Depremle Yaşamayı Öğreniyorlar

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Projeleri Destekleme Programı kapsamında kabul edilen 'Depremle Yaşamayı Öğreniyorum' isimli projenin...

TÜBİTAK Bilim ve Toplum Projeleri Destekleme Programı kapsamında kabul edilen 'Depremle Yaşamayı Öğreniyorum' isimli projenin 2'nci grup eğitim faaliyeti gerçekleştirildi.

Eğitime SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İskender Akkurt ile İl Milli Eğitim Müdürü Sabri Caner, Isparta Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü bünyesinde kalan ilkokul ve ortaokul öğrencileri katıldı. Proje kapsamında katılımcılara, deprem ve depremden korunma yöntemleri hakkında bilgiler verildi. Deprem öncesi önlemlerin alınması, deprem sırasında ve sonrasında yapılması gerekenler uygulamalı olarak anlatıldı.

Reklam
Reklam

Proje yürüyücüsü SDÜ Jeotermal Enerji, Yeraltısuyu ve Mineral Kaynakları Araştırma Uygulama Merkezi Müdürü Yrd. Doç. Dr. Ömer Elitok, depremi yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yeryüzünü sarsma olayı olarak tanımladı. Ülkemizin aktif bir deprem kuşağı üzerinde bulunmakta olduğunu bildiren Yrd. Doç. Dr. Elitok, “Bu nedenle ülkemizin de içerisinde bulunduğu bu aktif deprem kuşağı üzerinde sürekli olarak farklı şiddetlerde depremler meydana gelmekte ve bunlar zaman zaman can ve mal kaybına yol açabilmektedir. Son yıllarda meydana gelen 17 Ağustos İzmit depreminin meydana getirmiş olduğu etkiler halen hafızalarda tazeliğini korumaktadır. Bu nedenle Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu ve depremle yaşamamız gerektiği artık bilinen bir gerçektir. Ayrıca Isparta Türkiye’de birinci deprem kuşağı üzerinde yer almakta ve yakın tarihte 6 şiddeti üzerinde depremler meydana gelmiş olup yüksek miktarlarda maddi hasar ve yüzlerce can kayıpları meydana gelmiştir” diye konuştu.

Reklam
Reklam

Önlem alınmayan ve bilinçli hareket edilmeyen deprem olaylarında can ve mal kaybının olmasının kaçınılmaz olduğuna değinen Yrd.Doç.Dr. Elitok, olabilecek depremlerden en az şekilde etkilenip can ve mal kaybını en aza indirmenin yollarından bir tanesi de deprem bilincini oluşturmak olduğunu söyledi. Yrd.Doç.Dr. Elitok, “Bu bilinci oluşturmanın en önemli yollarından biri de eğitimdir. Ancak toplumsal bilinç genel olarak küçük yaşlarda, özellikle ilköğretim çağlarından itibaren verilen eğitimin bir sonucudur. Gelişmiş ülkelerde deprem bilincinin oluşturulması 6 yaşında başlamaktadır. Ülkemizde deprem bilincini oluşturmak için değişik zamanlarda çeşitli eğitim faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Ancak bu faaliyetler deprem olayları meydana geldiğinde gündeme gelmekte, bunun dışında deprem gerçeği unutulmaktadır. Dolayısıyla deprem bilinci canlı tutulması gereken bir olgudur” dedi.

Reklam
Reklam

Depreme karşı toplumsal bilincin geliştirilmesine yönelik bu projeyi hayata geçirdiklerini anlatan Yrd.Doç.Dr.Elitok, bu bilincin ilköğretim çağından başlanması gerektiği düşüncesiyle ilköğretim 6,7 ve 8 sınıf öğrencilerine deprem ve depremden korunma yollarını öğrettiklerini açıkladı. Yrd.Doç.Dr. Elitok, “Uzun vadede deprem ve alınması gereken önlemler konusunda toplumsal bilincin artırılması sağlanarak gerçek deprem olayları karşısında özellikle genç neslin zarar görmeden ya da en az zararla kurtulması sağlanacaktır” dedi.

Anadolu Ajansı ve İHA tarafından yayınlanan yurt haberleri Mynet.com editörlerinin hiçbir müdahalesi olmadan, sözkonusu ajansların yayınladığı şekliyle mynet sayfalarında yer almaktadır. Yazım hatası, hatalı bilgi ve örtülü reklam yer alan haberlerin hukuki muhatabı, haberi servis eden ajanslardır. Haberle ilgili şikayetleriniz için bize ulaşabilirsiniz

Haberin Devamı İçin Tıklayın
Anahtar Kelimeler: