Arınç: Senaryo Üretmek Yerine Süreci Kolaylaştırıcı Tavır Içinde Olunmalı

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İmralı görüşmeleri ile ilgili, “Bu konuda yeni yeni senaryolar üretmek yerine...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, İmralı görüşmeleri ile ilgili, “Bu konuda yeni yeni senaryolar üretmek yerine bu süreci kolaylaştıracak bir tavır içinde olmalıyız. Bırakalım iş mecrasında yürüsün.” dedi.

Çalışan Gazeteciler Günü dolayısı ile Parlamento Muhabirleri Derneği'ni (PMD) ziyaret eden Başbakan Yardımcısı Arınç, burada gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Basın mensuplarının Çalışan Gazeteciler Günü'nü kutlayan Arınç, Fransa’da 3 PKK’lının öldürülmesi ile ilgili bir soru üzerine, “3 kadının böylesine sorgusuz sualsiz başlarına ateş edilerek öldürülmesi kimlikleri kişilikleri üzerlerine atılan suç ne olursa olsun tasvip edilecek bir şey değil.” dedi.

Reklam
Reklam

Hukuk içinde terörle mücadele edildiğini söyleyen Arınç, “Bugün terörle mücadele eden güvenlik güçleri bile önce yaşatmak gayesi ile hareket ediyorlar. Yani sağ yakalamak, suçu varsa yargı önüne çıkarmak. Yargısız infazla böylesine bir vahşetin işlenmesini telin ediyorum.” diye konuştu. Arınç şöyle devam etti: “Bu olayla yeni başlayan sürecin ilgisi olabilir mi? Bilgi sahibi değilim. Çok farklı ihtimaller konuşulabilir ama farklı ihtimalleri dillendirecek kadar bilgi sahibi değilim. Türkiye’de yeni başlayan süreci hem içeride hem dışarıda etkilemeye dönük bazı girişimler olabilir mi, derseniz; bu da bir ihtimaldir. Ama her türlü ihtimal konuşuluyor, ben onları dillendirmek istemiyorum. Çünkü onların üzerinde yeni bir tartışma başlayabilir.”

Arınç, bir gazetecinin, “Terör örgütü liderlerinin Avrupa’ya gönderilmesi, ona bir komisyonun nezaret edeceği yönünde haberler çıktı. Bu konuda bilgi sahibi misiniz? Bu süreç, yeni Anayasa süreci ile de doğrudan ilişkilendiriliyor. Bu konuda atılabilecek yeni bir adım var mı?” şeklindeki sorusu üzerine, “Yeni Anayasa süreci bizim için çok önemli. Bir yıl bitti Sayın Meclis Başkanı’nın inisiyatifiyle çalışmalar devam ediyor . Bence de etmelidir. Artık darbelerden sonra kabul edilmiş anayasaların zamanı geçti, sivil çağdaş bir anayasaya Türkiye kavuşmalıdır.” şeklinde konuştu.

Reklam
Reklam

Bu konuda partilerin de iyi niyetli olduğunu kaydeden Arınç, “Masadan kalkmak, süreci boşa çıkarmak gibi bir düşünceleri yok.” ifadesini kullandı. 2013 yılı içinde yeni anayasanın kabul edilerek yürürlüğe girebileceği ümidi taşıdığını dile getiren Arınç, “Bazılarına göre boş bir ümit ama benimki dolu bir ümit. Ben ümitli olmak zorundayım.” diye konuştu.

“YENİ SENARYOLAR ÜRETMEK YERİNE, SÜRECİ KOLAYLAŞTIRACAK TAVIR İÇİNDE OLMALIYIZ”

Arınç, şöyle devam etti: “MİT’in inisiyatifiyle gelişen bir durum var. Siyasetçiler de bu konudaki düşüncelerini ifade etti. Ancak bazı gazetelerde Radikal olsun Yeni Şafak olsun ve diğer bazı gazetelerde. Olsa olsa metodu ile önce bu daha sonra bu olacak şeklinde akıl yürütmeler var. Onlara da saygı duyuruyum. Ama hükümette bulunan ve sorumluluk taşıyan bir insan olarak bundan sonra şu olacak gibi bir konuşma yapacak durumda değilim. Çünkü biz hükümet olarak, siyaset kurumu olarak bu sürecin içinde değiliz. İstihbarat örgütü terörün sonlandırılması, silah bırakılması, çatışma sürecinin bitmesi için bir inisiyatif geliştirdi. Bu inisiyatif gelişirken, BDP’den 2 milletvekili Abdullah Öcalan’ı ziyaret ettiler. Ahmet Türk’ün büyük bir sorumluluk içinde konuştuğunu gördüm. Bence de hepimiz bu konuda yeni yeni senaryolar üretmek yerine bu süreci kolaylaştıracak bir tavır içinde olmalıyız. Bırakalım iş mecrasında yürüsün. Daha sonra mesele nasıl gelişir ve hangi noktada TBMM’ye görev düşer, hükümete görev düşer veya bir başka kurumun oluşturulması gündeme gelebilir; bu meseleyi o zaman konuşmakta fayda var. Bugün yazılanların hepsi akıl yürütmektir. ‘Geçmişte şunlar konuşulmuştu, herhalde bunlarda şimdi yapılacak’ şeklinde. Onlara saygı duymakla birlikte bir hükümet üyesi olarak bundan sonra şu adım, ondan sonra bu adım diyemem, dememem gerekir. Bütün siyasetçilerin, genel başkanların da aslında barışa, huzura veya terörden arındırılmış bir Türkiye ortamına gidiş yolu olarak gördüğümüz bu yola sadece psikolojik destek vermek ve atılacak adımları kolaylaştırmak gibi bir sorumluluk düşüyor.” Başka bir soru üzerine Arınç, süreçle ilgili hükümetin toplanarak karar almasının söz konusu olmadığını ifade ederek, “Şu aşamada yakın zamanda olacağını da düşünmüyorum.” dedi.

Reklam
Reklam

“ADALET BAKANLIĞI’NIN İZNİNİN HÜKÜMET TASARRUFU OLARAK KABUL EDİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL”

BDP’li vekillere İmralı’ya gitmek için izin verilmesi yetkisinin Adalet Bakanlığı’nda olduğunun hatırlatılarak, “Bu anlamda da hükümet bu sürecin dışında değildir herhalde?” şeklindeki soruya karşılık Arınç, “Hükümetle doğrudan ilgili bir konu değil. Cezaevinde ağırlaştırılmış müebbet mahkumu olmuş birinin, avukatı ya da yakınları ile görüşmesi, bir başkasının ziyareti Adalet Bakanlığı’nın iznine bağlı. Bu ceza infazı ile ilgili bir konu. Adalet Bakanlığı’nın izin vermesini hükümetin bir tasarrufu gibi kabul etmek mümkün değil.” şeklinde konuştu.

“YASAMAYI GEREKTİREN BİR KONU OLURSA TBMM’YE DE AÇIKLAMA YAPILABİLİR”

Arınç, süreç ilerledikçe ve iş realize hale gelip, hükümete ve Parlamento’ya düşecek görevler olduğunun anlaşılması halinde hükümetin açıklamasını yapacağını aktardı. Bülent Arınç,
“Süreç ilerledikçe ve arzu edilen noktaya gelmek üzere iken, bizi ilgilendirecek bir konu da olmayacaksa, yani kendiliğinden bir karar ortaya çıkacaksa, o konuda Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ve istihbarat teşkilatı ile ilişkili varsa başka kurum ve kişilerin bu süreçte etkin rol oynadıklarını bilmemiz lazım. Hükümet, yürütmedir. Yürütme bir karar almayı düşünüyorsa bir kanun tasarısı Meclis’e gönderecekse ve o bu konuyla ilgili ise o zaman hükümet açıklama yapacaktır. TBMM’ye de açıklama yapılabilir. Yasamayı gerektiren bir konu olursa TBMM’ye de ne, nasıl, niçin, bu konularda bilgilendirilmesi gerekir. Ancak henüz o aşamada olmadığımızı söylemek istiyorum.” dedi.

Reklam
Reklam

“Bu gelişmeler ışığında dağda kucaklaşma görüntüleri yansıyan milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması konusu rafa mı kalktı?” şeklindeki soru üzerine Arınç,
“Rafa kalktı kalkmadı diyemem. En son bir ay önce konuşuldu. Doğrudan bizi ilgilendirmiyor, Meclis’i ilgilendiriyor.” diye konuştu.

“YENİ ANAYASA’DAKİ DOKUNULMAZLIK MADDESİNE BAKILARAK, KONU TEKRAR GÖZDEN GEÇİRİLEBİLİR”

Görüntülerin infiale yol açtığını hatırlatan Arınç, “AK Parti olarak sadece görüntülerde ismi geçen milletvekillerinin dokunulmazlıklarının süratle kaldırılması konusunda bir karar almadık. Böyle bir karar parti grubunda da konuşulmaz. Ama arkadaşların genel arzusu şu oldu: Haklarında fezlekeler bulunan milletvekillerinin durumu tek tek bakılsın, infiale yol açan suçlamalar varsa bunlarla ilgili bir çare bulunsun konusunda tavsiyede bulunuldu. Yeni anayasa yazım sürecindeyiz. Yeni anayasada dokunulmazlıklar maddesi de yeni bir madde olarak yer alacaksa, mart ayına kadar yazım çalışmaları biter diye düşünüyorum, o dokunulmazlık maddesine bakarak bu konuyu tekrar gözden geçirmekte fayda olabilir.” ifadelerini kullandı.

Reklam
Reklam

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: