TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Kırklareli İl Temsilcisi Dr. Erol Özkan; ”Su ile sorunlar gündemdeki yerini korumaktadır ve ülke gerçeklerine uygun çözüme yönelik kararlar hala alınamamış ve uygulamaya koyulamamıştır” dedi.
Taslak olarak hazırlanmış olan Su Kanununun, ülke gerçekleri ile birebir örtüşmemekte olduğunu dile getiren Özkan;
“Günümüzde küresel ölçekte uygulanmaya çalışılan su politikasının başlıca üç özelliği dikkati çekmektedir. Birincisi, havza yönetim sisteminin kurulması; ikincisi, suyun arza göre kamu eliyle değil, talep doğrultusunda sermaye eliyle yönetimi ve üçüncüsü ise suyun ve su kaynaklarının küresel serbest ticaret kapsamına alınmasıdır. Bu amaç doğrultusunda su ve su kaynakları kamunun elinden çıkmakta, sermayenin eline geçmektedir.
Dünyanın pek çok yerinde suyun mülkiyeti ve işletmeciliği halen kamunun elindedir. Kamu elindeki suyun işletmeciliği arz dikkate alınarak, düşük maliyetle, desteklenerek, tüm vatandaşların suya ulaşımı ilkesi çerçevesinde gerçekleştirilmektedir. Buna karşılık şirketler, suyun arz değil-talep doğrultusunda yönetilmesi, tüm maliyetin göz önüne alınarak serbest piyasa koşullarında ücretlendirilmesi ve en önemlisi de işletmeciliğin kamu eliyle değil, şirketler eliyle yapılması yönünde mücadele vermektedir.
Su kaynaklarının ve işletmeciliğinin özelleştirilmesi konusunda Birleşmiş Milletler (UN), Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), Dünya Ticaret Örgütü (WTO), Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası (WB) ve Dünya Su Konseyi (WWC) önemli rol oynamaktadır.
Dünya Bankası`nın 2006 yılında hazırladığı Irrigation and Water Resource with a Focus on Irrigation Prioritasition and Management isimli rapor Türkiye’nin gelecekteki su yönetiminin nasıl olması gerektiği yönünde önemli tavsiyeler içermektedir. Dünya Su Konseyi ise 2009 yılındaki 5. Dünya Su Forumu toplantısını ülkemizde gerçekleştirdi. Su sorununu fiyat sorununa indirgeyen ve hizmetin şirketler eliyle verilmesini savunan bir anlayışa sahip bu konseyin ülkemizde düzenlediği forumun ardından, "su akar Türk bakar", "milyar dolarlar boşa akıyor" gibi söylemler ile ülkemizdeki tüm akarsular üzerinde özel sektör tarafından inşa edilecek binlerce hidroelektrik santral gündeme geldi. Su kullanım hakkı şirketlere devredilmeyen akarsu hemen hemen kalmadı.
Mevzuat açısından konuya baktığımızda, 17 Ekim 2012 tarih ve 28444 sayılı Resmi Gazete`de yayımlanarak Su Havzalarının Korunması ve Yönetim Planlarının Hazırlanması Hakkında Yönetmelik yürürlüğe girdi. Şimdilerde ise Su Kanunu Tasarısı taslağı kurumların ve kamuoyunun görüşüne açılmış durumdadır” kaydetti.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz