Sermaye piyasalarında yaşanan kriz Türkiye'nin önemli başlıkları arasındaki yerini koruyur. Krizin ardından yetkili kurumlar hızlıca harekete geçti. Krizle birlikte alınacak olan yeni önlemler de merak konusu oldu.
Sabah'tan Önder Yılmaz'ın haberine göre yapılacak olan yeni düzenleme ile 'erken uyarı ve otomatik aksiyon sistemi' kurulacak. Fon yatırımcılarının korunmasına yönelik de yeni mekanizmalar oluşturulacak. Hata yapanlara verilen cezalar ise katlanarak artacak. Çalışmalar belirli bir düzeye geldikten sonra da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın onayına sunulacak.
Yürürlükteki SPK Kanunu'nun 96. maddesi SPK'ya, sermaye piyasası kurumlarının hukuka aykırı faaliyetleri tespit edildiğinde; 'faaliyetin kapsamını sınırlandırma, geçici durdurma, yetki iptali', konularında yetki veriyor. Yeni düzenlemeyle 'yatırımcıların hak ve menfaatlerinin ciddi şekilde tehlikeye girmesi' veya 'piyasanın sağlıklı işleyişinin ciddi şekilde risk altına girmesi' gibi erken müdahale kriterleri eklenmesi düşünülüyor.
Piyasaya müdahaleyi düzenleyen 101. maddede SPK'nın "işlem yasağı, açığa satış sınırlaması, veri dağıtımının sınırlandırılması, işlem limiti" gibi tedbir alma yetkileri düzenleniyor. Yeni çalışmada SPK'nın hangi koşulda, ne zaman ve hangi usulü izleyerek tedbirleri alacağına açıklık getirilmesi planlanıyor.
Sermaye piyasası kurumlarına getirilen 'bildirim' yükümlülüğünün sadece 'suç şüphesi' üzerine getirilmesinin yanı sıra, 'olağan dışı fon getirisi, aşırı yoğunlaşma, ilişkili taraf işlemleri, olağan dışı fiyat hareketi, likidite bozulması, yatırımcı çıkışlarında anormal artış' gibi risk noktalarında da yapılması öngörülüyor. Buna ilişkin 'erken uyarı ve otomatik aksiyon sistemi'nin hukuki zemine oturtulması da üzerinde çalışılan maddelerden biri. Yeni sistem ile insan faktörü ve inisyatif alanı daraltılmış olacak.
Yeni sistemin ise 'fon büyüklüğünün temel finansal göstergelerle açıklanamayacak şekilde artması', 'fonun toplam değerine oranla anlık nakit veya kolay paraya çevrilebilir varlık rasyosunun hızla düşmesi' ve 'bir fonun veya aynı gruba ait fonların, dolaşımdaki sığ bir hissede toplam payının izaha muhtaç şekilde artması' halinde devreye girmesi planlanıyor.
Yeni sistemde cezalarda da değişikliğe gidilecek. İdari para cezalarının yeniden değerleme oranında artışının ötesine geçilerek, bazı suç fiillerinde alt-üst sınırların yükseltilmesi de planlanıyor. Cezaların katlanarak artırılmasının yanı sıra 'ekonomik büyüklüğe göre cezanın belirlenmesi' formülü de ele alınıyor.
İşte yapılacak düzenlemelerden bazıları şöyle:
Erken uyarı ve otomatik aksiyon sistemi kurulacak.
Fon yatırımcılarının korunmasına yönelik yeni mekanizmalar oluşturulacak.
Sermaye piyasalarında ekstra sıkı denetim mimarisi kurulacak
Hata yapanlara verilen cezalar katlanarak artacak.
Bildirim yükümlülüğünün kapsamı genişletilecek.
Olağandışı getiri, aşırı yoğunlaşma, likidite bozulması, anormal yatırımcı çıkışında bildirim zorunluluğu olacak.
İnsan faktörü ve inisiyatif alanı daraltılacak.
Fon büyüklüğündeki aşırı artışta, bir hissede yoğunlaşma gibi durumlarda erken uyarı uyarı ve otomatik aksiyon sistemi devreye girecek.
SPK'nin yetkilerine yatırımcıların hak ve menfaatlerinin ciddi şekilde tehlikeye girmesi veya piyasanın sağlıklı işleyişinin ciddi şekilde risk altına girmesi gibi erken müdahale kriterleri eklenmesi düşünülüyor.
SPK'nın "işlem yasağı, açığa satış sınırlaması, veri dağıtımının sınırlandırılması, işlem limiti" gibi tedbir alma yetkilerini; hangi koşulda, ne zaman ve hangi usulü izleyerek kullanacağına açıklık getirilecek.
Taslakta idari para cezalarının yeniden değerleme oranında artışının ötesine geçilerek, bazı suç fiillerinde alt-üst sınırların yükseltilmesi de ele alınıyor.
Fon işlemlerinin, ilişkili taraf işlemlerinin ve yapay fiyat oluşumunun hangi noktada "piyasa bozucu eylem" sayılacağı açıklık kazanacak.
Tasfiye edilen fonlarda ara ödeme usulüne kanun zemin oluşturulacak.
Net yatırım tutarının hesaplanmasına ilişkin esaslara açıklık getirilecek.
Fon tasfiye süreçleri hızlandırılacak, yatırımcı mağduriyetini azaltacak yeni tedbirler alınacak.
Fon işlemlerinin, ilişkili taraf işlemlerinin ve yapay fiyat oluşumunun hangi noktada piyasa bozucu eylem sayılacağı da açıklık kazanacak.