Biz evden çıktığımız an yatağın en rahat noktası doğrudan onların olur. Çarşafların arasında gün boyu sizin kokunuzu ararlar ve zamanlarının büyük bir kısmını burada uyuyarak geçirirler.
Sokaktan geçen arabaları veya uçan kuşları izlemek onlar için evdeki en büyük eğlencedir. Cam kenarında veya balkon kapısının önünde saatlerce oturup dış dünyayı sessizce seyrederler.
Eve döndüğünüzde halıyı toplanmış veya yastıkları yere düşmüş bulabilirsiniz. Kendi konforlarına fazlasıyla düşkün oldukları için yalnız kaldıklarında eşyaları istedikleri gibi düzenlemekten hiç çekinmezler.
Sizin kokunuzu taşıyan tişörtler veya çoraplar onlara evde güven verir. Yalnız kaldıklarında ortalıkta bıraktığınız bir terliği alıp kendi yataklarına götürmeleri tamamen bu aidiyet hissinden kaynaklanır.
Giremedikleri odalar veya kapalı dolaplar her zaman ilgilerini çeker. Kapı altından burunlarını uzatıp içeriden gelebilecek en ufak bir sesi dinlemek gün içindeki en sevdikleri alışkanlıklardan biridir.
Güneş ışığı evin içinde yer değiştirdikçe onlar da peşinden gider. Işığın vurduğu sıcak bir nokta bulup orada uykuya dalmak evde yalnızken yaptıkları en rahatlatıcı şeydir.
Siz evdeyken girmedikleri mutfağa yalnızken girmeyi tercih edebilirler. Yere düşen ufacık bir kırıntıyı veya masada kalan bir kokuyu takip edip evi baştan aşağı turlarlar.
Koridordan geçerken boy aynasındaki yansımalarına aniden takılıp kalırlar. Karşılarındaki silüeti dikkatlice incelemek yalnız geçirdikleri saatleri biraz daha hareketlendirir.
Televizyonun arkası veya çalışan bir bilgisayar kasasının yaydığı hafif ısı onların her zaman hoşuna gider. Bu cihazların etrafı yalnız ve sessiz bir evde onlar için harika bir ısınma köşesi olur.
Saatler ilerledikçe kulakları tamamen dışarıdan gelecek seslere kilitlenir. Asansörün durması veya anahtarın kapı deliğine girmesi anında yerlerinden fırlamaları için fazlasıyla yeterlidir.