Bilim, Sanayi Ve Teknoloji Bakanı Ergün:

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, AK

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, AK

Parti iktidarları döneminde toplumla barışık bir siyasetin izlendiği

için toplumun AK Parti'ye Türkiye'yi 21. yüzyılı yeniden inşa etme

görevi verdiğini söyledi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, AK Parti Nevşehir İl

Reklam
Reklam

Başkanlığı Siyaset Akademisinde "Lider Ülke Türkiye" konulu bir ders

verdi. Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi'nde AK Parti Nevşehir

Milletvekilleri Ahmet Erdal Feralan, Murat Göktürk,Ebubekir

Gizligider, Nevşehir Belediye Başkanı Hasan Ünver ve AK Parti Nevşehir İl Başkanı Kazım Sunar'ın da katıldığı Siyaset Akademisi'nde

konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, 10 Yılı aşan AK Parti hükümetinin toplumla büyük bir uyum içerisinde bütünleştiğini

söyledi.

Türkiye'de birçok değişimin iktidarları döneminde yaşandığını ifade eden Ergün, şöyle konuştu: "Gerçekten Türkiye'nin bunlara ihtiyacı vardı. Yeniden kendine gelmesi gerekiyordu, bu da AK Parti ve onun lideri ile kendini gösterdi. Toplum kendine bir lider arıyor, toplum kendi gibi olan, üzüldüğüne üzülen, kızdığına kızan,sevindiğine sevinen, bizim içimizden biri olsun, çalışkan olsun diye aklında ve vicdanında bu temel düşünceyi oluşturuyor. İşte Genel Başkanımız öyle bir lider olduğu için Edirne'den Iğdır'a kadar Samsun'dan Hatay'a kadar büyük sevgi görüyor. Toplum bu işin arkasını bırakmadı.Bu her zaman olan bir şey değil.Nadiren olur.Böyle olursa ülkeler büyük mesafeler kat eder"

Reklam
Reklam

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, toplumu değiştirmek

için yola çıkan siyasi hareketlerin artık toplum tarafından olumlu bir

siyasi hareket olarak ele alınmadığını vurgulayarak şunları söyledi: "Toplumun değerleri ile örtüşen bir hareket olmalı siyasi hareket. Toplumun tarihi, kültürü inancı ve gelenekleri ile barışık bir siyaset hareket olursa o siyasi harekete sahip çıkılır. Ama bir siyasi hareket, toplumun tarihi, inancı, kültürü ve gelenekleri ile kavgalı ise, ille de tutturmuş ben toplumu değiştireceğim, şuradan bu istikamete götüreceğim, adam edeceğim bu toplumu diye bir inadın içine girmişse bir siyasi parti, işte o zaman toplum o siyasi parti ile barışmaz."

Toplum ile siyasetin birbirini karşılıklı etkileyeceğini anlatan Ergün, sözlerine şöyle devam etti: "Bazen siyaset toplumu etkiler yön

Reklam
Reklam

gösterir ama çoğu zamanda siyasetin gözü kulağı toplumda olur. Millet

ne diyor, ne istiyor hali nicedir, bir görelim bir dinleyelim der. Daha

çok siyaset toplumdan etkilenir.Toplumdan etkilenmeyen bir siyaset toplumu etkileyemez. Toplumu etkileyebilmek için de ondan etkilenmek gerekir. Çünkü toplum hissedicidir. Öyle bir siyaset toplum tarafından

benimsenebilir. AK Parti böyle bir hareket. Toplumun değerleri ile

barışık bir siyasi hareket, toplumun inancına, ahlakına,tarihine ve

geleneklerine saygılı bir hareket. Toplumun kendine saygılı bir

hareket. Bırakın toplum kendi değişimini kendi yapsın.Kim ne kadar

değişmek istiyorsa o kadar değişsin. Nasıl yaşamak istiyorsa öyle

yaşasın.Toplum birbiri ile kaynaşır,zorlamaya itmeye kakmaya gerek

yok,değiştirmek için topluma baskı yapmaya gerek yok.Eğer toplum

Reklam
Reklam

değişmek istiyorsa senin zorlamana gerek yok. Sen sadece özgür ortamı yerine getir"

Bilim,Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün, Türkiye'nin

demokratikleşmesini sağlıklı bir zemine oturtmak için ciddi

çalışmalar içerisinde olduğunu da dile getirerek konuşmasını şu

şekilde sürdürdü: "21. Yüzyılın Türkiyesi tarihine yakışan, bugüne yakışan ve

geleceğine yakışan bir Türkiye olacak.Bu milletin tarihte oynadığı

çok önemli roller olmuştur ve gelecekte de insanlık ve dünya için

oynayacağı önemli roller vardır; çünkü bu milletin öyle bir

potansiyeli var. Onun için çok güçlü bir Türkiye ortaya çıkacak. Bunun

iki ayağı var, biri demokrasiyi güçlendirmek bir de

zenginleştirmek. Demokratik ve zengin bir ülke ana hedefimiz.Buna

ihtiyacımız var,ülkenin demokrasisi güçsüz.Demokrasinin güçlenmesi

gerekir. Sadece seçimler demokrasinin güçlenmesi için yeterli değil.

Reklam
Reklam

Demokrasi dediğimiz şey aynı zamanda eğer o toplumda düşünceyi

açıklama imkanı varsa inanç hürriyeti ve teşebbüs hürriyeti geniş

bir manada var ise daha güçlü bir demokrasi vardır demek.Hiç kimse

düşüncesini açıkladığından dolayı bir haksız muamele ile karşı

karşıya kalmamalı. Bunun yüksek maliyeti olmamalı. Düşünce hürriyeti

değil, düşünceyi açıklama hürriyeti. Düşünmeyen bir adam olur mu?

Düşün ama hindi gibi düşün. Düşüncenin açıklanması

hürriyeti. Bunun içerisinde kendini ifade hürriyeti de girer.Ben

buyum,böyle yaşarım, böyle inanırım,olaylara böyle bakarım. Sizin

hoşunuza gitmeyen hürriyetlerinde olduğu onun da güvence altında

olduğu bir ortam olması gerekir."

Ergün, Türkiye'nin demokratikleştiren,

düşünceyi açıklama hürriyeti, inanç hürriyeti, teşebbüs hürriyeti

ve kendini ifade etme hürriyetinin alabildiğine geniş olduğu bir ülke olduğunu söyledi.

Reklam
Reklam

Böyle bir Türkiye'de insanların kendi potansiyellerini ve

kabiliyetlerini sergileyebileceğini anlatan Ergün, şöyle konuştu: "Böyle bir ülkeyi inşa etmeye çalışıyoruz. Artık Türkiye'de insanlar düşüncelerinden dolayı herhangi bir maliyetle karşılaşmıyor. Ama biz karşılaştık.

Memlekette problem var.İnsanlar birbirini kırsın istiyorlar, halbuki ortak

tarihimiz kültürümüz tarihimiz var. Bunları şiirleştirmiş olanlar

var. Ziya Gökalp ve Necip Fazıl gibi. Sayın Başbakanımız bu ülkenin

ortak kültürüne tarihine vurgu yapan bir şiir okudu. Bu şiiri aldılar

Türkiye'de halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçu olarak

yargıladılar, arkasından mahkum ettiler, ömür boyu siyasi yasaklar

getirdiler. 'Muhtar Bile Olamaz' diye manşetler attırdılar.Böyle bir

ülkeden buralara geldik. O işleri yapanlar ne kadar mahçup ne kadar

Reklam
Reklam

değil,bilmiyoruz ama o işi yapanlar suçta işlediler. Şimdi işledikleri

suçların tabii ki hesabını verecekler,Yapanın yanına kar kalmayacak bir

şey değil mi? Demokratik ülkede milletin iradesi esasdır. Halk bir

şeye onay verdi ise başkasının ceket ilikleyip saygı duymaktan başka

yapacağı bir şey yoktur. Beğenmedin mi tamam halkın bu isteğini, gider halkı ikna edersin işin doğrusu budur dersin, o zaman halk sizi

desteklerse biz ceket ilikler saygı duyarız. Böyle el altından başka

işlere yönelmek demokrasilerde olmaz. Hükümetleri tehdit etmek, darbe yapmak muhtıra vermek olmaz."

Bu ülkede seçimler yapıldığını belirten Ergün, sözlerini şöyle tamamladı: "Seçimler var ama muhtıra da varsa, seçimler var ama darbe de var ise, seçimler var ama post modern darbe de varsa.O ülke demokratik bir ülke olabilir mi? Bunların ortadan kaldırılması gerekir.Bir daha kimsenin aklının

Reklam
Reklam

ucundan geçmemesi gerekir. Aklından bile geçerse kendi kendini hesaba

çekmeli. Çok şükür Türkiye o istikamete gidiyor. 21. Yüzyılın

Türkiyesi demokrasi açısından böyle bir ülke haline geliyor."

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın