Dağınıklığı önlemenin ve profesyonel bir görünüm yakalamanın ilk kuralı alanı çerçevelemek. Ahşap, mermer ya da metalik bir tepsi kullanarak kahve makinenizi ve aksesuarlarınızı bir arada tutun; bu, "burası özel bir alan" mesajı verir.
Market paketlerinin renkli ve kalabalık görüntüsünden kurtulun. Kahve çekirdeklerini, kapsülleri veya şekerlerinizi birbirine uyumlu, şık cam kavanozlara aktarın.
Yeşilin canlılığı, kahve köşesine anında nefes aldırır. Köşenize ekleyeceğiniz küçük bir sukulent, sarkan bir sarmaşık (pothos gibi) veya taze okaliptüs dalları, o soğuk makine görüntüsünü kırıp sıcak bir hava katacak.
Tüm kupaları rafa dizmek yerine, favori olanları şık bir askıda veya kupa standında sergileyin. Dikey yerleşim hem yerden tasarruf sağlar hem de o meşhur kafe köşesi havasını evinize taşır.
Tezgahın üzerine sereceğiniz şık bir keten örtü veya altına yerleştireceğiniz bir servis altlığı (placemat), alanı daha konforlu ve özenli gösterir. Dokulu kumaşlar her zaman daha lüks bir algı yaratır.
Tezgah üstü aydınlatmalar veya köşeye ekleyeceğiniz pilli küçük bir aplik, akşam saatlerinde köşenizi bir sanat eserine dönüştürür. Yumuşak sarı bir ışık, kahve keyfinin ambiyansını iki katına çıkarır.
Duvarı boş bırakmayın. Kahve temalı minimalist bir tablo, el yazması bir menü kartı veya şık bir çerçeve içindeki retro bir ilan, köşenizin karakterini tamamlar.
Altın, gümüş, siyah ya da pastel tonlar... Bir tema belirleyin ve kaşıklarınızdan peçeteliğinize kadar bu palete sadık kalın.
Ahşap bir sunum tahtası veya doğal taşlardan bir altlık, köşenize organik bir doku katar. Endüstriyel duran kahve makinelerini bu tarz doğal materyallerle dengelemek, gözü yormayan bir estetik oluşturur.
Köşenizi yaşayan bir alan haline getirin. Sonbaharda birkaç kuru dal ve tarçın çubukları, kışın kozalaklar, baharda ise taze çiçekler ekleyerek köşenizi sürekli güncel tutun; bu güncellik her zaman daha ilgi çekici görünür.