ABD ile İran arasında sağlanan anlaşma ve Hürmüz Boğazı'nda enerji taşımacılığının yeniden başlamasına yönelik beklentiler, küresel petrol piyasalarında dengeleri değiştirdi. Arz tarafında yaşanabilecek normalleşme beklentisi güç kazanırken, Goldman Sachs ve Morgan Stanley petrol fiyatlarına ilişkin öngörülerini aşağı yönlü güncelledi.
Petrol piyasaları, son iki haftanın en sert günlük düşüşünü yaşamasının ardından yatay seyir izlemeye başladı. Yatırımcıların odağında, ABD ve İran arasında varılan ve Hürmüz Boğazı'ndaki enerji akışının yeniden normale dönmesini amaçlayan anlaşmanın ayrıntıları yer aldı.
Pazartesi günü yaklaşık yüzde 5 gerileyen Brent petrolün varil fiyatı 83 doların üzerinde işlem görürken, ABD ham petrolü (WTI) ise 81 dolar seviyelerinde dengelendi. Tarafların geçici anlaşmayı cuma günü İsviçre'de imzalaması beklenirken, anlaşmanın içeriği henüz kamuoyuna açıklanmadı.
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'da düzenlenen G7 Zirvesi sırasında yaptığı değerlendirmede, Hürmüz Boğazı'nın cuma gününden itibaren yeniden açılacağını duyurdu. Trump, geçişlerin serbest şekilde gerçekleştirileceğini ve herhangi bir ücret talep edilmeyeceğini ifade etti.
Ancak piyasalardaki soru işaretleri tamamen ortadan kalkmış değil. Basra Körfezi'nde faaliyet gösteren enerji yetkilileri, alıcıların sevkiyatların ne zaman tam kapasiteye ulaşacağı konusunda yoğun bilgi talebinde bulunduğunu belirtti. Nakliye ve enerji ticareti şirketleri de operasyon planlarını netleştirebilmek için anlaşmanın detaylarını bekliyor.
Petrol fiyatlarında yaşanan düşüşle birlikte çatışma sürecinde oluşan risk priminin önemli ölçüde azaldığı değerlendiriliyor. Bu durum, enerji maliyetlerinden kaynaklanan enflasyon baskılarının hafiflemesine de katkı sağladı.
Söz konusu gelişme, ABD Merkez Bankası'nın faiz politikalarına ilişkin değerlendirmelerini sürdürdüğü dönemde piyasalara destek veren unsurlar arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasının petrol arzının kısa sürede savaş öncesi seviyelere ulaşacağı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Güvenlik uygulamaları, lojistik süreçler ve geçiş koşullarına ilişkin belirsizliklerin bir süre daha devam edebileceği belirtiliyor.
Raymond James analisti Pavel Molchanov, üretim ve ihracatın savaş öncesi seviyelerine dönüşünün en erken temmuz ayı sonunda gerçekleşebileceğini ifade etti. Molchanov, lojistik sorunların çözümünün zaman alacağını vurguladı.
Anlaşmanın ardından Morgan Stanley petrol fiyatlarına ilişkin beklentilerini güncelledi. Banka, Brent petrolün temmuz-eylül dönemindeki ortalama fiyat beklentisini 100 dolardan 90 dolara çekti.
Dördüncü çeyrek için Brent petrol tahmini ise 95 dolardan 80 dolara indirildi. Analistler, anlaşmanın bölgedeki tansiyonun düşürülmesi açısından önemli bir gelişme olduğunu belirterek, petrol üretiminin eylül ayında yüzde 50'sinin, yıl sonunda ise yüzde 80'inin yeniden devreye alınabileceğini öngördü.
Goldman Sachs da petrol fiyatlarına yönelik beklentilerinde aşağı yönlü güncellemeye gitti. Kurum, Brent petrol için dördüncü çeyrek tahminini 90 dolardan 80 dolara düşürdü.
Banka analistleri, Basra Körfezi'nden gerçekleştirilen ham petrol ihracatının temmuz ayı sonuna kadar savaş öncesi seviyelere ulaşmasını beklediklerini ifade etti. Goldman Sachs ayrıca 2027 yılı için ortalama Brent petrol fiyatı öngörüsünü 5 dolar aşağı çekerek varil başına 75 dolar olarak revize etti.
Petrol piyasalarında genel beklenti, ABD-İran anlaşmasının ardından küresel arzın kademeli şekilde normale döneceği yönünde şekilleniyor. Uzmanlar ise sürecin hızının, anlaşmanın uygulanma düzeyi, bölgedeki güvenlik koşulları ve lojistik altyapının toparlanma performansına bağlı olacağını belirtiyor.