Büyükşehirlerde suya yapılan zamlardan sonra damacana suya da zam geldiği öğrenildi. Zammın sebeplerini ve detaylarını uzman isim anlattı. İşte detaylar...
A Haber'de yer alan haberde konuşan TÜKONFED Gıda Güvenliği Denetim Uzmanı Gıda Mühendisi Nurten Sırma, damacanaya gelen zamlarla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Su konusunda vatandaş sıkıştırılıyor. Nasıl sıkıştırılıyor? Sudan vazgeçemez. Yani o bir temel ihtiyaç. Ya musluktan akan sulara metreküp başına zam yapılıyor, özellikle büyük şehirlerde, hem de kesintiler var, dolayısıyla vatandaş içilebilir nitelikte damacana sularda talebi artırdı. Talep artınca da tabii büyük şirketler belli bir fiyat belirliyorlar. Biz geçen yıldan beri artan su fiyatlarını konuşuyoruz. 6 ayda bir yüzde 50 zam. Şimdi vatandaşa desek ki su içmeyin. Bunu protesto edebileceğim bir durum yok. Suya mecburuz. Dolayısıyla fiyatların makul seyretmesi lazım. Hele ki Ramazan'da yapılan fiyat artışlarına su konusunda sıcak bakılamaz.
Şimdi evlerdeki musluktan akan sularda metreküp başında zam var. Üstelik kesintiler var. Su kesilince su tekrar geldiği zaman musluktan akan su şeffaf gelmiyor. Sarı bulanık bir su geliyor. Dolayısıyla normale dönene kadar musluklar açık bırakılıyor. Hadi oradan metreküp fazla yazdı. Evlerdeki su fiyatları da kabarıyor. Şimdi damacanaya yönelseler orada da 200 liraya yaklaştı. İzmir, Ankara, İstanbul... Şimdi damacana fiyatları ile ilgili Ticaret Bakanlığı fiyat denetimi yapıyor ama fiyatlarda anlaşılır bir şey yok. Rekabet Kurumu el atıyor. Diyor ki; birkaç tane firma ortaklaşa fiyat belirliyorlar ve sürekli bir %50 artış, %30 artış, efendim pet şişelerde böyle 5 litrelik sular geçen sene 20 - 30 bandındaydı, şimdi 60 liraya dayandı, damacana su 200 lirayı geçiyor. Dolayısıyla şimdi vatandaş Ramazan'da hazırlık yapacak. İftar hazırlıkları olacak. Hem bulaşık miktarı artıyor, şebekeden gelen su ihtiyacı artıyor, hem damacanaya, içme suyu.
Dolayısıyla şimdi vatandaşı şöyle sıkıştırıyorlar. İşte bizim dağıtım maliyetimiz var, personel gideri var, efendim nakliyesi var bu işin. Elbette öyle. Damacananın içindeki suyun maliyeti 3 lira biliyor musunuz? Tek fiyat ambalajı yani o damacana, dağıtımı, personel gideri vesaire. Şimdi anlamlı bir artış olmadığına göre %50 - %30 neye dayanarak yapıyorsunuz? Rekabet Kurumu geçen yıl 26 milyon ceza kesti bu adamlara biliyor musunuz? Birkaç tane yurt dışı kökenli firma aslında piyasayı ele geçirmiş durumda. Yerel üreticilere fırsat bile vermiyor. Fiyat belirliyorlar. Şimdi nasıl bir çözüm bulunabilir buna? Dolayısıyla şimdi buna sıcak bakılmaması lazım. Ticaret Bakanlığı'na yapılan şikayetler artıyor. Vatandaşlar diyorlar ki geçen yıl 130 liraya aldığımız 19 litrelik damacana şimdi 200 lirayı geçiyor. 5 litrelik almaya çalışsan 60 lira. Şimdi insanların su ihtiyacını azaltma gibi bir şansı yok. Musluktan akan su da düzenli akmayınca efendim kesintiler olunca, bulanık su gelince normale dönsün diye musluktan kaç metreküp suyu boşa akıtıyor bilmiyoruz. Dolayısıyla hem şebekelerden akan su hem damacana fiyatlarının makul seviyeye inmesi lazım. Yani her 6 ayda bir biz su fiyatlarını konuşamayız. Dolayısıyla ortak bir fiyat belirlendiği ortada.
Vatandaş şikayet ediyor. Ticaret Bakanlığı'nın Alo 175 tüketici danışma hattı var. Veya evlerinde oturarak, baş harflerini yazabilirler, HFA, haksız fiyat artışı ile ilgili bir uygulama. Orayı işte arama motorlarına yazıp açabilirler. Şikayet ediyorlar ama görüntüde ispatlanabilir bir durum yok etiket üzerinden. Çünkü piyasada hakimiyetini sürdüren birkaç yabancı uyruklu şirket piyasayı ele geçirmiş durumda. Ortak fiyat belirleniyor vesaire. Sudan vazgeçilemez. Lütfen buna bir çözüm bulunmalı"