Meslek hayatına ilkokul öğretmeni olarak başlayan Gültekin, köyde başladığı görevine şehirde devam etti. Uzun yıllar aynı okulda görev yaparak dört mezun veren Gültekin, öğretmenliği süresince sadece akademik değil, sanatsal faaliyetlerde de aktif rol aldı. Halk oyunlarından koroya, çeşitli derslerden sosyal etkinliklere kadar birçok alanda öğrencilerine rehberlik etti.
El işine olan ilgisinin annesinden miras kaldığını belirten Gültekin, yaptığı çalışmaların birebir kopya olmadığını özellikle vurgulayarak, "Benim için önemli olan gördüğümü aynen yapmak değil, onu kendime göre uyarlamak. A kitabından, B kitabından aldığımı birleştirir, kendime özgü hale getiririm" dedi.
Yıllar boyunca sadece dantel değil, dikiş ve işleme de yapan Gültekin, kendi gelinliğini diktiğini, çocuklarının kıyafetlerini eski giysilerden dönüştürdüğünü ve çeyizlerini de kendi emeğiyle hazırladığını söyledi. Gültekin, ürettiği ürünlerle hem ekonomik katkı sağladığını hem de bundan büyük keyif aldığını dile getirdi.
"Bir çorap örüp sattığımda, o parayla tekrar bir çorap alabiliyorsam bu benim için kârdır" diyen Gültekin, üretmenin sadece maddi değil manevi bir kazanç da sunduğunu söyledi.
Dantellerinde hikayeler de barındırdığını belirten Ayşe Gültekin, bazı perdelerinde av sahneleri, yardımlaşma temaları gibi figürler işlediğini ifade etti. Bugün üretmeye devam eden Gültekin, sabah erken saatlerde kalkarak çalışmalarını sürdürüyor. Gençlere önemli mesajlar veren Gültekin, "Dışarıda çalışıyorum deyip evde boş durmasınlar. Evde de üretmeye devam etsinler. Bu hem insanın zihnini dinlendirir hem de aile bütçesine katkı sağlar" dedi.
Ayşe Gültekin, azmi, üretkenliği ve paylaşımcı yaklaşımıyla herkese ilham vermeye devam ediyor.