Yurt dışında şirket kurmak isteyenler neden Dubai ve Hong Kong'u tercih ediyor?

Son Güncelleme:

Türkiye'den yurt dışına açılmak isteyen girişimcilerin, KOBİ'lerin ve yatırımcıların son yıllarda en sık tercih ettiği iki merkez Dubai ve Hong Kong. Bu tercih bir moda değil; iki şehrin de düşük vergi, güçlü bankacılık altyapısı, hızlı kuruluş süreçleri ve küresel pazarlara doğrudan erişim gibi somut avantajları bir arada sunmasından kaynaklanıyor.

Neden yurt dışında şirket kurma talebi artıyor?

Yurt dışında şirket kurmak, bir zamanlar yalnızca büyük holdinglerin başvurduğu bir yöntemken bugün tek kişilik yazılım ajanslarından e-ticaret markalarına kadar çok farklı ölçeklerde işletmenin gündeminde. Bunun arkasında birbirini besleyen birkaç gelişme var:

  • Dijital hizmet ihracatının büyümesi: Yazılım, tasarım, danışmanlık ve içerik üretimi gibi alanlarda çalışanlar, müşterilerinin büyük bölümünü yurt dışından kazanıyor; ancak bu müşterilerden ödeme almak Türkiye'de kurulu bir şirketle zorlaşabiliyor.
  • Ödeme altyapısı ihtiyacı: Stripe, PayPal gibi küresel ödeme sistemleri Türkiye'de kurulu şirketlere doğrudan hizmet vermiyor. Bu durum özellikle e-ticaret ve abonelik modeliyle çalışan işletmeleri yurt dışı yapı aramaya itiyor.
  • Vergi öngörülebilirliği: İşletmeler, önümüzdeki beş yılda ne kadar vergi ödeyeceklerini bugünden hesaplayabilecekleri bir ortam arıyor.
  • Pazar genişlemesi: Körfez, Afrika ve Asya pazarlarına fiziksel olarak yakın bir merkezde bulunmak; lojistik, müşteri ziyaretleri ve iş geliştirme açısından ölçülebilir bir fark yaratıyor.

Dünyada 50'den fazla ülke yabancı girişimcilere şirket kuruluşu imkânı sunuyor. Buna rağmen Türkiye kaynaklı taleplerin önemli bir kısmının Dubai ve Hong Kong'da yoğunlaşmasının nedeni, bu iki merkezin yukarıdaki dört ihtiyacı aynı anda karşılayabilmesi. Aşağıda her bir başlığı iki şehir için ayrı ayrı ele alıyoruz. Ülke seçenekleri ve süreçler hakkında genel bir çerçeve için World Company Setup tarafından hazırlanan ülke rehberlerine göz atabilirsiniz.

Vergi avantajı: iki farklı model, benzer kazanım
Dubai ve Hong Kong'un vergi sistemleri birbirinden farklı mantıklarla çalışır; ancak her ikisi de doğru yapılandırılmış bir işletme için Türkiye'ye kıyasla belirgin ölçüde düşük bir vergi yükü anlamına gelir.

Dubai: düşük oranlı ve serbest bölge odaklı sistem
Birleşik Arap Emirlikleri uzun yıllar boyunca kurumlar vergisi uygulamadı. 2023'ten itibaren federal kurumlar vergisi yürürlüğe girdi; ancak sistem hâlâ dünyanın en rekabetçi yapılarından biri:

  • Kurumlar vergisi %9: Yıllık vergiye tabi kârın 375.000 AED'yi aşan kısmına uygulanır. Bu eşiğin altındaki kâr için oran %0'dır.
  • Serbest bölge avantajı: Nitelikli serbest bölge şirketleri, belirlenen koşulları karşıladıkları sürece nitelikli gelirleri üzerinden %0 kurumlar vergisi ödemeye devam edebiliyor. Bu nedenle ihracat ve uluslararası hizmet odaklı işletmeler için serbest bölge yapısı çoğu zaman ilk tercih oluyor.
  • Gelir vergisi yok: Şirket ortaklarının maaş, temettü veya kâr payı olarak aldığı gelirler üzerinden kişisel gelir vergisi alınmıyor.
  • KDV %5: Dünya ortalamasının oldukça altında bir oran; birçok ihracat işlemi ayrıca %0 KDV kapsamında değerlendirilebiliyor.
  • Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmaları: BAE'nin Türkiye dâhil 100'den fazla ülkeyle anlaşması var; bu, iki ülke arasında faaliyet gösteren işletmeler için önemli bir güvence.
    Dubai'de kuruluş türleri, serbest bölge ile anakara (mainland) arasındaki farklar ve güncel maliyetler konusunda Dubai'de şirket kurmak rehberi ayrıntılı bir başlangıç noktası sunuyor.

Hong Kong: bölgesel vergilendirme ilkesi
Hong Kong'un en ayırt edici özelliği, yalnızca Hong Kong kaynaklı kârı vergilendirmesidir. Bu "bölgesel vergilendirme" ilkesi, gelirini Hong Kong dışından elde eden işletmeler için ciddi bir avantaj yaratır:
Kademeli kurumlar vergisi: Vergiye tabi kârın ilk 2 milyon HKD'lik kısmı %8,25, aşan kısmı %16,5 oranında vergilendirilir.
KDV ve satış vergisi yok: Hong Kong'da katma değer vergisi, sermaye kazancı vergisi ve temettü stopajı uygulanmaz.
Yurt dışı kaynaklı kazanç: Hong Kong dışında yürütülen faaliyetlerden elde edilen kâr, belgelendirildiği takdirde kâr vergisi dışında tutulabilir. Bu muafiyet otomatik değildir; vergi dairesine kanıt sunulması ve FSIE (yabancı kaynaklı gelir) kurallarının gözetilmesi gerekir.
Basit beyan düzeni: Yıllık tek bir kâr vergisi beyannamesi ve denetlenmiş mali tablo yeterlidir; aylık KDV beyanı gibi yükler bulunmaz.

Türkiye'de yerleşik ortaklar için kritik uyarı

Her iki merkezde de vergi avantajı, şirketin gerçekten o ülkede yönetildiğini ve faaliyet gösterdiğini belgelemeye bağlıdır. Türkiye'de yerleşik ortaklar için kontrol edilen yabancı kurum (KEYK) düzenlemeleri, belirli koşullarda yurt dışı şirketin kârının Türkiye'de de vergilendirilmesine yol açabilir. Bu nedenle yurt dışı şirket kuruluşu, Türkiye'deki vergi mükellefiyetiyle birlikte planlanmalı; kuruluş öncesinde mutlaka vergi danışmanlığı alınmalıdır.

Bankacılık ve ödeme sistemleri: asıl belirleyici başlık

Yurt dışında şirket kurma kararının çoğu zaman vergiden çok bankacılık ve ödeme altyapısıyla ilgili olduğu, danışmanlık sürecine giren işletmelerin ortak deneyimi. Şirket kurmak günler sürer; ancak o şirkete sağlıklı bir banka hesabı ve çalışan bir ödeme sistemi bağlamak asıl zor olan kısımdır. Dubai ve Hong Kong'un öne çıkmasının ikinci büyük nedeni tam olarak bu.

Stripe, PayPal ve küresel POS erişimi

Türkiye'de kurulu bir şirket, Stripe üzerinden doğrudan ödeme kabul edemez; PayPal da Türkiye'de işletme hesabı açmıyor. Oysa bu iki altyapı, yurt dışındaki müşterinin kart bilgisini girip saniyeler içinde ödeme yaptığı, abonelik ve pazar yeri modellerinin üzerine kurulduğu temel araçlar.

  • Dubai: BAE'de kurulu şirketler Stripe'a doğrudan başvurabiliyor; bölgesel ödeme sağlayıcıları ve sanal POS altyapıları da yaygın. AED, USD ve EUR üzerinden çok para birimli tahsilat mümkün.
  • Hong Kong: Stripe ve PayPal'ın Asya'daki en köklü pazarlarından biri. Airwallex gibi fintech platformları Hong Kong merkezli; bu da e-ticaret ve SaaS işletmeleri için ödeme-hesap-döviz zincirini tek yerde toplamayı kolaylaştırıyor.
  • Yurt dışı müşteriden ödeme alamamak, Türk girişimcilerin karşılaştığı en somut engel olduğu için Dubai veya Hong Kong şirketi çoğu zaman "ödeme kapısı" işlevi görüyor.

    Uluslararası banka hesabı açmak

    Banka hesabı açılışı, şirket kuruluşundan ayrı bir uyum (KYC) sürecidir. Her iki merkezde de bankalar, şirketin gerçek bir faaliyeti, belgelenebilir bir iş modeli ve şeffaf bir ortaklık yapısı olduğunu görmek ister.

  • Dubai'de ulusal bankalar ve uluslararası bankaların yerel şubeleri, şirket ortağının oturum izni (residence visa) ve Emirates ID sahibi olmasını genellikle şart koşar. Bu, kuruluşla birlikte vize sürecinin de planlanmasını gerektirir; buna karşılık ortaya çıkan yapı, bankacılık açısından oldukça sağlamdır.
  • Hong Kong'da geleneksel bankaların yanı sıra lisanslı dijital bankalar ve çok para birimli fintech hesapları bulunur. Kuruluş tamamen uzaktan yapılabilse de bankaların bir kısmı hesap açılışında fiziksel görüşme talep edebilir; dijital alternatifler bu adımı büyük ölçüde ortadan kaldırmıştır.
    Hong Kong'da offshore şirket ve banka hesabı sürecinin nasıl işlediği, hangi belgelerin istendiği ve ne kadar sürdüğü konusunda Hong Kong'da şirket kurmak ve banka hesabı açmak rehberi adım adım bilgi veriyor.

Döviz yönetimi ve sermaye hareketi

İki merkezde de döviz kontrolü yoktur: Dubai'de AED dolara sabitlenmiştir, Hong Kong doları da dolara bağlı bir kur bandında işlem görür. Bu, kur dalgalanmasından korunmak isteyen ve gelirinin büyük kısmı dolar veya euro cinsinden olan işletmeler için öngörülebilirlik sağlar. Sermayenin yurt dışına çıkışı, ortaklara kâr dağıtımı ve grup şirketleri arasındaki transferler kısıtlamaya tabi değildir.

Pazar genişlemesi: iki farklı coğrafyanın kapısı

Dubai ve Hong Kong'u birer "vergi adresi" olarak görmek, bu şehirlerin asıl değerini gözden kaçırmak olur. İkisi de kendi bölgelerinin ticaret, finans ve lojistik merkezi; şirket kurmak aynı zamanda o bölgeye fiziksel ve ticari olarak yerleşmek anlamına geliyor.

Dubai: Körfez, Afrika ve Güney Asya'ya açılan kapı

  • Konum: İstanbul'dan yaklaşık dört saatlik uçuş mesafesinde; Avrupa, Asya ve Afrika arasında aktarma merkezi. Dünya nüfusunun üçte ikisi Dubai'ye sekiz saatlik uçuş çevresinde yaşıyor.
  • Körfez pazarı: Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt ve Bahreyn gibi yüksek satın alma gücüne sahip pazarlara Dubai üzerinden hizmet vermek, her ülkede ayrı şirket kurmaya kıyasla hem daha hızlı hem daha ekonomik.
  • Lojistik: Jebel Ali Limanı ve Dubai havalimanları, bölgedeki en yoğun yük trafiğini taşıyor; serbest bölgeler gümrüksüz depolama ve yeniden ihracat imkânı sunuyor.
  • Türk iş dünyasıyla bağ: Dubai'de binlerce Türk sermayeli işletme faaliyet gösteriyor; Türkçe konuşan muhasebe, hukuk ve bankacılık ekosistemi gelişmiş durumda. Bu, özellikle ilk kez yurt dışına açılan KOBİ'ler için öğrenme eğrisini kısaltıyor.
  • Oturum ve yaşam: Şirket ortakları ve çalışanları için oturum vizesi alınabilmesi, aileyle birlikte taşınmayı veya iki ülke arasında düzenli seyahat etmeyi mümkün kılıyor.

Hong Kong: Çin ve Asya-Pasifik'e açılan kapı

  • Çin pazarına erişim: Hong Kong, Çin anakarasıyla özel ekonomik bağlara sahip; Çin'den tedarik yapan veya Çin'e satış hedefleyen işletmeler için doğal bir köprü. Shenzhen'e tren yolculuğu bir saatten kısa.
  • Hukuk güvencesi: İngiliz hukuk geleneğine dayanan, uluslararası sözleşmelerde yaygın olarak tanınan bir hukuk sistemi. Uluslararası tahkim ve ticari uyuşmazlıklarda Asya'nın en güvenilir merkezlerinden biri.
  • Finans merkezi: Dünyanın en büyük borsalarından birine ve yoğun bir yatırım fonu ekosistemine ev sahipliği yapıyor. Yatırım almayı veya ileride halka arz hedefleyen girişimler için önemli bir avantaj.
  • Tedarik ve e-ticaret: Asya'daki üreticilerle sözleşme yapan, ürünlerini Avrupa ve Amerika'ya satan e-ticaret markaları için Hong Kong şirketi; tedarikçi ödemelerini, döviz yönetimini ve lojistiği tek çatı altında topluyor.

    Hangi coğrafya kime uygun?

    Kısa cevap: müşterileriniz ve tedarikçileriniz nerede ise merkez orada olmalı. Körfez'e satış yapan, Afrika'ya açılmak isteyen veya ekibini Dubai'ye taşımayı planlayan işletmeler için Dubai; Asya'dan tedarik yapan, Çin pazarını hedefleyen veya tamamen uzaktan yönetilen dijital bir yapı isteyen işletmeler için Hong Kong daha doğal bir seçim. Bazı gruplar her iki merkezde de şirket kurarak iki coğrafyayı birbirine bağlıyor.

Kimler, hangi amaçla tercih ediyor?

Dubai ve Hong Kong'u seçen işletmeler tek bir profile sığmıyor. Her segmentin öncelikleri farklı; dolayısıyla "doğru merkez" sorusunun cevabı da değişiyor.

Girişimciler ve serbest çalışanlar
Yazılım geliştiriciler, tasarımcılar, dijital pazarlama uzmanları ve danışmanlar için öncelik, yurt dışı müşteriden sorunsuz ödeme almak ve düşük maliyetle yasal bir yapı kurmak. Hong Kong'un tamamen online kuruluş süreci ve Dubai'nin tek kişilik serbest bölge lisansları bu kitleye hitap ediyor. Dubai'nin oturum vizesi imkânı, yaşadığı yeri de değiştirmek isteyenler için ek bir tercih nedeni.

KOBİ'ler ve üretici firmalar
Türkiye'de üretim yapıp Körfez'e, Afrika'ya veya Asya'ya satış yapan KOBİ'ler için yurt dışı şirket; ihracat faturalarını düzenleyen, müşteriyle aynı coğrafyada bulunan ve bölgesel ihalelere girebilen bir satış-dağıtım kolu işlevi görüyor. Dubai'nin serbest bölge depolama ve yeniden ihracat avantajı, fiziksel ürün satan işletmeler için belirleyici. Hong Kong ise Asya'dan ham madde veya ara mal tedarik eden üreticilerin tedarikçi ödemelerini yönettiği merkez olarak öne çıkıyor.

E-ticaret ve dijital ürün satıcıları
Amazon, Etsy, Shopify veya kendi sitesi üzerinden yurt dışına satış yapanlar için Stripe ve PayPal erişimi tek başına karar nedeni olabiliyor. Dropshipping ve özel marka (private label) modelleriyle çalışan satıcılar genellikle tedarik zincirine yakınlığı nedeniyle Hong Kong'u; Körfez ve Orta Doğu pazarına satış yapanlar ise yerel ödeme ve teslimat altyapısı nedeniyle Dubai'yi tercih ediyor. Abonelik modeliyle çalışan SaaS girişimleri için her iki merkez de uygun; seçim çoğunlukla ekibin nerede yaşayacağına göre yapılıyor.

Yatırımcılar ve holding yapıları
Birden fazla ülkede iştiraki olan gruplar, hisse ve gayrimenkul yatırımlarını tek bir çatı altında toplamak için holding şirketleri kuruyor. Dubai, temettü ve sermaye kazancı üzerindeki vergi avantajı ve geniş çifte vergilendirme anlaşması ağı ile; Hong Kong ise köklü hukuk sistemi ve Asya'daki fonlara erişim imkânıyla bu amaca hizmet ediyor. Dubai'de ayrıca belirli yatırım eşiklerini aşanlar için uzun süreli oturum sağlayan Golden Visa seçeneği bulunuyor.

Kısa karar rehberi
Müşterileriniz ağırlıklı olarak Körfez, Afrika veya Avrupa'daysa ve ekibinizle birlikte taşınmayı düşünüyorsanız: Dubai.
Tedarikçileriniz Asya'daysa, Çin pazarını hedefliyorsanız veya tamamen uzaktan yönetilen bir yapı istiyorsanız: Hong Kong.
Yalnızca ödeme altyapısına ihtiyacınız varsa ve fiziksel varlık planlamıyorsanız: kuruluş hızı ve maliyet açısından Hong Kong genellikle önde; ancak bankacılık tarafında Dubai'nin oturum vizesiyle gelen istikrarı da değerlendirilmeli.

Dubai ve Hong Kong karşılaştırması

Aşağıdaki tablo, iki merkezin temel özelliklerini yan yana özetliyor. Rakamlar 2026 itibarıyla genel çerçeveyi yansıtır; güncel tutarlar lisans türüne ve seçilen serbest bölgeye göre değişir.

Kuruluş süreci nasıl işliyor?

İki merkezde de süreç benzer bir mantıkla ilerler: doğru yapı seçimi, belgelerin hazırlanması, resmî başvuru, banka hesabı ve kuruluş sonrası uyum. Farklılık, adımların sırasında ve fiziksel katılım gereksiniminde ortaya çıkar.

Dubai'de adımlar

  • Yapı seçimi: Serbest bölge mi, anakara mı? Faaliyet konusu, Körfez içinde yerel satış yapılıp yapılmayacağı ve vize ihtiyacı bu kararı belirler. Serbest bölge şirketleri BAE içinde doğrudan perakende satış yapamaz; anakara şirketleri yapabilir.
  • Serbest bölge ve lisans türü: Dubai'de onlarca serbest bölge var; her birinin maliyeti, vize kotası ve izin verdiği faaliyetler farklı. Ticaret, hizmet, danışmanlık veya e-ticaret lisansları arasından iş modeline uygun olanı seçilir.
  • Belgeler: Ortakların pasaport kopyaları, adres kanıtı, iş planı özeti ve bazı bölgelerde özgeçmiş. Türkiye'den gönderilecek belgelerin apostil ve yeminli tercüme gereksinimleri önceden netleştirilmeli.
  • Lisans ve kuruluş belgesi: Serbest bölgelerde genellikle birkaç iş günü içinde düzenlenir.
  • Oturum vizesi ve Emirates ID: Ortak ve çalışanlar için vize başvurusu; sağlık taraması ve biyometrik kayıt için en az bir ziyaret gerekir.
  • Banka hesabı: Vize tamamlandıktan sonra bankaya başvuru; uyum süreci bankaya göre iki ila altı hafta sürebilir.
  • Kuruluş sonrası: Kurumlar vergisi kaydı, eşik aşılıyorsa KDV kaydı, muhasebe düzeni ve 2027'de zorunlu hâle gelecek e-fatura sistemine hazırlık.

Hong Kong'da adımlar

  • Şirket adı ve yapı: Sınırlı sorumlu şirket (Limited) en yaygın tür. Tek bir ortak ve tek bir direktör yeterlidir; her ikisi de yabancı olabilir.
  • Zorunlu yerel unsurlar: Hong Kong'da kayıtlı bir adres ve lisanslı bir şirket sekreteri atanması zorunludur. Bu hizmetler genellikle danışmanlık paketine dâhildir.
  • Belgeler: Ortak ve direktörlerin pasaport ve adres kanıtı, kuruluş formları ve ana sözleşme. Başvuru tamamen online yapılır.
  • Kuruluş sertifikası: Belgeler eksiksizse çoğu zaman aynı gün düzenlenir; ardından işletme kayıt belgesi alınır.
  • Banka hesabı: Geleneksel banka, dijital banka veya fintech hesabı arasında seçim. İş modeli, beklenen işlem hacmi ve müşteri coğrafyası bankanın uyum sorularının merkezindedir.
  • Kuruluş sonrası: Yıllık beyanname, denetlenmiş mali tablolar ve yıllık kayıt yenilemesi; yurt dışı kaynaklı kâr muafiyeti talep edilecekse faaliyetin Hong Kong dışında yürütüldüğünü gösteren kayıtların düzenli tutulması.

Kuruluş öncesi dikkat edilmesi gerekenler

  • Gerçek faaliyet (substance): Hem bankalar hem vergi otoriteleri, şirketin kâğıt üzerinde kalmadığını görmek istiyor. Gerçek sözleşmeler, faturalar ve mümkünse yerel bir ofis ya da ekip, hem banka hesabı açılışını hem vergi muafiyetlerini kolaylaştırır.
  • Türkiye'deki yükümlülükler: Yurt dışında şirket kurmak Türkiye'deki vergi mükellefiyetini ortadan kaldırmaz. KEYK kuralları, yurt dışına çıkarılan sermayenin beyanı ve çifte vergilendirme anlaşmalarının uygulanması uzman desteği gerektirir.
  • Paket fiyat yanılgısı: Reklamlarda görülen düşük kuruluş ücretleri çoğu zaman vize, banka danışmanlığı, adres ve yıllık yenileme giderlerini içermez. Karar verirken ilk yıl toplam maliyeti ve yıllık sabit giderler birlikte hesaplanmalı.
  • Doğru danışman: Süreç hukuk, vergi ve bankacılık uyumunu birlikte yönetmeyi gerektirdiği için her iki merkezde de ofisi ve lisanslı iş ortakları olan bir danışmanla çalışmak, kuruluş sonrasında karşılaşılabilecek sorunları büyük ölçüde azaltır.

Sıkça sorulan sorular

  • Yurt dışında şirket kurmak için o ülkeye gitmek gerekiyor mu? Hong Kong'da kuruluş tamamen online yapılabiliyor; banka tercihine göre bir ziyaret gerekebilir. Dubai'de kuruluş uzaktan başlatılabilir; ancak oturum vizesi ve çoğu banka hesabı için en az bir kez fiziksel bulunmak gerekir.
  • Dubai'de şirket kurunca vergi ödemeyecek miyim? Hayır, bu yaygın bir yanılgı. 375.000 AED üzerindeki kâr için %9 kurumlar vergisi uygulanıyor. Serbest bölge şirketleri belirli koşullarda %0 oranından yararlanabiliyor; ancak bu muafiyet şartlı ve her yıl yeniden değerlendiriliyor. Türkiye'de yerleşik ortaklar ayrıca KEYK kurallarını göz önünde bulundurmalı.
  • Hong Kong'da şirket kurmak gerçekten %0 vergi anlamına mı geliyor? Yalnızca kârın Hong Kong dışından elde edildiği belgelenebiliyorsa ve vergi dairesi bu başvuruyu kabul ederse. Aksi hâlde kademeli kurumlar vergisi (%8,25 / %16,5) uygulanır.
  • Türkiye'deki şirketimi kapatmam gerekir mi? Hayır. Çoğu işletme Türkiye'deki şirketini korur; yurt dışı şirket ihracat, tahsilat veya holding işlevi üstlenir. İki şirket arasındaki ilişki (hizmet sözleşmesi, transfer fiyatlandırması) vergi uyumu açısından doğru kurgulanmalıdır.
  • Stripe veya PayPal için hangi merkez daha uygun? Her iki merkez de Stripe'ı destekliyor; PayPal işletme hesabı için Hong Kong daha köklü bir pazar. Seçim, ödeme sisteminden çok banka hesabının nerede açılacağına ve işletmenin diğer ihtiyaçlarına göre yapılmalı.
  • Şirket kuruluşu ne kadar sürer? Hong Kong'da belgeler hazırsa kuruluş günler değil saatler içinde tamamlanabiliyor. Dubai'de serbest bölge kuruluşu birkaç iş günü, vize ve banka süreçleriyle birlikte tüm yapı ortalama dört ila sekiz hafta sürüyor.
  • Hangi belgeler isteniyor? Temel olarak ortakların pasaportu, adres kanıtı ve iş modeline ilişkin açıklama. Bankalar ek olarak sözleşme örnekleri, fatura ve gelir kaynağı belgeleri talep edebiliyor.

Doğru merkezi seçmenin dört kriteri

Dubai ve Hong Kong'un yurt dışı şirket kuruluşunda bu kadar öne çıkmasının nedeni, tek bir avantaj değil; vergi, bankacılık, ödeme altyapısı ve pazar erişimini aynı anda sunabilmeleri. İki merkezden birini seçerken şu dört soruya verilecek cevap, kararı büyük ölçüde belirler:

  • Müşterilerim ve tedarikçilerim hangi coğrafyada? Körfez ve Afrika için Dubai, Asya için Hong Kong.
  • Ekibim nerede yaşayacak? Taşınma planı varsa Dubai'nin oturum vizesi belirleyici; tamamen uzaktan yönetilecekse Hong Kong daha pratik.
  • Gelirim nereden geliyor? Yurt dışı kaynaklı gelir Hong Kong'da bölgesel vergilendirmeden yararlanabilir; Körfez içi satış Dubai anakara lisansı gerektirir.
  • Bankacılık ve ödeme ihtiyacım ne? Stripe ve PayPal erişimi her ikisinde de mümkün; banka hesabının açılış kolaylığı ise iş modeline ve belgelenebilir faaliyete bağlı.

Bu soruların cevabı netleştiğinde süreç, doğru yapının seçilmesi ve belgelerin eksiksiz hazırlanmasından ibaret kalıyor. Ülke karşılaştırması, kuruluş adımları ve banka hesabı süreçleri hakkında daha fazla bilgi için World Company Setup ülke rehberlerini inceleyebilir; Dubai'de şirket kurmak ve Hong Kong'da şirket kurmak sayfalarından her iki merkeze özel güncel bilgilere ulaşabilirsiniz.

Yazar Turgut Akkuş Uluslararası Finans & Vergi Danışmanı

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: