Borca dayalı ekonomi ve faiz politikalarıyla bütçenin bütün kaynakları faize gitmektedir. 2013 bütçesinde 34 MİLYAR TL bütçe açığına, 53 MİLYAR TL faize ayrılmıştır

-Memur, işçi, emekli, çiftçi ve esnafın satın alma gücü düşmüştür. Yıllık ücret artışı 3+3 olarak gerçekleşirken, gelen zamlar karşısında bu artış eriyip gitmektedir.

-İç göç önlenememiş, bunun sonucu olarak dengesiz kentleşme ve sosyal problemler çığ gibi artmıştır.

-İthalat 236 Milyar Dolar, İhracat 152 Milyar Dolardır. 84 Milyar Dolar dış ticaret açığı olmuştur.

Reklam
Reklam

-Resmi işsizlik oranı % 10,6 olmuştur.

-Buğday, mısır, pamuk, pirinç ithal edilir hale gelmiştir.

-Canlı hayvan ithalatı sebebiyle hayvancılık çökertilmiştir.

-2008’de kredi kartı borcu ödeyemeyenlerin 330 Bin iken bugün 912 Bine çıkmıştır.

-AHLAKİ TAHRİBAT;

-Aile yapımızın temeline dinamit konulmuş gençliğimiz ve gelecek nesillerimiz öz benliğinden kopartılmıştır.

-Eğitim müfredatı iyileştirilmeyip tahribata sebep olmuştur.

-Boşanmalar, intihar, uyuşturucu, fuhuş gibi suçlar hızla artmaktadır.

-AB uyum yasaları çerçevesinde yapılan düzenlemelerle toplumun kimyasını bozacak tehlikeli adımlar atılmıştır

Saadet Partisi olarak çözüm önerilerimizi şöyle sıralayabiliriz.

-Ahlaki ve manevi değerler, eğitimin her kademesinde ele alınmalıdır.

-Sanayi ve kalkınma hamlesi başlatılmalıdır.

-Ekonominin bünyesindeki faiz mikrobundan kurtulunarak faizsiz ekonomik düzene geçilmelidir.

Reklam
Reklam

-Devlet - Millet kaynaşması sağlanmalıdır.

-Şahsiyetli dış politika lider ülke Türkiye bağımsız politika uygulanmalıdır. Bunun için güçlü ekonomiye sahip olmamız gerekir.

-Ülkemizde huzur, barış ve kardeşliğin yeryüzündeki hak ve adalete dayalı Yeni bir Dünya Düzeni’nin kurulması gerekir.

Ajans23 / A.AKIN

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: