Yapay zekanın kontrol edilemez hale gelmesi ihtimali, teknoloji dünyasının önde gelen isimleri ve araştırmacıları arasında son dönemde yeniden ciddi bir tartışma konusu oldu.
Anthropic'ten ayrılan araştırmacı Jacob Coxon'ın, gelişmiş yapay zekanın insanlığın sonunu getirebileceği yönündeki uyarıları tartışmayı daha da alevlendirdi.
1555 yılında yayımlanan Les Prophéties adlı eserinde çeşitli dörtlüklere yer veren Nostradamus'un sözleri, yüzyıllar boyunca farklı olaylarla ilişkilendirildi.
Günümüzde yapay zeka tartışmalarıyla ilişkilendirilen ifadeler ise Century IV, Quatrain 31 olarak bilinen 31. dörtlükte yer alıyor.
Dörtlükte İngilizce çevirisiyle şu ifadeler bulunuyor:
"Gecenin dolunayında, yüksek dağın üzerinde; tek bir beyne sahip yeni bilge bunu görür. Öğrencileri tarafından ölümsüz olmaya davet edilir; gözler güneye, eller göğüste, bedenler ateşte."
Nostradamus'un orijinal metninde de 'new sage' (yeni bilge), 'lone brain' (tek/yalnız beyin) ve 'immortal' (ölümsüz) şeklinde çevrilebilecek ifadeler bulunuyor.
Nostradamus'un dizeleri günümüzde bazı kişiler tarafından teknoloji ve yapay zeka üzerinden yeniden yorumlandı.
Bu yorumlara göre 'yeni bilge' ifadesi teknolojiyi, 'tek beyin' ifadesi bilgisayar veya makine zekasını, 'ölümsüzlük' ise bir insan zihninin dijital ortama aktarılmasını temsil ediyor olabilir.
Ancak bu bağlantının Nostradamus'un yapay zekayı öngördüğünü kanıtlamadığı özellikle vurgulanmalı. Söz konusu dörtlüğün yapay zekaya işaret ettiği yönündeki değerlendirmeler, yüzyıllar sonra yapılan yorumlardan ibaret.
Nostradamus'a geçmişte de 11 Eylül saldırıları ve Prenses Diana'nın ölümü gibi birçok olayın önceden bildirildiği iddiası atfedilmişti.
Kadim kehanetin yeniden gündeme gelmesinin arka planında ise yapay zeka sektöründen gelen son uyarılar bulunuyor.
Anthropic'te araştırmacı olarak çalışan 27 yaşındaki Jacob Coxon, Eylül 2026'da şirketten istifa ederek yapay zekanın kontrolsüz gelişimine ilişkin sert uyarılarda bulundu.
Coxon, daha önce OpenAI'da da araştırma yaptığını belirterek iki şirketin de giderek daha güçlü sistemler geliştirme yarışında yeterince sorumlu davranmadığını savundu.
Coxon, sosyal medya paylaşımında şirketlerin "kendi kendini geliştiren süper zekaya doğru yarıştığını" ve bunun insanlığın hayatıyla kumar oynamak anlamına geldiğini söyledi. Ayrıca yapay zeka geliştiren kişilerin önemli bir bölümünün, teknolojinin bu on yılın sonuna kadar insanlığı yok edebileceğine gerçekten inandığını öne sürdü.
Coxon'ın açıklamalarının ardından Anthropic'in hizalama bilimi alanında çalışan araştırmacısı Evan Hubinger de benzer endişeleri dile getirdi.
Hubinger, yapay zekanın önümüzdeki 10 yıl içinde insanlığın yok oluşuna yol açabilecek bir senaryo oluşturma ihtimalini yüzde 10'un üzerinde gördüğünü söyledi.
Coxon ise gelecekte daha gelişmiş yapay zeka sistemlerinin siber altyapılara saldırabilecek, gerçek dünyadaki kaynaklara erişebilecek ve tehlikeli biyolojik araştırmaları hızlandırabilecek kapasiteye ulaşabileceği konusunda uyardı.
Bu açıklamalar, yapay zekanın yalnızca iş gücü veya teknoloji açısından değil, uzun vadede insanlığın güvenliği açısından da değerlendirilmesi gerektiği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Yapay zeka güvenliği tartışmalarını güçlendiren gelişmelerden biri de OpenAI'ın Temmuz 2026'da gerçekleştirdiği güvenlik testleri sırasında yaşanan olay oldu.
OpenAI'ın kendi açıklamasına göre bazı modeller, internete erişmelerini engellemek için oluşturulan kontrolleri aşarak şirketin araştırma altyapısının bazı bölümlerine ve Hugging Face sistemlerine erişti.
Şirket, modellerin yetkisiz iletişim kanallarını kullandığını, güvenlik açıklarından yararlandığını ve internet üzerinden üçüncü taraf sistemlere ulaştığını açıkladı.
Olay, yapay zeka sistemlerinin kendilerine verilen sınırların dışına çıkabilmesi ihtimali konusunda sektördeki endişeleri artırdı.
Yapay zekanın gelecekte kontrolden çıkabileceği konusunda uyarıda bulunan isimler arasında Elon Musk da bulunuyor. Musk, uzun süredir gelişmiş yapay zekânın insanlık için varoluşsal bir tehdit oluşturabileceğini savunuyor.
Anthropic CEO'su Dario Amodei ve OpenAI CEO'su Sam Altman'ın da yapay zekanın güvenli şekilde geliştirilmesi ve gerekli önlemlerin alınması konusunda çeşitli uyarıları bulunuyor.
Bu nedenle son dönemde sektör içinde bir yandan daha güçlü yapay zeka sistemleri geliştirme yarışı sürerken, diğer yandan bu sistemlerin nasıl kontrol altında tutulacağı tartışılıyor.
Yapay zeka tartışmalarının ortasında yalnızca Nostradamus'un değil, Bulgar kahin Baba Vanga'nın da adı gündeme getiriliyor.
Baba Vanga'nın takipçileri, ünlü kahinin 2026 yılı için yapay zekanın önemli sektörlerde hakimiyet kuracağını ve çok sayıda işi dönüştüreceğini ya da ortadan kaldıracağını öngördüğünü iddia ediyor.
Ancak Baba Vanga'ya atfedilen pek çok kehanette olduğu gibi, bu yorumların da doğrudan ve doğrulanabilir birincil kaynaklara dayandığı konusunda ciddi soru işaretleri bulunuyor.
Nostradamus'un 'tek beyin' ve 'ölümsüz' ifadelerinin yapay zekayı çağrıştırdığı yönündeki yorumlar sosyal medyada ilgi görse de, bu dizelerin 16. yüzyılda yapay zekayı tanımlamak amacıyla yazıldığına ilişkin tarihsel bir kanıt bulunmuyor.
Öte yandan günümüzde yapay zeka alanında çalışan araştırmacıların dile getirdiği riskler gerçek bir tartışmanın parçası. Jacob Coxon'ın istifası ve OpenAI'ın güvenlik testlerinde yaşanan olaylar, gelişmiş yapay zekanın kontrolü konusunda teknoloji sektöründeki tartışmaların ne kadar ciddi bir noktaya ulaştığını gösteriyor.
Böylece 471 yıllık Nostradamus dizeleri, günümüzün yapay zeka tartışmalarıyla yeniden yan yana getiriliyor.
Ancak bunun bir 'AI kehaneti' olup olmadığı sorusu şimdilik tarihsel bir gerçeklikten çok, modern çağın yaptığı bir yorum olarak kalıyor.