O ince tel askılar var ya, işte onlar kıyafetlerinizin omuz kısımlarının intihar sebebidir. Kıyafetlerin formunu bozmamak için:
Ceketler ve kabanlar için geniş ahşap askılar, ince kumaşlar için kadife askılar tercih edin.
Bonus: Kazakları asla asmayın, katlayarak saklayın. Yoksa omuzlarında tuhaf kulaklar oluşur!
Kurutma makinesi büyük bir konfor, kabul ediyoruz. Ancak yüksek ısı ve sürekli sürtünme kumaşları hızla eskitir. Filtrede biriken o havlar, aslında kıyafetlerinizin eksilen parçalarıdır! Özellikle elastan içeren giysileri, hassas bluzları ve jean'leri kurutma makinesine atmak yerine, doğal yollarla sererek kurutmayı alışkanlık haline getirin.
Toz deterjanlar bazen düşük ısılarda tam çözünmez ve koyu renkli kıyafetlerin üzerinde beyaz, mat lekeler bırakır. Bu da kıyafeti anında eski gösterir. Kıyafetlerinizin rengini canlı tutmak için sıvı deterjan tercih edin. "Daha temiz olsun" diye gereğinden fazla deterjan koymak da kumaşta kalıntı bırakır ve kumaşı sertleştirir.
Çok severek aldığınız o kazak veya palto zamanla tüylendi diye yolun sonuna gelmediniz. Kaliteli bir tüy toplama makinesi veya çok hafif dokunuşlarla uygulayacağınız bir ponza taşı, kıyafetin üzerindeki o tüyleri yok eder.
Kıyafetleri gardıroba tıkış tıkış, dip dibe sıkıştırmak kumaşların ezilmesine ve havasızlıktan dolayı kokmasına neden olur. Mağazalardaki o ferah askı düzenini hatırlayın; kıyafetlerin arasında en az bir parmak boşluk kalmasına özen gösterin.
Beyazlar ve renkliler ayrımını zaten biliyorsunuz; ancak sadece bu yetmez. Kot pantolonlar gibi sert ve pürüzlü kumaşlarla, ipek bluzlar gibi hassas giysileri aynı anda yıkamayın. Kumaşları türlerine göre ayırmak, sürtünmeden kaynaklanan yıpranmayı ve tüylenmeyi sıfıra indirir.
Bir lekenin kumaşa işlemesine ve kurumasına izin verdiğiniz an, o kıyafetin "yeni" görüntüsüne veda edebilirsiniz. Kahve, yağ veya sos lekesi fark etmeksizin, leke meydana gelir gelmez çitilemeden, tampon hareketlerle müdahale edin.