Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesi gerektiğini söyledi.
Konya’da, Selçuk Üniversitesi’nin akademik yılı açılış törenine katılarak Süleyman Demirel Kültür Merkezi'nde ilk dersi veren Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, kendisinin de Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olduğunu hatırlatarak, üniversitenin artık bir marka olduğunu ve bu markayı taşımaktan mutluluk duyduğunu söyledi.
Derste yeni anayasa ve başkanlık sistemine ilişkin görüşlerini açıklayan Bekir Bozdağ, konuşması sırasında protesto edildi. İsmi açıklanmayan 20’li yaşlardaki kadın protestocu ayağa kalkarak, "Yıkılacak bu düzen" şeklinde bağırmaya başlayınca salonda bulunan polisler tarafından dışarı çıkarıldı. Gözaltına alınan ve etrafı sarılan protestocunun Bekir Bozdağ’ın talimatıyla serbest bırakıldığı bildirildi.
Anayasanın mutlaka değişmesi gerektiğini ve bunun için Meclis'te çalışmalar yapıldığını hatırlatan Bozdağ, “Türkiye yeni bir anayasa, milletin yaptığı anayasaya muhtaç. Eğer anayasayı millet yapmazsa o zaman o anayasa ideolojik bir yapıyı arz ederse milleti esir alır. Türkiye’nin mevcut 1982 Anayasası ideolojik bir anayasadır. Darbecilerin ideolojisini, milletin ideolojisine dönüştürmek için millete dayatılmış bir anayasadır. Bizim anayasamızda bütün hürriyetlere tamdır, hepsi vardır. Dünyada hangi hürriyet varsa hepsi vardır ama hepsinin kullanılması kısıtlıdır. Bizim anayasamız hürriyetlerin nasıl teminat altına alınacağını, devlet tarafından bu hürriyetleri insanların özgürce kullanmasının nasıl sağlanacağını göstermiyor. Bu hürriyetlerin devlet tarafından parlamento tarafından yetki ve güç kullananlar tarafından yok edileceğinin usullerini, yollarını gösteriyor. Dünyada anayasalar devlete karşı insanı korumak için ortaya çıkmıştır. Bizim anayasalar, 1961 ve 1982 için söylüyorum; millete karşı devleti korumak için yapılmıştır. Vatandaşını devlete karşı tehdit olarak algılıyor, onun için de her maddenin altına tedbirler koyuyor. Bir defa bu sakat mantığın üzerine kurulmuş bir anayasa güçlü bir Türkiye'nin oluşmasının önünde büyük bir engel. Çok değişti ancak bunun ruhu hala bu anayasanın içerisinde duruyor. Bu ruh ölmedikçe Türkiye'nin güçlü olarak yoluna devam etme imkanı yok. Ruhu öldürmenin yolu yeni bir anayasadır, milletin anayasasıdır” dedi.
“BAŞKANLIK SİSTEMİNE GEÇİLMELİ”
Parlamenter sistemle Türkiye'nin yol almasının gücünü heba etmesinden başka hiçbir sonuç doğurmadığını dile getiren Bozdağ, “Türkiye yeni bir sisteme geçmelidir. Yeni anayasa yapılıyor. Başkanlık sistemine Türkiye'nin geçmesi, Türkiye'nin gücünün, kuvvetinin daha doğru bir şekilde kullanılması ve Türkiye'nin hedeflerini gerçekleştirmesi açısından son derece önemli bir olaydır. Neden? Çünkü başkanlık sistemi her türlü operasyona karşı bir sistemdir. Bu sistemde operasyon yapamazsınız, darbe yapamazsınız. Geçmişte Güneş Motel olayları oldu, vekil transferleriyle bakanlık gibi vaatlerle hükümetler düşürüldü, transferler yapıldı. Bunlara başkanlık sistemi izin vermez. Başkanlık sisteminde siz, sermaye ya da başka güçler bir operasyon yapamaz. Çünkü başkanı sadece halk seçiyor, görev süresi sabit, kimsenin değiştirme güç ve kuvveti yok. Sadece sandıkta halk değiştirebilir. Onun için operasyon yapılması fiilen ve hukuken mümkün değildir” diye konuştu.
Bekir Bozdağ, Türkiye'de başkanlık sisteminin ilk tartışmasını Atatürk'ün yaptığını ancak o günün şartlarında bunun hayata geçmediğini savunarak, başkanlık sisteminde, yasama ve yürütmenin tam bağımsız olduğunu kaydetti. Bozdağ sözlerine şöyle devam ett:
“Bugün Türkiye'de herkesin yasama ve yürütme birbirinden bağımsızdır diyor. Bu vallahi koca bir yalandır. Bunu ben söylemiyorum, anayasa söylüyor. Yasama-yürütme birbirinden ayrı değildir. Yasama, yürütmenin emrindedir, bu çok açık. Meclis'te tasarıların yüzde 99'u kanunlaşır ancak tekliflerin sadece yüzde 1'i kanunlaşır. Hükümetten gelmeyen bir şeyin Meclis'ten geçme imkanı yok. Her şey bizim sistemde yürütmeye göre şekillenmiş.''
2014 yılında halkın Cumhurbaşkanını seçeceğini anımsatan Bozdağ, bu sayede yarı başkanlık sistemine fiilen geçilmiş olacağını sözlerine ekledi.
Konuşmasının ardından 1997 yılında mezun olduğu Hukuk Fakültesi'ni gezen Bekir Bozdağ, beraberindekilerle sıraya oturarak hatıra fotoğrafı çektirdi.
Başbakan Yardımcısı Bozdağ'a, Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Ulukapı tarafından kendisine ait transkript armağan edildi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Bingöl’de düzenlenen mayınlı saldırıda şehit olan 8 polisten biri olan Konyalı polis memuru Osman Küçükdillan'ın ailesi ve Afyonkarahisar’daki patlamada şehit olan Yozgatlı er Abdullah Tokgöz’ün Konya’da yaşayan ailesine de taziye ziyaretinde bulundu.
Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz