Kendi işinin patronu olmadan önce iki kez düşünmesi gereken 12 girişimci modeli

Kendi işini kurmak kulağa hep özgürlük ve başarı gibi geliyor, değil mi? Patron sensin, kimse sana hesap soramaz, istediğin saatte çalışır, istediğin kadar tatil yaparsın… Gerçek biraz farklı. Çünkü girişimcilik, hayal kadar stres de barındıran bir yolculuk. Üstelik herkes aynı şekilde motive olmaz, aynı zorlukları aşamaz. Kendi işinin patronu olacağım! demeden önce iki kez düşünmesi gereken girişimci modellerini sizler için açıkladık. Eğer kendini bu profillerden birinde buluyorsan, belki de he

1. Her şeyi kendi yapmak isteyen mikro yönetici.

Her detayı en ince ayrıntısına kadar kontrol etmekten vazgeçemeyen bu tip, en başta her şeyi şahane yürütür gibi görünür. Fakat işin ilerlemesiyle beraber hem iş yükü katlanarak artar hem de ekipte güvensizlik ve motivasyonsuzluk baş gösterir. Çünkü sürekli herkesin işine karışan, onay vermeden adım attırmayan bir patron olmak uzun vadede şirketin büyüme hızını keser. Bir noktadan sonra girişimcinin enerjisi de tükenir ve kendi kurduğu düzenin içinde kaybolur. Bu yüzden en iyi ben yaparım demek yerine, delege etmeyi öğrenmek ve ekibe sorumluluk vermek sürdürülebilir bir işin temelidir.

Reklam
Reklam

2. Sadece ilhamla yola çıkan hayalperest.

Bir gece uykudan uyanıp, muhteşem bir fikrim var! diye heyecanla not defterine karalamalar yapan romantik girişimciler, çoğu zaman plan yapmayı sıkıcı bulur. O büyük ilhamla hemen ofis kiralar, ürün sipariş eder, web sitesi açar. Ancak pazar araştırması, hedef kitle, rekabet analizi gibi kritik konuları es geçince, hayali kısa sürede tatsız bir gerçekle yer değiştirir. İlham harikadır ama ona sağlam bir strateji eşlik etmezse ayakta kalamazsın. Hayalini işe dönüştürmeden önce bütçeni, hedeflerini, önceliklerini kağıda dök ve uzun vadeli bir yol haritası hazırla.

3. Sürekli proje değiştiren fırsat avcısı.

Bu kişiler, sürekli yeni bir fırsatın peşinden koşar. Dün kahveci açmayı planlarken bugün kripto eğitim platformu kurar, ertesi gün dropshipping denemeye karar verir. Bir türlü tek bir yöne odaklanamaz. Sürekli fikir değiştiren bu profil, hiçbir alanda uzmanlaşamaz ve markasını köklendiremez. Oysa uzun ömürlü bir işletme yaratmak için istikrar ve odaklanma şarttır. Deney yapmaktan korkma ama her yeni fikre atlamadan önce mevcut projenin potansiyelini gerçekten tüketip tüketmediğini sorgula.

4. Dış motivasyona bağımlı olan onay bekçisi

Harika gidiyorsun! Seninle gurur duyuyoruz! gibi destek sözleri bu girişimci için neredeyse oksijen gibidir. Ancak işler kötüye gidip çevreden alkış sesi kesildiğinde motivasyonu hızla düşer, özgüveni zedelenir. Oysa girişimcilik en çok yalnız hissettiğin anlarda kendi enerjini bulabilmekle ilgilidir. Başkalarının onayına bağımlı olmak, kriz dönemlerinde geri dönülmez moral bozukluklarına yol açar. İç motivasyonunu sağlamlaştırmak, zor günlerde bile yola devam etmeni sağlar.

5. Finansal plandan kaçan girişimci.

Hesap kitap işleri zor ve can sıkıcı olabiliyor. Ama maalesef iş dünyasında para, hayallerin yakıtıdır. Başlangıç sermayesi, sabit giderler, acil durum fonu, tahmini gelirler… Hepsi en baştan planlanmazsa birkaç ay içinde nakit akışın krize girer. O zaman hayalin, bir anda borç stresine dönüşür. Hangi tutarı nerede harcayacağını, ne zaman gelir beklediğini net olarak belirlemeden işletme kurmaya kalkışma. Finansal okuryazarlık, en az vizyon kadar önemlidir.

6. Hızlı büyüme takıntılısı.

Bir anda büyük oynayacağım diyen girişimci, çoğu zaman daha temel adımlar atılmadan agresif büyüme stratejilerine atılır. Büyük ofis, kalabalık ekip, geniş ürün gamı derken giderler kontrolden çıkar. Oysa küçük başlayıp müşterinin nabzını tutmak, sistemi test etmek ve sürdürülebilir şekilde ölçeklenmek çok daha sağlıklıdır. Sabır ve istikrar, hızlı parlamaktan çok daha değerli bir başarı garantisidir.

7. Tedarik sürecine hazır olmayan girişimci.

İşin başında kolay gibi görünen tedarik süreçleri, büyüdükçe zamanını ve enerjini sömürmeye başlar. Yanlış sipariş, stok fazlası, geç teslimat gibi sorunlar günlük iş akışını altüst eder. Özellikle toptan alım yapıyorsan tek tek tedarikçi kovalamak yerine ZerGO gibi B2B platformları kullanarak süreci baştan düzenli ve verimli kılabilirsin. ZerGO’nun Buybox özelliğiyle ürün fiyatlarını tek ekranda karşılaştırır, baremli fiyat yapısıyla toplu sipariş avantajı yakalarsın. Böylece tedarik operasyonunu dijitalden yönetir, stresini azaltırsın.

8. İş ve özel hayat dengesi kuramayan girişimci.

Kendi işinin patronu olma süreci çoğu zaman “24 saat çalışırım, yeter ki hayalim gerçek olsun” diyerek başlar. Ancak uzun süre bu tempoda ilerleyen girişimci, hem sağlığından hem sevdiklerinden ödün vermeye başlar. Zamanla tükenmişlik sendromu kapıda bekler. O yüzden molayı lüks değil, ihtiyaç olarak gör. Haftalık dinlenme günleri planla, tatil yapmak için kâr marjının yükselmesini bekleme. Dengeli bir yaşam, uzun vadede daha başarılı bir işletme demektir.

9. Başarıyı sosyal medya beğenileriyle ölçenler.

Instagram’da şık ofis fotoğrafları paylaşmak veya “Yeni markamız yayında!” postu yapmak elbette keyifli ve günümüz dijital dünyasında tanınmışlık için önemli. Ama beğeni sayısını başarının tek kriteri sanmak çok yanıltıcıdır. Marka bilinirliği kadar gerçek müşteri memnuniyeti ve sürdürülebilir gelir akışı da önem taşır. Sosyal medya sadece bir araç, asla nihai amaç değildir. İçerik üretirken satış stratejini ve müşteri ilişkilerini ön planda tut.

10. Müşteri geri bildirimine kapalı olan sabit fikirli.

Ürün veya hizmet hakkında eleştiri geldiğinde hemen savunmaya geçen, önerileri dikkate almayan bu girişimci modeli, zamanla kendi yankı odasında yaşamaya başlar. Halbuki en iyi geliştirme kaynağı müşterinin sesidir. Şikayetleri kişisel algılamadan, yapıcı şekilde dinlemek işini büyütmenin anahtarıdır. Müşterin mutsuzsa çözüm bul, mutluysa bunu referansa dönüştür.

11. Pazarlama stratejisi olmadan yola çıkan girişimci.

En iyi ürün bile doğru pazarlama olmadan kimseye ulaşamaz. Tanıtım, reklam, kampanya yönetimi olmadan işini büyütmek mümkün değil. Özellikle B2B alanında satış yapmayı düşünüyorsan ZerGO’nun dedike kategori yöneticisi desteğiyle ürünlerinin daha görünür olmasını sağlayabilir, özel kampanyalar düzenleyip doğru hedef kitleye kolayca ulaşabilirsin. Bu sayede pazarlama stratejini profesyonel bir ekiple yürütür, görünmez kalmaktan kurtulursun.

12. Tek başına her şeyi bilmek zorunda olduğunu sanan yalnız savaşçı.

Muhasebeden insan kaynaklarına, dijital reklamlardan hukuk işlerine kadar her konuda uzman olamazsın. Hepsini tek başına yüklenmeye çalışmak hem motivasyonunu hem enerjini hızla tüketir. Destek almak, danışmanlık almak bir zayıflık değil, aksine bilinçli bir yatırım hamlesidir. Yalnız savaşmak yerine çevrenden, uzmanlardan güç almayı öğren.

Anahtar Kelimeler: