Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mavi Marmara ile ilgili olarak İsrail'in Türkiye'den özür dilediğini fakat hükümete sert eleştirilerde bulunan CHP'nin özür dilemediğini belirterek, "Bunların tarihinde hatasını kabul etmek, özür dilemek yoktur. Ama pişkinlik ziyadesiyle vardır, pişmanlık yoktur" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM'deki grup toplantısında bir konuşma yaparak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İsrail'in Türkiye'den özür dilediği sürece ilişkin uzun uzun açıklamalarda bulunan Başbakan Erdoğan, daha sonra ise Filistinli Gazeteci Vaddah Hanfer'in İstanbul'da bir programda yaptığı sözlerini hatırlattı. Hanfer'in "Çanakkale Zaferi ne kadar sizin zaferinizse, o kadar da Filistin'in zaferidir. Siz Çanakkale ruhuna ne kadar sahip çıkıyorsanız, biz de Çanakkale ruhuna o kadar sahip çıkıyoruz" şeklindeki sözlerini okuyan Başbakan Erdoğan, "İşte değerli arkadaşlarım bizim Filistinle bağımızın, bağlantımızın altında bu var. Çanakkale ruhu var. Yavuz Sultan Selim nasıl Filistin'e sahip çıktıysa, Sultan İkinci Abdülhamid nasıl Filistin'e sahip çıktıysa, kuruluşundan itibaren Türkiye Cumhuriyeti nasıl Filistin'e sahip çıktıysa biz de aynı anlayışla, aynı ruhla, aynı mana ile Filistin'e sahip çıkıyoruz ve çıkmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
"HALİD MEŞAL'İ ARADIM"
Başbakan Erdoğan'ın İsrail'in Türkiye'den özür dilemesine ilişkin olarak bir detayı da paylaştı. Erdoğan, İsrail'in Türkiye'den özür dilemesinin ardından Hamas Lideri Halid Meşal'i aradığını söyleyerek şunları kaydetti:
"Bütün bu olaylardan sonra Hamas Siyasi Lideri Halid Meşal'i aradım. Kendisini bilgilendirdim. Çok duygulandığını, çok sevindiğini, Filistin'in, Gazze'nin de aynı şekilde duygulandığını bana ifade etti. O görüşmede kendisine de şunu söyledim; ilk fırsatta inşallah Gazze'yi ziyaret edeceğimi, Gazze ile tüm Gazzelilerle kucaklaşacağımı ifade ettim. İnşallah bu sözümüzü de tutacak, en kısa sürede Gazze'ye gidecek, mazlum Gazzeli kardeşlerimizle orada kucaklaşacağım."
"İSRAİL ÖZÜR DİLEDİ, CHP ÖZÜR DİLEMEZ"
Başbakan Erdoğan, İsrail'in Türkiye'den özür dilediğini fakat CHP'nin ise haksız eleştirilerinin ardından kendilerinden özür dilemediğine vurgu yaparak CHP'ye yüklendi. "Biz isterdik ki böyle bir meselede muhalefet de ülkenin ve milletin yanında olsun" diyen Başbakan Erdoğan, "Biz isterdik ki böyle bir milli meselede muhalefet de bizim yanımızda yerini alsın. Biz isterdik ki bizi değil, Türkiye'yi hedef alan böyle bir saldırı karşısında muhalefet de dik dursun, mertçe cesur bir duruş sergilesin. Ama ne yazık ki muhalefetten bunu göremedik. Gerek saldırı esnasında gerek saldırı sonrasında başta CHP olmak üzere muhalefet ülkesinin, milletinin yanında durmak yerine gitti saldırganların yanında saf tuttu. Saldırganların diliyle, saldırganların ağzıyla bize var gücüyle saldırdı" diye konuştu. CHP'nin Mavi Marmara saldırısı sonrasındaki tavrını hatırlatan ve sert eleştirilerde bulunan Başbakan Erdoğan şunları söyledi;
"Ne dedi CHP Genel Başkanı 'biz olsaydık Mavi Marmarayı göndermezdik' dedi. İsrail çıktı 'bu sonucu Mavi Marmara yarattı' dedi. CHP Genel Başkanı çıktı aynı kelimelerle, adeta bir papağan edasıyla İsrail ile aynı kelimeleri kullanarak 'bu sonucu Mavi Marmara yarattı' dedi. Hepsi bunların kayıtlarda belgesi mevcut. Biz İsrail'e Tevrat'tan 'öldürmeyeceksin' emrini hatırlattığımızda, buna Telaviv cevap vereceğine çıktı CHP Genel Başkanı İsrail'in sözcüsü gibi buna cevap verdi, dış politikamızı aşağıladılar. Bu olay sonrasındaki gelişmeleri dış politika tarihimizin en ağır hezimetlerinden biri olarak ilan ettiler. İsrail'in elinin güçlendiğini söylediler, 'elde var sıfır' dediler. 'Diplomatik garabet' dediler. Dışişleri Bakanımıza en ağır hakaretleri yaptılar. Gensoru önergeleri verdiler. Hiçbir zaman bizim yanımızda, Türkiye'nin yanında değil gittiler ne yazık ki İsrail'in yanında, saldırganların safında yer aldılar. Bugün nasıl Türkiye'ye karşı düşmanca eylemlerin içinde olan Suriye'nin kanlı rejimiyle aynı fotoğraf karesi içindelerse, o günde gittiler aynı şekilde İsrail ile o fotoğraf karesi içinde saf tuttular, yer aldılar.
Hiç şaşırmadım. Bunların dış politika çizgisi tarih boyunca hep bu olmuştur. Bunların dış politikadan anladığı susmaktır, boyun eğmektir, geri çekilmektir, görmezden gelmektir ve el pençe divan durmaktır. Bunların dış politikadan anladığı; kendi ülkelerinin düşmanlarıyla, halkına zulmeden zalimlerle aynı fotoğraf karesine girmektir. Açık açık söylüyorum. Değerli arkadaşlarım, ekranları başında bizi izleyen tüm kardeşlerime sesleniyorum. AK Parti'ye gönül verenlere, CHP'ye gönül verenlere, MHP'ye gönül verenlere, BDP'ye gönül verenlere tüm milletime sesleniyorum. Bunlardan mahçubiyet beklemeyin, bunlardan özür beklemeyin. İsrail özür diledi ve özür diler ama CHP özür dilemez.
Ben bir Başbakan olarak Dersim olayıyla ilgili, tarihte olan bir olayla ilgili özür diledim ama CHP'nin Genel Başkanı, kendi memleketinin insanlarıyla ilgili olarak kalkıp da bu konuda bir kelime duydunuz mu ağzından? Duyamazsınız, tam aksine o dönemin grup başkanvekili miydi, veya genel başkan yardımcısı mıydı bilemiyorum ismini de anmama gerek yok, yaptığı açıklamadan dolayı orada da sus pus oldu. Yine birşey söyleyemedi. Bunların tarihinde hatasını kabul etmek, özür dilemek yoktur. Ama pişkinlik ziyadesiyle vardır, pişmanlık yoktur."
"CHP DAVUTOĞLU İLE İLGİLİ YANLIŞ GENSORU VERDİ"
Başbakan Erdoğan, ağırlıklı olarak CHP'ye yüklendiği konuşmasında vatandaşın günlerdir CHP'den bir açıklama beklediğini söyleyerek, CHP'nin Davutoğlu hakkında verdiği gensorudaki bir detayı da paylaştır. Başbakan Erdoğan, CHP'nin Davutoğlu hakkında yanlış gensoru verdiğini söyleyerek, "Türkiye günlerdir CHP'nin bir açıklama yapmasını, tıpkı İsrail gibi özür dilemesini bekliyor. Ama onlar pişkinliğin zirvesine ulaştılar ve dün Dışişleri Bakanımız hakkında yine bir gensoru önergesi verdiler. Ama bu defa da adresi şaşırdılar. Enerjiyle alakalı bir konuda Dışişleri Bakanımız hakkında gensoru verdiler. Neyse adresi biz düzelteceğiz yine de o ayrı mesele. Dün sayın Davutoğlu'na 'yanlış gelmiş bu mektup' dedim. 'Mektubun asıl sahibi Enerji Bakanımız, Enerji Bakanımız gerekli cevabı Meclis'te onlara verir' dedim. Ve o şekilde bu yanlışı da düzeltmiş olalım" diye konuştu.
"İsrail'e sözcülük yaptılar mahçup oldular. Şimdi de Suriye'nin yanında duruyorlar ama sonunda yine mahçup olacaklar. Verdikleri son gensoru önergesiyle bunu yine çok açık net ortaya koydular. Yani Türkiye'ye vurmak için, dikkat edin bize değil, Türkiye'ye zarar vermek için atağa geçtiler. Orada da mahçup olacaklar ama hiç beklemeyin yüzleri hiç kızarmayacak.Türkiye'nin büyük bir devleti, aziz bir milleti var. Türkiye'nin büyük bir ekonomisi, güçlenen demokrasisi var. Türkiye'nin güçlü bir iktidarı var. Ama Türkiye'de Türkiye'ye ayak uyduramayan, Türkiye ile birlikte adım atamayan, hedefleri vizyonu paylaşamayan küçük bir muhalefet var. Talihsizlik burada zaten.
Türkiye'de son haftalarda yaşanan büyük değişimin muhalefeti de değiştirmesini gönülden arzu ediyorum. Şuanda 7 yaşındaki çocuktan 70 yaşındaki amcamıza, ninemize, İstanbul'daki, Diyarbakır'daki vatandaşımızdan Berlin'deki, Lahey'deki vatandaşımıza, Yemen'deki kardeşimizden Saraybosna'daki kardeşimize kadar herkes Türkiye ile gurur duyuyor. Türkiye ile övünüyor. Muhalefetin de bu kıvancı, bu iftiharı, bu sevinci paylaşmasını yürekten temenni ediyor, onları da büyük Türkiye'nin vizyonunu paylaşmaya davet ediyoruz."
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz