Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Zarnigar Gadirli, "PCOS ismi, hastalığın yalnızca yumurtalıklarda oluşan kistlerden kaynaklandığı algısını oluşturabiliyor. Oysa bugün biliyoruz ki bu tablo; hormonal sistem, metabolizma, insülin dengesi, cilt sağlığı ve hatta psikolojik durumu etkileyen multisistemik bir sendromdur. PMOS terminolojisi de hastalığın bu çok yönlü yapısını daha doğru ifade etmeyi amaçlıyor" dedi.
Üreme çağındaki kadınlarda oldukça yaygın görülen PMOS'un; adet düzensizliği, kilo artışı, tüylenme, akne, saç dökülmesi ve kısırlık gibi belirtilerle ortaya çıkabildiğini belirten Op. Dr. Gadirli, hastalığın yalnızca jinekolojik sorunlarla sınırlı kalmadığını; insülin direnci ve metabolik risklerle de yakından ilişkili seyrettiğini belirtti.
Op. Dr. Gadirli, "En sık görülen belirtiler arasında adet düzensizliği, yumurtlama problemleri, infertilite, kilo artışı ve karın bölgesinde yağlanma, insülin direnci, akne ve yağlı cilt, tüylenme artışı, saç dökülmesi yer alıyor. Bunların yanı sıra depresyon, anksiyete ve uyku bozuklukları da tabloya eşlik edebiliyor" ifadelerini kullandı.
PMOS tanısının yalnızca ultrason görüntüsüyle konulmadığını söyleyen Op. Dr. Gadirli, bazı hastalarda polikistik over görünümü olmadan da hastalığın görülebildiğini ifade etti. Tanıda; adet düzensizliği, hiperandrojenizm bulguları ve ultrasonografik değerlendirmelerin birlikte ele alındığını belirten Op. Dr. Gadirli, tiroid hastalıkları ve farklı hormonal bozuklukların da mutlaka dışlanması gerektiğini söyledi.
PMOS tedavisinin kişiye özel planlandığını aktaran Op. Dr. Zarnigar Gadirli, özellikle yaşam tarzı değişikliklerinin tedavide kritik rol oynadığını söyleyerek "Düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü tedavinin temelini oluşturuyor. Hafif kilo kaybı bile hormonal denge üzerinde olumlu etkiler yaratabiliyor. Tedavi sürecinde hormonal düzenleyici tedaviler, insülin direncine yönelik yaklaşımlar ve gebelik planı olan hastalarda yumurtlama tedavileri de uygulanabiliyor" dedi.
Op. Dr. Gadirli, PMOS'un yalnızca kadın hastalıkları açısından değil, uzun vadeli metabolik sağlık açısından da takip edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Op. Dr. Gadirli, "Erken tanı ve düzenli takip sayesinde hem yaşam kalitesinin artırılması hem de ileride oluşabilecek sağlık risklerinin azaltılması hedeflenir" dedi.