Dışişleri Bakanı Davutoğlu Hakkındaki Gensoru Reddedildi

CHP'nin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınmadı.CHP’nin, ‘izlemekte olduğu dış politikanın...

CHP'nin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında verdiği gensoru önergesinin gündeme alınmadı.

CHP’nin, ‘izlemekte olduğu dış politikanın tehlikeli ve gerçeklerden uzak olduğu, ulusal çıkarlarla bağdaşmadığı ve yasama organı ile halktan gizlediği' iddiasıyla Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu hakkında gensoru önergesinin görüşmeleri sona erdi. Konuşmaların ardından yapılan oylamada gensorunu gündeme alınması oy çokluğu ile reddedildi.

Reklam
Reklam

Hakkında verilen gensoru önergesi üzerine konuşan Bakan Davutoğlu, “Suriye krizinin sorumlusunun ne Türkiye ne de demokratik hakları için sokağa çıkan Suriyeli kardeşlerimizdir. Sorumlusu önce keskin nişancılarla, yetmediği zaman toplarla sonra tanklarla, uçaklarla kendi halkını bombalayan zalim Esad rejimidir” dedi.

CHP ne kadar bu katliamın failini örtmeye çalışırsa çalışsın ve ne kadar bu katliamlardan sorumlu Esad’ı temizlemeye kalkarsa kalksın, ne kadar Türkiye’yi suçlamaya kalkarsa kalksın tarihin de insanlık vicdanının da Suriye halkının da Türkiye bu konuda elinden geleni yaptığına şahit olduğunu belirten Davutoğlu, şunları kaydetti:

“BM Genel Kurulunda Suriye’yi kınayan tasarıya 120 ülke evet oyu verdi, 12 ülke hayır dedi. Kimin yanındasınız? Demokrasilerde her konu eleştirebilir, ancak siyasetçilerin bu hakkı ilkeli ve ahlaki sorumlulukla kullanması gerekir. Eleştiride her zaman üç unsura bakarım. Bir, üslupta ve muhtevada ahlaki seviye. İki, dürüstlük ve iç tutarlılık. Üç, bu aziz millete ve bu büyük ülkeye aidiyet hissinin en üstte tutulması.

Reklam
Reklam

Sayın Kılıçdaroğlu ve CHP’nin eleştirilerini bu üç kriter açısından değerlendirelim. Sayın Kılıçdaroğlu birçok kereler ben denize ve Sayın Başbakanımıza hakaretlerde bulundu, küfürde bulundu. Sayın Başbakanımız mahkemeye verdi, birçok kez de mahkum etti. Ahlak ve irfan sahibi CHP kitlesine hitap etmek istiyorum. Bakınız, CHP Genel Başkanı Kılıçadoğlu’nun bir ifadesini, argo bir küfrü gazeteler sansürleyerek yayınlamak zorunda kaldılar. Şimdi, bu ilk defa yapılan bir şey değil. Ben bu hakaretlere cevap vermeyi zul addederim. Çünkü ecdatlarımız cevabı vermiş; ‘bir insanda olmazsa edep neylesin ona medrese mektep. velhasıl illa edep illa edep’. Sayın Kılıçdaroğlu’nu bu anlamda cevap vermeyeceğim ama hukuki haklarımı mahfuz tutuyorum.

Dün son derece marjinal bir gazetede, o gazeteyi ben bir iftira dolayısıyla mahkemeye verdim, 1 TL’ye mahkum ettim sembolik olsun diye. Ama Kılıçdaroğlu’na en yüksek cezayla gideceğim. Niçin biliyor musunuz? Beşar Esad’ın bombası altında ölen Suriyeli şehitlerin yetimlerine bunları bağışlamak için.”

Reklam
Reklam

Davutoğlu, CHP sıralarından gelen itiraz sesleri üzerine bağırarak, “Aylardır bu hakaretlere sabrediyorum, dinleyeceksiniz. Ben burada hakaret etmiyorum” dedi.

Eleştiride ikinci kriterin ise dürüstlük ve iç tutarlılık olduğunu belirten Davutoğlu, “Sayın Kılıçdaroğlu bir televizyonda TRT’de benim yaptığım bir röportaja atfen, ‘Sayın Bakan Faruk Şara’nın Sünni olduğu için ülke başına gelmesini istiyor’ dedi. Onun üzerine bakanlıktaki arkadaşlarım programın yapımcısına bir not gönderdiler, ‘Sayın bakan o programda Sünnilikten hiç bahsetmedi’ diye. Yapımcı Kılıçdaroğlu’na bunu söyleyince, ‘Yok, gizli oturumda söyledi’ dedi. İnsani ahlak gereği yalan söylememek lazım. Devlet ahlakı gereği de gizli oturumu gizli tutmak lazım. Ama gizli oturumla ilgili de yalan söylüyor, çünkü ben gizli oturumda Faruk Şara’nın adını dahi anmadım.

Reklam
Reklam

Bunun üzerine ‘Biz onu zaten tanıyoruz’ dedi. Kafasındaki Davutoğlu ile kavga ediyor, gerçek Davutoğlu ile değil. Gerçek Davutoğlu ile gerçek Erdoğan’la kavga ettiğinde aciz kalacağın görüyor çünkü, zihnindekilerle kavga ediyor.

Bir tek şeyi doğru kabul etti. O da ‘Stratejik Derinlik’i okumadığını söyledi. Okumadığı şeyi eleştiriyor. Ne güzel söylemiş Mehmet Akif, ‘Şarka bakmaz, garbı bilmez. Görgüden yok payesi. Bir kızarmaz yüz, bir yaşarmaz göz bütün sermayesi’. Ne yüz var, ne bir damla gözyaşı dökecek vicdan var.”

“ŞAM’DA ESAD NE DİYORSA, KILIÇDAROĞLU ANKARA’DA AYNI ŞEYİ KONUŞUYOR”

Eleştiride üçüncü kriterin bu ülkeye ve millete aidiyet hissetmeyi her şeyin üstünde tutmak olduğunu yineleyen Davutoğlu, “Şam’da Esad ne diyorsa Ankara’da Kılıçdaroğlu aynı şeyi konuşuyor. Şam’da Esad ‘Bunun sorumlusu Türkiye’dir’ diyor. Burada da Kılıçdaroğlu aynı şeyi söylüyor. Kendi ülkesini şikayet etmeye alışanlar, bu ülkeye bir şey vaat edemezler” dedi.

Reklam
Reklam

Bu sırada CHP’li Musa Çam yerinden, üzerinde ‘ABD taşeronluğuna, savaşa hayır’ yazılı ve asker kepi giymiş ampul figürü bulunan bir poster gösterdi. Davutoğlu Çam’a tepki göstererek, “Burası miting meydanı değil otur” diye seslendi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da gülerek ‘İsterseniz Kızılay meydana gidin, yeri burası değil” dedi.

Konuşmasına devam eden Davutoğlu, Apaydın kampının 130 dönüm alana kurulu olduğunu ve 3 bin 357 kişinin yaşadığını çoğunluğun da çocuk ve kadınlardan oluştuğunu belirterek, “Bu yoğunlukta bir yerde silahlı eğitim verilir mi? Sapan taşı atsan birine gelir” dedi.

Herkesin safını belirlemesi gerektiğini belirten Davutoğlu, Akçakale’ye top mermisi düştükten sonra safını belirleyen MHP’ye teşekkür etti. Davutoğlu, “Ama iki anne üç yavru şehit edildiğinde, Esad’la saf tutanları tarih affetmeyecek” dedi.

Reklam
Reklam

Hiçbir zaman Kılıçdaroğlu’na kendi üslubuyla değil Şeyh Edebali üslubuyla cevap vereceklerini belirten Davutoğlu, “Hakaret ve küfür ona, haya ve edep bize. Yalan ve iftira ona, hakikat ve dürüstlük bize. Zalimin yanında olmaz bize, mazluma gönlünü ve kapısını açmak bize” dedi.

Her zaman kıt zekanın değil, aklın, ahlakın, erdemin, hikmetin, adaletin, vicdanın, insanlık onurunun, milli şuur ve bilincin sözcüsü olduklarını ve olmaya devam edeceklerini belirten Davutoğlu, “Biz bu konuda nihai kararı takdiri sadece yüce Allah’tan ve aziz milletten bekleriz; başka hiçbir mevkiden değil” diye konuştu.

“DARBECİLER NASIL YARGILANIYORSA, APAYDIN KAMPI SORUMLULARI DA YÜCE DİVAN’DA YARGILANACAK”

Davutoğlu’nun ardından söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, asıl konunu muhalif Suriye güçlerinin Apaydın kampında konuşlandırılması ve muhalif ordu komutanlarının kampta tutulması olduğunu belirterek, “Anayasa’nın 92. maddesine açık aykırılık vardır. Bu Yüce Divan sebebidir. Gün gelecek tarih bu işin sorumlularını Yüce Divan’da hesap verdiğini gösterecektir. Nasıl şimdi darbeciler mahkemeye gidiyorsa, Apaydın kampı sorumluları da yargılanacaktır” dedi.

Reklam
Reklam

Kılıçdaroğlu ve CHP olarak Davutoğlu’nun cumhuriyet tarihinin en başarısız Dışişleri bakanı olduğunu düşündüklerini belirten Hamzaçebi, “Vermeyince mabut neylesin Sultan Mahmud. Elinden geleni yapıyor, ama beceremiyor, yetişemiyor. Onun için burada Dışişleri bakanı adaylardı çıktı ‘Ben varım’ diye konuşma yapıyorlar” dedi.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: