Bir otelde bulaşıkçı olarak görev yapan İ.K., arkadaşlarıyla birlikte karton bardaklarda içtiği içeceğin alkol içerdiği gerekçesiyle işten çıkarıldı. 7 yıldır aynı otelde çalışan işçi, feshin haksız olduğunu savunarak soluğu İş Mahkemesi’nde aldı.
5 yıldızlı otelde steward (mutfak ve bulaşıkhane elemanı) olarak çalışan İ.K., işten çıkarılmasının ardından açtığı davada işe iadesini istedi.
İ.K., İnsan Kaynakları ve güvenlik amiri tarafından sorgulandığını, kendisine mekanik odaya girdiği görüntülerin izletildiğini ve bu odaya neden girdiğinin sorulduğunu anlattı. Söz konusu odaya işi gereği kullandığı malzemeleri bırakmak için girdiğini belirten işçi, zaman zaman ara dinlenmelerinde de iş arkadaşlarıyla birlikte burada bulunduklarını ifade etti.
Mekanik odada kesinlikle alkol tüketmediklerini savunan İ.K., arkadaşlarının da alkol aldığını görmediğini ileri sürdü. Konuyla ilgili arkadaşlarının isimlerini vermesi yönünde kendisine baskı yapıldığını, güvenlik şefinin gözetiminde arkadaşlarını suçlayıcı ifadelerde bulunmaya zorlandığını iddia etti.
İş akdinin feshedildiğini öğrendiğini ve kendisinden savunma alınmadığını belirten İ.K., feshin haksız ve hukuka aykırı olduğunu öne sürerek davanın kabulünü, feshin geçersizliğinin tespit edilmesini ve işe iadesini talep etti.
Davalı otel işletmecisi ise mutfak bölümündeki mekanik odada İ.K. ve arkadaşlarının alkol kullandığı, davranışlarının normal olmadığı yönünde ihbar ve şikayetler geldiğini belirtti. Bunun üzerine otelin denetim birimi tarafından güvenlik kameraları üzerinden inceleme başlatıldığı aktarıldı.
İncelemede İ.K. ve arkadaşlarının mutfak alanındaki mekanik odaya sürekli giriş çıkış yaptıklarının, odaya bazen tek başlarına bazen de birlikte, kısa veya uzun sürelerle girdiklerinin belirlendiği savunuldu. Ayrıca odada kapağı açılmış ve yarısına kadar tüketilmiş alkol şişelerinin bulunduğu ileri sürüldü.
Personelden B. Ö. tarafından alınan yazılı savunmada N. K. ve T. U.’nun alkol kullandıklarını kabul ettiklerinin belirtildiği aktarıldı. İşletme, söz konusu çalışanların mesai saatlerinde görev yerlerinde bulunmadığını, alkol aldıklarını, kullanılan alkolün iş yerine ait olduğunu ve sigara içilmesi yasak olan alanda sigara içildiğinin tespit edildiğini bildirdi.
Otel yönetimi, bu gerekçelerle İş Kanunu'nun 25/2 maddesi kapsamında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi, İ.K.’nın açtığı davanın reddine karar verdi. Kararın istinaf edilmesinin ardından dosya Bölge Adliye Mahkemesi’nin önüne geldi.
Bölge Adliye Mahkemesi, işçinin itirazını kısmen haklı buldu. Mahkeme, feshin haklı neden kapsamında değerlendirilemeyeceğine ancak geçerli fesih niteliğinde olduğuna hükmetti.
Kararda, işverenin şüphe duyduğu bir çalışanla iş ilişkisini sürdürmesinin beklenemeyeceği belirtildi. Mahkeme gerekçesinde şu ifadelere yer verildi: “Davacının içtiği meyve suyunun içinde alkol olduğuna, meyve suyunun içine alkol konulduğuna dair görgüye dayalı bilgi sahibi olan tanık beyanı olmadığı, somut tespit de yapılmadığı anlaşılmıştır. Ancak dosyadaki delil durumuna göre davacının iş akdinin feshinin şüphe feshi olarak nitelendirilebileceği, davalı işverenden davacı ile iş akdini devam ettirmesinin beklenemeyeceği , davacının iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği anlaşılarak bu açıdan davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüştür. Davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen esastan kabulüne, İş Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir.”