40 yıldır bebek gibi büyütüyor! Ürettiklerinin yüzde 80'i yurt dışına gidiyor

Antalya'nın Kumluca ilçesinde yaklaşık 40 yıldır tarımla uğraşan 60 yaşındaki Adem Dalgıç, babasından devraldığı seracılığı oğluyla sürdürüyor. Yeni sezonun ilk hasadına hazırlanan Dalgıç, ürünlerini adeta bebek gibi büyüttüğünü söyleyerek "Çiftçinin gelecek yılı vardır. Biz bu gelecek yıl umudunu hiç içimizden atmadan özveriyle çalışıyoruz" dedi.

Antalya'nın Kumluca ilçesinde seralarda kış dönemine yönelik sebze üretimi için eylülde başlayan sezon, temmuz ayına kadar devam ediyor. Dikim, bakım ve hasat aşamalarını kapsayan bu süreçte yetiştirilen ürünler, hem iç piyasada değerlendiriliyor hem de ihraç ediliyor. İlçede yaklaşık 40 yıldır tarımla uğraşan 60 yaşındaki Adem Dalgıç, babasından devraldığı mesleği oğluyla sürdürüyor. Baba oğul, toplam yaklaşık 50 bin metrekare kapalı alanda üretim yapıyor.

Reklam
Reklam

Daha önce domates ve patlıcan da yetiştiren Dalgıç, son 2-3 yıldır biber üretimine yoğunlaştı. Bu sezon 25 bin metrekarelik serasında sivri ve çarliston biber yetiştiren Dalgıç, 10-15 gün içinde hasada başlamayı beklediğini söyledi.

ÜRETİMİNİN YAKLAŞIK YÜZDE 80'İ İHRACATA GİDİYOR

Seralarında ilçe tarımın kontrolünde iyi tarım uygulaması yaptığını belirten Dalgıç, ürünlerini biyolojik mücadeleyle yetiştirmeye çalıştıklarını aktardı. Dalgıç, "Tamamen biyolojik mücadeleyle bu ürünleri yetiştirmeye çalışıyoruz. Neredeyse kimyasal yok. Artı, zaten tahlil sonucu üretimimin tamamına yakını, yüzde 80 diyebileceğim kısmı ihracata gidiyor. İhracatın beğenmediği, şekil bozukluğu olanları iç piyasada değerlendiriyoruz" şeklinde konuştu.

"BU İŞE 7/24 GÖNÜL VERMEDİKTEN SONRA OLMUYOR"

Üretimde iyi ve kötü sezonlar yaşadıklarını anlatan Dalgıç, mesleğin sürekli ilgi gerektirdiğini belirterek şu ifadelere yer verdi: "Canlıyla uğraşıyoruz. Bu işe 7/24 gönül vermedikten sonra olmuyor. Ama tabii ki bazı sıkıntılar var mı dersen, var. Fiyatlar bazen çok düşüyor, bizi kurtarmadığı zamanlar oluyor. Bazen yükseliyor, verim alamıyorsun. Buna benzer spontane gelişmeler yaşanabiliyor, olumlu olumsuz. Ama biz olumlu tarafından bakalım, iyi diyelim iyi olsun. Memnunuz. Ürünlerimiz henüz bebek, bebek büyüyecek. Anne-bebek ilişkisi gibi, burada da bitkiyle üretici arasında bir ilişki var. Bitkinin su mu istediğini, başka bir sıkıntısı mı olduğunu gözlemleyerek çözüyoruz. Piyasa değerleri ne olacak, ne kalacak, onu bilmiyoruz. İnşallah çiftçinin yüzünü güldürür diye düşünüyorum. Bir benim değil, bu bölgenin tamamının çiftçileri buradan ekmek yiyor. Ben şuna çok inanıyorum ki ülkemize de büyük katkıda bulunuyoruz. Bunun için de mutluyum."

Reklam
Reklam

BİN METREKAREDE 500 BİN LİRALIK CİRO HESABI

Fide, gübreleme, işçilik ve yer kirasını gider kalemleri arasında sıralayan Dalgıç, bin metrekare üzerinden yaptığı hesaplamada yaklaşık 500 bin TL'lik ciro elde ettiklerini kaydetti. Dalgıç, "Bin metrekare alandan yaklaşık 500 bin lira bandında toplam ciro elde edebilirsek üretim giderlerini ve yerin kirasını karşılayıp kendimizi kurtarıyoruz. Daha üstü olursa daha çok mutlu oluyoruz" diye konuştu.

Zarar ettikleri dönemler de olduğunu, ancak sezonların birbirini telafi ettiğini ekleyen Dalgıç, şöyle devam etti: "Vermiş olduğumuz emeğin karşılığını almaya çalışıyoruz ve bundan mutluyuz. Kazanmasak da gelecek yılımız var diyoruz. Gelecek yıla ümitle bakıyoruz. Her sezonun kendine göre bir ümidi var. Ama yıllardır da yapıyoruz. Zarar ettiğimiz dönemler de oluyor, olmuyor değil. Ama tabii ki bunlar birbirini telafi ediyor. Çiftçinin gelecek yılı vardır. Biz bu gelecek yıl umudunu hiç içimizden atmadan özveriyle çalışıyoruz. Ülkemize katkı sağlamaya çalışıyoruz, yiyenlere afiyet olsun. Seve seve yetiştiriyoruz. İnşallah onlar da güle güle yerler, mutlu bir şekilde tüketirler" ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

Kumluca'da seracılığın gelişimini değerlendiren Dalgıç, üretimin istihdama katkısına da dikkat çekti. Dalgıç, "Kumluca'nın tarımda devamlı ileri adım attığına inanıyorum. Burada yaklaşık 50 kişiye istihdam sağlıyoruz. Ülkemize katkıda bulunmak bizi mutlu ediyor. Afetler oluyor vesaire, Allah bunlardan korusun. Onlarda da sigortamızı yapıyoruz. Bunlar bir maliyet olarak giriyor ama devletimiz destek veriyor, daha da desteğini bekliyoruz. Bir üretici olarak bunu ben bekliyorum" diye konuştu.

"TARIMIN İÇİNDE OLUN, TARIMLA YAŞAYIN"

Emeklilik döneminin geldiğini söyleyen Dalgıç, çiftçilik yapan oğlunun üretimi sürdürmesini istediğini belirtti. Dalgıç, "2 tane oğlum var, bir tanesi çiftçi. Ben babamdan devam ediyorum, o da benden devam edecek. Artık emeklilik dönemimiz geldi, şimdiden sonra o devam eder. Bunun devamını isterim. Gençlere de tek önerdiğim şey; zaten devlet gençlere imkan sağlıyor. Burada kendileri de başvurdukları zaman kredi sağlıyor. Gençlerin tarımdan uzaklaşmaması gerekiyor, tarım bizim ülkemizde olmazsa olmazımız. Tarımın içinde olun, tarımla yaşayın. Tarım, sevene güzel bir meslek" dedi.

Reklam
Reklam
Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: