Bakanlar Kurulu Sona Erdi (1)

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Anadilde Savunma” konusunda Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 202. maddesine bir fırka ekleneceğini...

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Anadilde Savunma” konusunda Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 202. maddesine bir fırka ekleneceğini ve bunun süratle Meclis’e gönderileceğini belirterek, “Bir insan kendisini hangi dilde daha iyi ifade edebilecekse, o dille mahkemelerde savunma yapılabilecektir” dedi.

Reklam
Reklam

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Merkez Bina'da toplanan Bakanlar Kurulu, yaklaşık 5 saat süren toplantının ardından sona erdi. Bakanlar Kurulu sonrasında açıklama yapan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in Türkiye'nin kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye çıkarmasını değerlendirdi. Arınç not artışını "Olumlu bir gelişme oldu" diyerek anlatırken, konuyla ilgili Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın Bakanlar Kurulu'nda bilgi verdiğini söyledi. "Şüphesiz bu sürece ulaşmakta mali disiplin çok önemlidir, bankacılık sistemimizin güçlü olması önemli olmuştur" diyen Arınç, not artışını ayrıca hükümetin bir başarısı olarak görmek gerektiğini ifade etti.

Bakanlar Kurulu'nda ayrıca Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç'ın, gençlik merkezleri, yapılmakta olan stadyumlar ve kredi yurtlar kurumunun bulunduğu şehirlerde daha çağdaş konaklama imkanı veren yurtlarla ilgili bir sunum verdiğini belirtti. Arınç ayrıca iç ve dış siyasi gelişmeler üzerinde de durduklarını belirterek, bunlardan bir tanesinin ise cezaevlerinde devam eden açlık grevleri olduğunu söyledi.

Reklam
Reklam

"EYLEMCİNİN ÜZERİNDEN MEKTUP ÇIKTI"

Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplandıran Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, bir gazetecinin bugün gerçekleşen silahlı eylemle ilgili bir güvenlik zafiyeti olup olmadığını sorması üzerine, şahsın bilgileri incelendiğinde sorunlu birisi olduğunu ve yetkili gördüğü herkese sürekli mektuplar yazdığını belirtti. Arınç, eylemcinin üzerinden bir de mektup çıktığını söyleyerek, şunları kaydetti:

"Bu esasen üzerinde yapılan bir mektup bulundu. Bu mektupta bu eylemden dolayı peşinen özür dilediği, yaşadığı sorunlar nedeniyle intiharın eşiğine geldiğinden bahseden bir mektup olduğu görülmüştür. Hakkında Ankara Emniyet Müdürlüğü'nce soruşturma yürütülmektedir. Basit bir olay olarak, bir zabıta vakası olarak görüyoruz. Kuru sıkı tabancayla herhalde fark edilmek istenmiş, problemli bir insan olduğu geçmişte sabıkaları bulunduğu ortaya çıkmıştır. Bunun dışında yorumlanabilecek herhangi bir husus bulmuyoruz. Zaten üzerinde gerekli incelemelerde yapılmaktadır."

Reklam
Reklam

"KESİNLİKLE TECRİTTEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİL"

Arınç, bir gazetecinin ise anadilde savunma konusunda bir çalışma olup olmadığını ve bunun Bakanlar Kurulu'nun gündemine gelip gelmediğini ve açlık greviyle ilgili durumu sorması üzerine, açlık grevindeki tutukluların ortaya koyduğu 3 talebin de kendi konumlarıyla ilgili olmadığını söyledi. "Bu taleplerin tamamını siyasi veya ideolojik talepler olarak da görmek mümkün" diyen Arınç, mahkumların böylece bir farkındalık oluşturmak istediklerini ifade etti. Açlık grevindekilerin ayrıca örgütle bağlantılı olarak bunu yaptıklarını bildiklerini vurgulayan Arınç, açlık grevlerinin mantıken ve vicdani olarak bir gerekçesi olmadığını çünkü Öcalan için bir tecrit olmadığını ve serbest bırakılmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Öcalan'ın kendisinin istemediği için avukatlarıyla görüştürülmediğini söyleyen Arınç, "Abdullah Öcalan avukatlarıyla görüşmeler yapıyordu. Ancak iki sebeple görüşmeleri kesildi. Bunlardan bir tanesi avukatlarının bir kısmının başka davalar sebebiyle tutuklu veya hükümlü bulunmasıdır. İkincisi, kendi sözlerini dışarıya yanlış aksettirdiği iddiasıyla bizzat kendisi tarafından avukatlarıyla görüşmemek isteğidir" diye konuştu.

Reklam
Reklam

Öcalan'ın ayrıca talep ederse yakınlarıyla görüşebileceğini söyleyen Arınç, "Bu konuda kesinlikle bir tecritten bahsetmek mümkün değildir. Evet, Abdullah Öcalan bir hükümlüdür, müebettet ağırlaştırılmış bir hapse mahkumdur. Ama bir insandır. Hem kendi hukukumuzun, hem de uluslararası hukukun koruması altındadır. Hukuk neyi gerektiriyorsa, kendisine o imkanlar da tanınmaktadır. Dolayısıyla bunu her gün bir propaganda malzemesi haline getirmek elbette doğru değildir. Abdullah Öcalan herhangi bir konuda avukatlarıyla görüşmeyi arzu ederse, bu imkanın Adalet Bakanlığı tarafından sağlanması mümkün olabilir. Bunun imkan içerisinde olması tamamen hukuk çerçevesi içerisinde kararlaştırılacak bir konudur. Bunu ya biliyorlar, ya bilmiyorlar. Veya bilmezden geliyorlar. Dolayısıyla birinci dayanaklarının hayatın gerçeğine uymadığını açık yüreklilikle söylemek istiyorum" diye konuştu.

Reklam
Reklam

Arınç, ret ve inkar politikalarını kendilerinin kaldırdığını ve MHP'nin bu konudan dolayı kendisi hakkında gen soru verdiğini hatırlatarak, ret ve inkar politikalarının ortadan kaldırılmasıyla Türkiye'nin demokratikleşmesine en büyük katkıyı sunmuş olduklarını ifade etti.

ANADİLDE SAVUNMA

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti'nin daha önce dağıttığı 63 maddelik siyasi vizyon arasında anadilde savunma hakkı konusunun da yer aldığını belirterek, "Bu siyaset vizyonumuzun arkasındayız" dedi. "Bir insan kendisini hangi dilde daha iyi ifade edebilecekse o dilde mahkamelerde savunma yapılabilecektir" diyen Arınç, konuyla ilgili olarak şunları kaydetti:

"Adalet Bakanlığımızın yaptığı çalışma Bakanlar Kurulumuzda görüşülmüştür. Bu çalışma, Ceza Muhakamesi Kanunu'nun 202. maddesine eklenecek bir fıkradır. 202. madde; tercüman bulundurulacak halleri kapsamaktadır. Ve bu yıllardan beri Türkiye'de yürürlükte olan bir maddedir. Bu maddede, sanık veya mağdur, meramını anlatabilecek ölçüde Türkçe bilmiyorsa, mahkeme tarafından atanan tercüman aracılığıyla duruşmadaki iddia ve savunmaya ilişkin noktalar kendisine tercüme edilmektedir.

Reklam
Reklam

Şimdi eklenecek olan fıkra ile de, 'kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde savunma yapabileceği ve bu beyana mahkemelerin uymak zorunda olduğu' şeklinde iki seçenekli bir teklif hazırlanmıştır. Adalet Bakanlığımıza bunu geliştirmesi ve süratle yasalaşmak üzere Meclis'e sevk etmesi konusunda sayın Başbakanımız talimat vermişlerdir. Yani sorunun cevabı şudur, bugün açlık grevlerinin eğer dayanaklarından birisi olarak anadilde savunma yapma imkanı getirilmesi düşünülüyorsa bu konu Ceza Muhakamesi Kanunu'nun 202. maddesinde yapılacak bir eklemeyle önümüzdeki günlerde esasen gerçekleştirilecektir."

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: