Dersim ayaklanmasının sorumlusu olarak, 1937 yılında Elazığ Merkez’de bulunan Buğda Meydanı'nda idam edilen Seyit Rıza, 76'ncı ölüm yıldönümünde idam edildiği yerde anıldı
Anma törenine BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, HDP Eş başkanı Yunus GÜNEŞ, KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Elazığ Şube Başkanı Halit ATEŞ ve çok sayıda dernek ve parti mensubu katıldı.
Hozat garajında toplanan kalabalık yürüyerek Seyid Rıza’nın idam edildiği Çarşı Mahallesindeki buğda meydanına geldiler, yürüyüş esnasında “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek” sloganları atan gurup Elazığ Buğda Meydanı’na kadar yürüdükten sonra zafer işaretleri eşliğinde bir dakikalık saygı duruşunda bulundular. HDK ( Emek ve Demokrasi Güçleri ) adına burada bir açıklama yapan Derya Kocagil; “Toplumların belleğinde derin izler bırakmış trajediler vardır. Bu trajedilerle yüzleşmekten en çok zalimler kaçar. Çünkü onlar için hakikatle yüzleşmek zordur” dedi.
AKP Göz Boyuyor
Dil ve inan taleplerine de değinen Kocagil şöyle devam etti; Ak Parti Hükümeti her dilden ve inançtan halklarımızın taleplerini karşılamıyor, bahaneler üretiyor, hükümet özgürlük ve eşitlik taleplerini karşılamak yerine, göz boyamakta ve gerçekleri ters yüz ederek her şeyi toz pembe ederek eski düzeni sürdürmekte ısrar ediyor. Bizlerin tüm bu senaryolara ve seçim vaatlerine karnımız tok. Tarihle yüzleşip yıllardır ezilen ve yok sayılan asimle edilen kesimlerden imha ve inkar politikasında vaz geçip haklarının geri verilmesini istiyoruz. Demokrasinin kazanılması için omuz omuza mücadelesi tek çıkar yoldur. Geleceğimizi ne Ak Partiye ne de okullarda her sabah okutulan ırkçı ve şoven ant kaldırılıyor diye hayıflanan statükoculara teslim etmeyeceğiz.
Daha sonra bir konuşma yapan BDP Muş Milletvekili Demir Çelik “Diyarbakır’da Barzani ile buluşan Başbakan’a yüklenirken; anmalara tepki gösteren meydandaki bir esnaf ise Seyit Rıza’nın Buğda Meydanı’nda asılmadığını öne sürdü.
Çelik konuşmasına şöyle devam etti; “Sayın Barzani, Sayın Şivan Perver, Kürdistan’a gelmiş bulunuyor. Hoş geldiniz diyoruz onlara. Ama Başbakan iyi bilsin ki 4 yıl öncesinde Kemal Burkay’ı bir umut olarak getirip bize pazarlayan, Kemal Burkay’dan muhatap yaratmak isteyen, yaratacağı muhataplık şahsında Kürt halk önderini, Kürt özgürlük hareketini, Kürdistan davasını bitireceğini sananlar bugün Şivan Perver’in eteklerine sarılarak umudu yeşertmek istiyorlar. Bu köprülerin altından çok sular aktı, çok sular geçti. Artık bizim kanmaya da kandırılmaya da ne hakkımız var, ne de ona fırsat veririz. On bir aydır Türkiye’de bir Allahın kulu silahla öldürülmüyor çok şükür. On bir aydır gerillasından polisine, askerinden siviline şiddet sarmalından insanlar zarar görmüyor. Ama kimin sayesinde? Kürtler parmağını tetikten, elini silahtan çekmişken hala demokratikleşme paketi adı altında Kürtleri kandırmaya çalışan Başbakan’a buradan hatırlatmak isterim ki; bu saatten sonra Kürdün statüsünü tanımadan yani Kürdün kendi kendisini yönetmesine fırsat vermeden, Kürt dilini eğitim dili olarak kabul etmeden, Kürt kimliğini Kürt kültürünü yasal anayasal güvenceye kavuşturmadan, zorunlu din dersini kaldırmadan, Diyanet’i lağvetmeden, Cemevi’ni ibadethane olarak kabul etmeyinceye kadar biz de inadına demokratik safta mücadele ediyoruz, mücadeleye de kararlıyız.” dedi.
Geniş güvenlik önlemlerini alındığı meydanda Seyit Rıza’yı ana BDP’liler, basın açıklamasının ardından olaysız bir şekilde dağıldılar.
Seyid Rıza Burada Asılmamıştır
Buğda Meydanı’ndaki anmalara tepki gösteren Tekin Gül adlı esnaf ise; “Anmaların Buğda Meydanı’yla alakası yok. İnfaz burada yapılmamıştır. İnfaz şu anda Saray Camii olarak anılan caminin meydana bakan yüzünde 5 kişi infaz edilmiş asılmıştır.
Hatta İhsan Sabri Çağlayangil’in kitabında der ki Seyit Rıza geldiğinde ‘Oğlumun infazını görmeyeyim’ dediğinde o anda oğlu Hüseyin asılmakta. İhsan Sabri Çağlayangil kapı altı o jandarma karakolunun orada ceketiyle kapatarak Seyit Rıza’nın olayı görmemesini sağlamıştır. Arkasından getirilir, cezaevi o zaman ticaret borsasıdır. Oradan getirilip o caminin güneye bakan cephesinde Seyit Rıza ve Hasan isimli ikinci şahsın infazı yapılmıştır. Babamın anlatımlarına göre konuşuyorum çünkü 1937 yılında karşı köşe bizim dükkanımız. Babam orada infazı seyreden adam. Bunu birçok kişiye de söylemiştir. Bana da bizzat anlattı. Hatta Tunceli’den gelen birçok müşterilerimiz vardı, onlara da babam anlattı. O Yaşar Kaya denen şahıs kimse bir şov gerekliydi herhalde onun için geldi bu biçare insanları kullanmaya kalktı. Bugün gelse burada bugün gelsin ben dairemi koyuyorum burada asılmadığına dair. Kendisi de servetini koyacaksa Tunceli Cemevi’ne bağışlayacaksa ben de servetimi burada Elazığ Cemevi’ne bağışlayacağım. Varsa gelsin hadi buradayım. Ben bu kadar kati söylüyorum ve iddialı konuşuyorum burada o infaz yapılmamıştır. Babam olayın canlı şahidi diyorum. Babam 1937’de burada amcamla fırıncılık yapıyorlar. İnfaz anını babam bizzat canlı gören insan.” şeklinde konuştu.
Ajans23/Buşra KESKİN
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz