Turizm sezonunun hareketlenmesiyle birlikte Antalya ve Muğla başta olmak üzere birçok tatil bölgesindeki fiyatlandırma uygulamaları yeniden gündeme geldi. Sabah'ın haberine göre, havalimanı transferlerinden plaj hizmetlerine, kafe ve restoranlardan hediyelik eşya satışına kadar çok sayıda işletme ürün ve hizmetlerini euro üzerinden fiyatlandırıyor. Bu durum, yerli turistlerin de fiyatları döviz cinsinden takip etmek zorunda kalmasına neden oluyor.
Yabancı para birimiyle fiyatlandırma daha havalimanından itibaren başlıyor. Uçaktan indikten sonra otel ya da yazlığa ulaşmak için transfer hizmeti almak isteyenlerden ücretler euro üzerinden talep ediliyor. Mesafeye göre belirlenen transfer ücretlerinin yanı sıra plajlarda jetski kiralamak isteyenlerden de 50 euro isteniyor.
Sahil kenarında satılan içeceklerin fiyatı 3 eurodan başlayıp 8 euroya kadar yükselirken, park ve sahillerde satılan mısırın fiyatı 2 euro olarak belirlenmiş durumda. Hediyelik magnetler 1 eurodan, tişörtler 20 eurodan, kafelerde çay 3 eurodan, tost ise 7 eurodan satılıyor. Bazı bakkalların da ürün etiketlerini euro cinsinden hazırladığı belirtiliyor.
İşletmeler, Türk lirası ile ödeme kabul etse de bu kez kur hesaplaması tartışma yaratıyor. Euro/TL kuru yaklaşık 53 TL seviyesinde olmasına rağmen bazı işletmelerin hesaplamalarda 55-56 TL'lik kur kullandığı ifade ediliyor. Bu nedenle TL ile ödeme yapan vatandaşlar daha yüksek tutarla karşılaşabiliyor.
Öte yandan kredi kartı kullanımını sınırlandırarak IBAN üzerinden ödeme ya da nakit talep eden işletmelerin de bulunduğu belirtiliyor.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamındaki Fiyat Etiketi Yönetmeliği'ne göre satışa sunulan mal ve hizmetlerin fiyatlarının Türk Lirası cinsinden açık şekilde belirtilmesi gerekiyor. Bu nedenle işletmeler euro ile fiyatlandırma yapsa bile etiketlerde TL karşılığının da yer alması zorunlu tutuluyor. Ancak turizm bölgelerinde son dönemde bu kuralın bazı işletmeler tarafından ihlal edildiği belirtiliyor.
Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu Başkanı Bendevi Palandöken, yabancı turistlere yönelik euro ile fiyat yazılabileceğini ancak bunun yanında TL fiyatının da mutlaka bulunması gerektiğini söyledi. Palandöken, TL fiyatının yer almaması ve keyfi kur uygulanmasının suç olduğunu belirterek, "Biz Türkiye'de yaşıyoruz. Para birimimiz de TL. Asla böyle bir fiyatlandırma kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) Başkan Vekili Av. İbrahim Güllü ise uygulamanın mevcut mevzuata aykırı olduğunu belirtti. Ticaret Bakanlığı Tüketici Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü ile belediyelerin turizm bölgelerinde denetimlerini artırması gerektiğini ifade eden Güllü, tüketicilere de önemli uyarılarda bulundu. Güllü, etiketlerde TL fiyatının bulunmaması veya keyfi kur uygulanması halinde fotoğraf ve video ile kayıt alınmasını, TL ödemede piyasa kurunun üzerinde kur uygulanması durumunda itiraz edilmesini ve ilgili işletmeler hakkında Ticaret İl Müdürlüklerine şikâyette bulunulmasını önerdi.