Şiddetin Önlenmesi Toplumsal Sorumluluğun Artırılmasıyla Mümkün

Şiddetin önlenebilmesi için toplumsal farkındalığın arttırılması gerekiyor. Günümüzde her insanın şiddetin bir türüyle mücadele etmek...

Şiddetin önlenebilmesi için toplumsal farkındalığın arttırılması gerekiyor. Günümüzde her insanın şiddetin bir türüyle mücadele etmek zorunda kaldığını vurgulayan uzmanlar, ne yazık ki şiddete karşı toplumsal sorumluluğun da giderek zayıfladığına dikkat çekti. Uzmanlar, ‘Şiddet bana uğramadığı sürece sorun yok’ düşüncesinin insanlardaki duyarsızlığı beslediği görüşünde.

Reklam
Reklam

Ünlü yazar Cemil Meriç, ‘Cinayete ses çıkarmayan caninin suç ortağıdır.’ sözüyle toplumsal farkındalığın önemine vurgu yapıyor. Türkiye’de yapılan kapsamlı araştırmalarda, kadınların yüzde 42’si fiziksel ya da cinsel şiddete maruz kalıyor. Okullarda fiziksel şiddete uğrayan çocukların oranı ise yüzde 25 civarında. Mahalle, çevre, aile ve ideolojik baskılar gibi psikolojik şiddeti de eklersek, neredeyse toplumda şiddetle karşılaşmayan kişi yok gibidir. Uzmanlar, emniyet tedbirlerinin yanı sıra şiddetle mücadele etmenin yolunun farkındalık oluşturmaktan geçtiği konusunda hemfikir. Şiddet konusunda toplumsal farkındalık bilincinin giderek zayıfladığı uyarısında bulunan uzmanlar, şiddetin kaynağının kendisini ifade edemeyen insanlar olduğunu dile getirdiler.

Güçsüz ve çözümsüz insanların şiddete başvurduğunu ifade eden Kayseri Rehberlik Araştırma Merkezi Psikoloji Danışmanı Muharrem Eroğlu, sorunlar karşısında alternatif tepkiler geliştirilemediğinde şiddetin çözüm olarak devreye girdiğini kaydetti. “Kendini ifade edememe ve benliğin sağlıklı gelişememesi şiddetin en büyük kaynağıdır” diyen Eroğlu, “Eğitim seviyesi ve sosyo ekonomik düzeyi ne olursa olsun, kişilik gelişiminde ve olayları algılama biçiminde problem olan her birey şiddete başvurulabiliyor” dedi.

Reklam
Reklam

Psikoloji Danışmanı Muharrem Eroğlu, günümüzde insanların çoğunun ‘Şiddet bana uğramadığı sürece sorun yok’ düşüncesinde olduğunu vurguladı. Bu düşünce tarzının duyarsızlığı beslediğini anlatan Eroğlu, “İnsanlardaki, ‘Hem ben ne yapabilirim ki?’ düşüncesi toplumsal izleyiciliği yaygınlaşıyor. Toplumsal sorumluluklar özellikle şiddet konusunda çok yetersiz ve suç ortaklığımız giderek artıyor” diye konuştu. Şiddet konusunda acilen farkındalık oluşturulması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, tepki veren insan sayısının arttırılmasına işaret etti. Dikkat edilmezse bencil bir neslin tahakkümü altında kalınabileceği uyarısında da bulunan Eroğlu, “Çocuk ve gençlerin eğitiminde en önemli hedef, sorunlar karşısında alternatif çözümler üretebilen ve her türlü ortamda kendini ifade etme çabasında olan bireyler yetiştirmek olmalıdır. Engellenmiş ve kendini ifade edememiş birey şiddet yöntemlerine her an başvurabilir. Ekonomik durumu çok kötü 2 kişiden birisinin gasp suçunu işlemesi, diğerinin ise hayatın olumlu tarafında kalarak mücadele etmesi ancak bu durumla açıklanabilir” diye konuştu.

Reklam
Reklam

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: