Tekirdağ’ın coğrafi işaret taşıyan tarım ürünleri arasında yer alan Tekirdağ soğanı, 2022 yılında tescillenmesinin ardından üreticilerin üç yıl süren çalışmasıyla sofralara ulaşıyor. Kendine has biçimi ve turuncu-bakır tonlarındaki kabuğunun yanı sıra pembe-açık mor renkli iç yapısı, acımtırak lezzeti ve yoğun aromasıyla dikkat çekiyor.
Kentte bu yıl Tekirdağ soğanı için 4 bin 400 dekar alanda ekim gerçekleştirildi. Üretim sezonu sonunda yaklaşık 5 bin 700 ton ürün alınması bekleniyor. Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri de kentteki diğer tarımsal ürünlerde olduğu gibi soğan hasadını da sahada takip ediyor. Bu kapsamda ekipler, Süleymanpaşa ilçesine bağlı Köseilyas Mahallesi’nde Tekirdağ soğanı üreten ve aynı zamanda ürünün tedarikçiliğini yapan Sacit Vardas’ı ziyaret ederek hasat ile hasat sonrasında yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı.
Üretici Sacit Vardas, coğrafi işaretin Tekirdağ soğanının bilinirliğine katkı sağladığını belirterek ürünün Türkiye çapında bir marka olma yolunda ilerlediğini söyledi.
Vardas, “Yaptığımız iş soğan ama Tekirdağ soğanı. Yani geçen yıllarda aldığımız coğrafi işaretle artık Türkiye'nin duyması gereken bir marka olma yolunda giden üründür. Bizim soğanımızın bir özelliği üretim şeklidir. Bu 3 yıllık bir döngüde üretilen bir soğandır. İlk yıl kara tohum, ikinci yıl arpacık, üçüncü yılda normal baş soğan olarak üretimimiz var. Tekirdağ soğanı iyi bir soğan. Kaliteli, restoran, köfteci, börekçi, yemekhanelerin kullandığı en aromatik, Brix olarak en güçlü ve lezzetli bir soğandır. Tekirdağ soğanı aynı zamanda yeşil soğan anacı olarak da kullanılmaktadır. Bu özelliğinden dolayı şu an Türkiye'nin yeşil soğan üreten tüm illerine bu soğandan sevk edilmektedir” dedi.
Tekirdağ soğanı üretiminin aileleri açısından nesiller boyunca sürdürülen bir uğraş olduğunu anlatan Vardas, üretimde bayrağın dededen babaya, babadan da kendilerine geçtiğini söyledi. Artık bu işi çocuklarına aktardıklarını belirten Vardas, coğrafi işaret tescilinin alınmasıyla önemli bir aşamanın tamamlandığını ifade etti.
Vardas, “Biz üretici olarak dededen kalma bir iş, babalar devam etti, sıra bayrak bize geldi. Biz de çocuklara artık. Bu süreci tamamladık, sonunda coğrafi işareti aldık. Türkiye'nin bu işle uğraşan bütün illeri bizi biliyor ama bizim hedefimiz dünya. Dünya bu kalitedeki malları daha fazla tercih ediyor. Tekirdağ soğanı olmazsa köfte olmaz, yemek olmaz, börek olmaz. İşin gerçeği bu. Şu an durumlar iyi, üretim güzel, sevkiyatlar güzel. Çok şükür işimiz iyi” diye konuştu.
Vardas, Tekirdağ soğanının üretim sürecinin tek sezonda tamamlanmadığını, üç farklı aşamadan geçtiğini anlattı. İlk yıl kara tohum elde edildiğini belirten Vardas, bunun depolanmasının ardından ikinci yılda arpacık aşamasına geçildiğini, üçüncü yılda ise baş soğan üretiminin gerçekleştirildiğini söyledi.
Üretim sürecini şöyle anlattı: “Üç aşamada yetişiyor. İlk aşama kara tohum dediğimiz olay. Soğan anacı ektiğimiz zaman kara tohum elde ediyoruz. Onu depoluyoruz, bir yıl sonra ektiğimiz zaman bu sefer kıska dediğimiz, arpacık dediğimiz olay gerçekleşiyor. Arpacık da yaklaşık 7-8 ay depolandıktan sonra bir yıl sonraki süreçte soğan olması için toprağa ekiliyor. Soğanımız olduktan sonra bunu depolama aşaması geliyor. Tekirdağ soğanı dayanıklı bir soğan. Yaklaşık 8 ay, 9 ay depolama şansı var. Bu özelliği de kıraç ve susuz arazide yetiştirildiğinden dolayı soğan etli ve sert oluyor, kendini de koruyor.”
Tekirdağ soğanının öne çıkan özelliklerinden biri de yeşil soğan üretiminde anaç olarak kullanılabilmesi. Vardas, bunun nedeninin soğanın yapısında bulunan gözlerden kaynaklandığını belirtti.
Vardas, “Soğanlarımızı yeşil üretimde kullanılmasındaki amaçlardan bir tanesi de içindeki göz olayı. Bak bunda 1, 2, 3, 4 tane ayrı göz var. Sen normal soğanı ektiğin zaman tek göz alırsın. Bunu ektiğin zaman en az 3-4 göz yeşil soğan alırsın. Bu özelliğinden dolayı en güzel anaç olarak tercih edilmekte” dedi.
Ürünün Türkiye'nin birçok iline gönderildiğini ifade eden Vardas, sıradaki hedeflerinin Yunanistan ve Bulgaristan olduğunu açıkladı. Vardas, “Türkiye'deki birçok ile, aracılara veya açık tarla yeşil soğan üreticilerine gönderiyoruz. Hedefimiz şimdi Yunanistan, Bulgaristan oralara da ürün göndermek. Üretmek isteyen, bu işi yapmak isteyen tüm gençlere, özellikle çiftçilere tohum desteğimiz, bilgi desteğimiz, üretim desteğimiz olur. Görüyorsunuz ekimi modernize ettik, makineyle çalışıyoruz. Bir kadının günlük yapabileceği kolaylığı biz bir kadının günlük 2 bin kilogram soğan paketleyebilecek durumuna getirdik. İyi mal olsun yeter ki satılır” ifadelerini kullandı.
Tekirdağ Tarım ve Orman İl Müdürü Mehmet Aksoy, Tekirdağ soğanının bölge açısından önemli tarımsal ürünlerden biri olduğunu söyledi. Aksoy, ürünün en dikkat çekici taraflarından birinin sulama yapılmadan yetiştirilebilmesi olduğunu belirtti.
Aksoy, “Bizim ilimizde Tekirdağ soğanı sulanmıyor. Tekirdağ soğanı çok dayanıklı, özel bir soğan çeşididir. Kıraç ve susuz arazilerde yetişebilmesi, ürünün dayanıklılığını ve depolama süresini artıran önemli özelliklerinden bir tanesidir” dedi.
Dekar başına alınan verimin toprağın yapısına ve organik madde miktarına göre değiştiğini aktaran Aksoy, “Dekara ortalama verimimiz bin 250 kilogram ile 2 bin 500 kilogram arasında değişiyor. Bu verim, toprağın yapısına ve organik madde durumuna göre farklılık gösterebiliyor. 2026 yılında Tekirdağ genelinde yaklaşık 4 bin 400 dekar alanda soğan ekimi gerçekleştirildi. Bu alanlardan yaklaşık 5 bin 700 ton ürün elde edilmesini bekliyoruz” diye konuştu.
Aksoy ayrıca Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekiplerinin üretimin diğer aşamalarında olduğu gibi hasat döneminde de sahada bulunduğunu belirtti. Ekiplerin üreticilerle bir araya gelerek ürünün kalite durumunu ve hasat süreçlerini takip ettiği ifade edildi.
Coğrafi işaretli Tekirdağ soğanı, üç yıllık üretim sürecinin ardından sofralara ulaşırken, Türkiye’nin farklı kentlerindeki yeşil soğan üreticilerine de gönderiliyor.