DEİK tarafından düzenlenen “Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona” başlıklı basın buluşmasında, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ekonomik ve stratejik ilişkilerin geleceği masaya yatırıldı. Toplantıda konuşan DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ ile DEİK Başkanı Nail Olpak, küresel dengelerin hızla değiştiği bir dönemde Türkiye’nin Avrupa’nın ekonomik, teknolojik ve stratejik hedefleri açısından ayrılmaz bir ortak olduğunu vurguladı.
Öte yandan Türk iş dünyasının, AB liderlerine hitaben Pazar günü yayımlayacağı açık mektupla, Türkiye–AB ilişkilerindeki durgunluğa dikkat çekeceği belirtildi.
DEİK/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, “Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona” başlıklı basın buluşmasında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişki yalnızca diplomatik bir başlık değildir; bu ilişki aynı zamanda ekonomik entegrasyon, ortak üretim ve karşılıklı bağımlılık demektir. Bugün Avrupa Birliği, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı; Türkiye ise AB’nin 5’inci büyük ticaret ortağıdır. Yatırımlar, turizm, finansal hareketler ve sermaye akımları gibi tüm göstergeler, Avrupa’nın Türkiye açısından ne kadar merkezi bir yerde durduğunu açıkça gösteriyor.”
“Küresel güç dengeleri hızla değişiyor. Yapay zeka ve ileri teknolojiler ekonomileri baştan aşağı yeniden şekillendiriyor. Böyle bir ortamda Avrupa’nın stratejik bütünlüğünü güçlendirmesi ve yakın çevresiyle daha derin bir entegrasyona yönelmesi artık bir tercih değil, açık bir zorunluluk haline geldi. Tam da bu noktada Türkiye, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu küresel meydan okumalar için vazgeçilmez bir ortak olarak öne çıkıyor.”
“Türkiye, Avrupa’nın geleceğinin ayrılmaz bir parçasıdır. Ekonomi, teknoloji, güvenlik, enerji ve toplumsal alanlarda somut ilerleme sağlayacak pratik modeller hızla devreye sokulmalıdır. Avrupa’nın Türkiye’yi dışlayarak ekonomik ve stratejik özerklik kurabileceğine inanmıyoruz. Dünyanın yeni bir Avrupa’ya ihtiyacı var. Bu yeni Avrupa’yı da birlikte inşa edelim.”
DEİK Başkanı Nail Olpak, “Türkiye-AB: Diyalogdan Aksiyona” başlıklı basın buluşmasında yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“İster 1963 Ankara Anlaşması’ndan alın, ister 1996 yılı Gümrük Birliği’nden alın, ülkemizin Avrupa ile bütünleşme çabası kesintisiz devam ediyor. Bu yıl Gümrük Birliği’ne girişimizin 30. yılı ve aradan geçen sürede ekonomimizle Avrupa ekonomisi önemli ve başarılı bir entegrasyon örneği verdi. 30 yıldır AB ile Türkiye sanayisi karşılıklı yatırımlar ve güvenilir tedarik zincirleri ile birbirine etle tırnak gibi entegre oldu.”
“Son 5 yılda küresel ticaretteki paradigma değişiklikleri ve Gümrük Birliği’nin yapısından kaynaklanan sorunlar sebebiyle bir güncelleme yapılması gerektiğini iş dünyası olarak defalarca tekrarladık. Buna rağmen önce sınırda karbon düzenlemesiyle yeni bir koruma duvarı başlatıldı, ardından çelik kotasında ciddi bir indirim gündeme geldi ve şimdi de ‘Made in Europe’ gibi Türkiye’yi dışarda tutma ihtimali olan bir sanayi stratejisi Avrupa’da ciddi bir gündem olmaya başladı.”
“Bizim savunduğumuz şu: Türkiye’yi dışlayan herhangi bir model kesinlikle Avrupa’ya da fayda sağlamayacak. 30 yıllık Gümrük Birliği ilişkimiz ve 60 yılı aşkın siyasi ilişkilerimiz ile Avrupa’nın ihtiyacı olan kaynak ve model ülkemiz ile olan iş birliğinde yatıyor. Türkiye ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konusunda yapıcı, samimi ve ileriye dönük adımlar atmasının zamanı çoktan geldiğini düşünüyoruz.”