Chp Konya Milletvekili Kart: "turgut Özal’ın Zehirlendiği İddiası Türkiye Adına Bir Utançtır"

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya Milletvekili Atilla Kart, 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın zehirlendiği iddiasına...

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Konya Milletvekili Atilla Kart, 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın zehirlendiği iddiasına yönelik yaptığı açıklamada, “Türkiye Cumhuriyeti yönetimleri adına o dönemde görev yapan her yetkiliyi kastediyorum; bu bir utançtır” dedi.

Reklam
Reklam

TBMM’de basın toplantısı düzenleyen CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Türkiye’de diktatörlük rejiminin nihai dinamiklerinin hayata geçirilmek istendiğini söyledi. Diktatörlüğün tüm tezahürleriyle Türkiye’de yaşandığını ileri süren Kart, tarihte yaşanan diktatörlük süreçlerinin Türkiye’de yaşandığını ifade etti.

Toplumun inançlarının, etnik yapılarının, tarihi değerlerinin, Cumhuriyetin değerlerinin, sosyal ve ekonomik gruplar üzerenden ayrıştırıldığını söyleyen Kart, nefret söyleminin diktatörlük eliyle tırmandırıldığını kaydetti. Başbakan Yardımcısına suikast iddiasıyla kozmik odalara girildiğini ve devletin stratejik sırlarının deşifre edildiğini belirten Kart, suikast sorumlularının bir türlü bulunamadığını ve kamuoyu gelişmelerden haberdar edilmediğini vurguladı.

Gizli sürdürülen adli soruşturmaların hükümetin gayri resmi organı nitelindeki basın organlarına kolluk tarafından servis edildiğini de ileri süren Kart, konuşmasına şöyle devam etti:

Reklam
Reklam

“ÖSYM odaklı, KPSS, Yargıçlık sınavları, TUS, komiser yardımlığı sınavı soruları servis ediliyor, ancak failler bir türlü ortaya çıkarılamıyor. Yargı da karatma ortamı iştirak ediyor.

Bu rejimde, Enerji Bakanlığı bağlantılı olarak 1 milyar dolar seviyesinde kömür yolsuzluğu yapıldığına dair Hazine Raporları esas alınarak savcılığa suç duyurusu yapılıyor. Savcılıkta dosya 3 yıldan bu yana sümen altı ediliyor. Faillere ulaşılamıyor. Gece yarısı Torba Kanun uygulamasıyla bu yolsuzluğun araştırılması engelleniyor.

Bu rejimde, İktidar grubuna mensup milletvekillerinin yolsuzluk fezlekeleri kayboluyor, ortadan kaldırılıyor, bu işlemleri yapan savcı bir türlü bulunamıyor.

Bu rejimde ‘Ağa oğulları’ yaratılıyor. Ağa oğulları kavramını kamu yönetimindeki hukuksuzluk ve haksızlıkları ifade anlamında kullanıyoruz. Bu yolla kamu alanları, orman alanları talan ediliyor. Ancak unutulmamalıdır ki, Ağa oğulları sonuçta diktatörlerin elinde patlar, toplum ağır bedeller öder.”

Reklam
Reklam

“EMNİYETTEN ABD BÜYÜKELÇİSİNE ERGENEKON BRİFİNGİ İDDİASI”

CHP Konya Milletvekili Kart, basın toplantısında wikileaks belgelerine dayanarak Emniyet Genel Müdürlüğü’nün Silivri ve bağlı davalarla ilgili olarak ABD elçiliğine raporlama yaptığını ve brifingler verdiğini iddia etti. Belgenin İngilizce metnini gazetecilere dağıtan Kart, “Yaptıkları açıklama ve değerlendirmelerde, soruşturma ve yargılamalar sonucunda, şüphelilerin mahkumiyetlerinden emin olduklarını dile getiriyorlar. Soruşturmanın ayrıntılarını anlatıyorlar. Emniyet birimleri yargılama yapıyorlar, hüküm kuruyorlar. Mezkur belgeye göre; Başbakan Erdoğan’ın, Silivri soruşturması ve bağlı dosyalarla ilgili olarak davayı yürütenlerle haftalık toplantılar yaptıkları ifade ve tespit ediliyor. Başbakan, Silivri ve bağlı olaylarla ilgili soruşturma dosyalarının doğrudan içindedir. Kolluk gücü, siyasi iktidarın emir ve talimatları doğrultusunda görev yapmaktadır. Bu çalışmalar yapılırken, ABD mercilerinin izni ve icazeti alınmaktadır. Bilgilendirmeler yapılmaktadır” diye konuştu.

Reklam
Reklam

“TÜRKİYE CUMHURİYETİ YÖNETİMLERİ ADINA O DÖNEMDE GÖREV YAPAN HER YETKİLİYİ KASTEDİYORUM, BİR UTANÇTIR”

Toplantıda gazetecilerin sorularını da cevaplandıran Kart, 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ın zehirlendiği iddialarının bazı basında yer alındığının hatırlatılması üzerine, “Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanına yönelik olarak böyle bir iddia ve bunun devamında subut bulmasına yönelik gelişmelerden tabiİ ki çok büyük üzüntü duyarım, çok büyük kaygı duyarım. Bu nedir, Türkiye Cumhuriyeti yönetimleri adına subut bulduğu takdirde, Türkiye Cumhuriyeti yönetimleri adına o dönemde görev yapan her yetkili kastediyorum, bir utançtır. Bu olayın bugüne kadar sonuçlanmamış olması bunun açıklık kazanmamış olmasıdır birinci temel tespitim. İkinci temel tespitim şudur. Türkiye’de bir karartma ortama yaratılıyor. Türkiye bu karartma ortamı AK Parti iktidarı ile birlikte uluslar arası bir takım boyutlar kazandı. Derin devlet dediğimiz devlet gerçek anlamda AK Parti ile birlikte kurumsal hala geldi. Bağlı olarak Türkiye’nin uzmanlık kurumları adileştirildi, sıradanlaştırıldı. Uzmanlık özelliklerini kaybettiler. Onlarda ne oldu, parti memuru haline geldi. Sıradan uzmanlığı olmayan memur haline geldiler. Adli Tıp Kurumları bunların en başında gelir. O uzman niteliğini kaybeden siyasi dinamiklerle talimatlarla nitelik değiştirmiştir. Adli Tıp Kurumların kritik konularda yapmış olduğu tespitlere hep kuşkuyla, hep soru işaretiyle bakıyorum. Bu bakış açısı ile değerlendiriyorum” diye konuştu.

Reklam
Reklam

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: