Düzce Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimi Bünyamin Dikici Üniversite Hastanesi ek binası projesinin savcılığa yaptığı başvuru sonunda iptal edildiği yönündeki iddiaları yanıtladı.
Ek bina ile ilgili iddialara yanıt vermek üzere bir basın toplantısı düzenleyen Dikici teknik süreç hakkında, “Ek bina oldukça önemli bir ihtiyaç. Bununla ilgili Ocak ayında çıkan Resmi Gazetede üniversitemiz için ek bina statüsü altında 10 bin metrekarelik bir yapı izni verildi. Bununla ilgili bir proje çalışması yapıldı. Daha sonra da Mart ayında bir sözleşme imzalandı. Sözleşme 12 bin metrekare yeni bina 3 bin metrekare de tadilat şeklinde. Bizim iznimiz 10 bin metrekareydi. Bu proje ihalesiz olarak imzalandı. İhalesiz imzalanmasının nedeni de daha önce hastanemizin projesini çizen proje müellifinin hakkı olması. Bu hak doğrultusunda tek satıcı var. Bu satıcı ile pazarlık yapılarak bu firmaya proje çizdirilmek zorunda kalınıyor” dedi.
Göreve döndüğünde ek bina yapımına ilişkin gelişmeleri incelediğini belirten Dikici elde ettiği sonuçları da şöyle sıraladı: “30 Nisan’da Başhekimlik görevine yeniden döndüğümde bir inceleme yaptım. Bu rakam bana çok yüksek geldi. Rektörlük binamız akıllı bina statüsünde yapıldı ve yaklaşık 15 bin metrekare. Bu binanın projesinin yaklaşık 60 bin liraya çizildiğini biliyordum. Biz 12 bin metrekarelik bir binayı 450 bin liraya çizdirmek üzere bir sözleşme imzalamışız. Arada çok ciddi bir fark var. Bir tanesi hastane bir tanesi akıllı bina belki ama arada ciddi bir fark var. İlk etapta bu beni uyardı. Daha sonra bu işlemin ihalesiz olarak verilmiş olması beni rahatsız etti. Geriye dönük bir araştırma yaptığımda proje müellifliği mevzusunu öğrendim. Firmayla üniversite arasında yapılan yazışmalarda kullanılan tabir hep ek poliklinik binası. Bu durumda mevzuat gereği proje müellifine tabi olma durumu ortadan kalkıyor şeklinde bilirkişi raporları var. Bizim binamız yazışmalarda müstakil poliklinik binası olarak geçtiği için Kamu İhale Kanununun mevzuatları gereği ihale edilmesi gerektiği fikrine vardım. Bir diğer belirsizlik bu binayla ilgili yapılan sözleşmede bazı hususlar. Sözleşmede polikliniğin içerisinde yer alacak alanlar anlatılıyor. Fakat biz bunu fiyatlandırırken hastane olarak fiyatlandırmışız. Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odasının proje birim fiyatlarını belirlerken kullandığı bir formül var. Bu formüle göre polikliniklerin birim fiyatı 625 lira, hastanenin birim fiyatı ise bin 235 lira. Yani hastane ile poliklinik arasında iki kat fiyat farkı var.”
Yaptığı inceleme neticesinde soru işareti oluşturabilecek konular ile ilgili Cumhuriyet Savcılığına başvuruda bulunduğunu söyleyen Dikici, projenin iptalinin söz konusu olmadığının vurgulayarak, “İki tane bariz belirsizlik söz konusu. Birincisi bu bina proje müellifine mi verilmeli yoksa ihale mi edilmeli? İkincisi de bu bine hastanemidir poliklinik midir? Bilirkişi raporlarından bir tanesinde firmaya poliklinik olarak kullanılacak binanın neden hastane olarak belirlendiği soruluyor. Firma verdiği cevapta bu binanın mevcut hastanenin devamı olduğunu söylüyor. Hastaneyle entegre olduğu için hastane olarak fiyatlandırılması gerekir diyor. Bu makul bir izah türü değil. 5018 sayılı kanun harcama yetkisinin yanında çok ciddi sorumluluklarda yüklüyor. Yaklaşık 15 milyon liralık bir işe imza atacağımız zaman aklımızda hiç bir soru işaretinin olmaması gerekiyor. Ayrıca bu belirsizlikler bilirkişi raporlarına da yansımış durumda. Bende buna istinaden Cumhuriyet Savcılığına bir yazı verdim. Yalnız, yazımda binanın durdurulmasına ilişkin bir talep yoktu. Konunun hukuki açıdan incelenmesini istedim. Bina basında belirtildiği şekilde durdurulmadı. Bina ile ilgili süreç devam ediyor. Savcılık kapımıza dayanmadı. Sadece savcılık şuanda bilirkişi incelemesi yapıyor. Bu bir suç değil bir danışmaydı” dedi.
Rektörlükle yaptığı görüşme neticesinde yeni detayların ortaya çıktığını dile getiren Dikici, sözleşme dışında projenin 28 bin 583 metrekareye yükseltildiği bilgisine ulaştığını kaydetti. Yüklenici firma ile görüşerek projeyi 4 aşamaya böldüklerini ifade eden Dikici şöyle devam etti: “Rektörlükle yaptığım yazışmalarda da yeni yeni detaylar ortaya çıkmaya başladı. Bu binanın sözleşme dışında 28 bin 583 metrekareye çıktığını öğrendim. 10 bin metrekarelik izin olmasına rağmen bina 28 bin 583 metrekareye çıkmış. Şuanda mevcut hastane binasında 7 bin 84 metrekare tadilat yapılacak. Daha sonra 2 bin 68 metrekare derslik yapılacak. 3 ayrı derslik binası yapılacak ve bunların hepsinin toplamı 28 bin 583 metrekare. Proje müellifi ile konuştuk ve konuşmalarımızı kayıt altına aldık. Bu 28 bin 583 metrekarelik alanın bize ne kadara mal olacağını sorduk. 30 milyon liraya mal olacağı söylendi. 10 bin metrekarelik alan için bize verilen ödenek 14 milyon 150 bin lira. Bunun 8 milyon lirası 2012, 6 milyon 150 bin lirası da 2013’te verilecek. 14 milyon lira ile 28 bin metrekarelik alanı yapamayacağımız aşikar. Plan müellifine biz bu binayı bölüp yapabilir miyiz diye sorduk. Bize bu binanın temelini tek olarak atmamız gerektiği söylendi. Yani 30 milyon lira bulmak zorunda kalacağız belirtildi. Ortaya bir gariplik daha çıktı. Bina içerisinde yapılacak onarımın adı büyük onarım. Dersliklerin bütçesi eğitim. Diğerlerinki bina. Biz üç tane farklı ödeme kalemini tek bir proje yaptırılarak iç içe sokmuşuz. Bu arada süreçte işliyor. Yaptıramayacağımız bir projeyi nasıl çizdiriyoruz sorusunu soruyoruz. Firmadan bize “Biz size bunun bu şekilde olamayacağını söylemiştik. Size sunduğumuz tekliflerde bu binaların ayrı ayrı ihale edilebilecek formu da vardı fakat siz ona değil de bunu tercih ettiniz” şeklinde yanıt verildi. İş içerisinden çıkılmaz bir duruma geldi. Görüşmelerin sonunda firma ikna oldu ve bu işi 4 ayrı proje halinde yapma hususunda anlaştık. Biz derslikleri de hastane olarak projelendirdik firma ekstra bir ücret istemeden bir işi 4 proje halinde düzenleyecek.”
Yapı İşleri Daire Başkanlığından kaynaklanan 2 aylık bir gecikmenin olduğuna işaret eden Dikici, “Firma ‘projenin tasdik sürecinde geçen zaman projenin bitim tarihine ilave edilmelidir’ dedi. Biz projeyi Mart sonunda yapmışız. Temmuz sonunda bitecek. Fakat biz bu projede daha yarıya gelmemişiz. Sebebi de şu, avam projeyi biz 35 günde incelemişiz. 1/100’lüğü de tamamlamamışız. Yani 2 ay oyalanmışız. Bu sürenin Eylül ayına uzayacağını gösteriyor. Daha 1/50’lik plan var ve detay projeleri var. Onların ne kadar zamanda değerlendirileceğini bilmiyorum. Bu süreyi bir ay desek Ekim. Bugün bu büyüklükte bir ihale yaptığınız zaman 40 gün askıda kalıyor ki bu da Kasım ayına tekabül eder. Bu süreç sıkıntısız tamamlanırsa bu projeye ne zaman kazma vurulacak? Bu sorunun cevabını bilmiyorum” diye konuştu.
Dikici, üniversiteye ek bina için ayrılan 8 milyon liralık ödeneğin 2012 yılı içerisinde kullanılamaması halinde geri gidebileceğini dile getirerek, “Projenin takvimi Temmuz sonunda tamamlanacak. Projenin her bir safhası Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığı tarafından incelenip onaylanmakta ve bu şekilde bir sonraki safhaya geçilmekte. Projede birçok safha bulunmakta. İLTE firması projenin kontrol süreçlerinin belirlenen sürenin sonuna eklenmesini aksi halde sürecin yetişmeyeceğini ifade etmekte. İlk safhadaki kontrol ve onay süreci 35 gün sürdü. İkinci safhanın kontrol süreci 5 Haziran 2012’de başlamış 30 gün olmasına rağmen sonuçlanmamış. İlerleyen dönemde üçüncü ve dördüncü kontrol süreçleri de olacak. Bu sürelerin sözleşme sonuna eklenmesi durumunda ihale için süre kalmayacak, mevcut ödeneğin tamamı 2012 yılında kullanılamama ihtimali ortaya çıkacak. Ümit edelim ki böyle bir süreç yaşanmasın. Ancak şuandaki durum pekte iç açıcı değildir” dedi.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz