Bazen çocukların ihtiyacı motivasyon değil, anlaşılmak oluyor. Çünkü zorlandığı bir anda “Yapabilirsin!” dendiğini duymak, onun hissettiği kaygıyı görünmez kılabiliyor. Ama “Bu sana şu an zor geliyor olabilir.” dediğinizde çocuk ilk kez gerçekten anlaşıldığını hissediyor. İnsan bazen sakinleşmek için önce haklı olduğunu duymak ister, çocuklar da öyle...
Bazı çocuklar baskı hissettiği anda tamamen kilitlenir. Özellikle mükemmeliyetçi ya da hata yapmaktan korkan çocuklarda bu durum çok daha sık görülür. “Hadi yap!” baskısı yerine “Birlikte düşünelim.” yaklaşımı çocuğun omzundaki yükü hafifletir.
Küçük görevler çocukların gözünde çok daha büyük görülebilir. O yüzden genel bir cesaretlendirme cümlesi yerine o işi küçültmek çok daha işe yarar. “Sence ilk adım ne?” diye sormak hem kontrol hissi verir hem problem çözme becerisini geliştirir. Çocuk böylece sadece korkuya değil çözüme de odaklanmaya başlar.
Çocuklar bazen daha önce kazandıkları başarıları çok hızlı unutabiliyor. Dün yaptığı şeyi bugün imkansız sanabiliyor. İşte burada ona geçmiş deneyimlerini hatırlatmak gerekiyor. Boş yere gaz vermek yerine somut kanıt sunmak çok daha etkili.
Bazı çocukların asıl korkusu başarısız olmak değil, hata yapmaktan utanmak! Eğer çocuk “Yanlış yaparsam rezil olurum.” diye düşünüyorsa klasik motivasyon cümleleri pek işe yaramaz. Bu noktada hatanın normal olduğunu duyması çok önemli. Mükemmel olmak zorunda olmadığını anladığında üzerindeki baskı da azalır.
Eğer her şeye sonuç odaklı yaklaşırsanız çocuk da süreç yerine direkt başarıya odaklanır. Ama asıl mesele çoğu zaman sonuca ulaşmak değil, denemeye cesaret etmektir. Bu cümleyle çabanın da ne kadar önemli olduğunu vurgulamış olursunuz. Çocuk da “Ancak başarırsam değerli olurum.” gibi bir denklem kurmaz. Açık konuşalım, yetişkinlerin bile bu hataya düştüğü oluyor...
Yani çocuk ne tamamen yalnız ne de tüm yük sizde! Çocuk desteklendiğini hissediyor ama görevi onun yerine birinin yapmayacağını da biliyor. Bu da hem güven hem bağımsızlık hissini aynı anda besliyor.
Bazı çocuklar bir yöntem işe yaramadığı zaman direkt başarısız olduklarını düşünüyor. Oysa sorun bazen çocukta değil yöntemdedir. Bu cümle çocuğa her başarısız denemenin dünyanın sonu olmadığını ve denemeye devam etmek gerektiğini öğretir.